|
101 SORUDA TÜKETİCİ
MEVZUATI
Soru 1: Tüketicinin
Korunması Hakkında Kanun’a göre kimler tüketici sayılır?
TKHK’da tüketici; “Bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki
olmayan amaçlarla edinen, kullanan veya yararlanan gerçek
ya da tüzel kişiyi ifade
eder.” şeklinde tanımlanmıştır.
Tanımdan da anlaşılacağı üzere, ticari veya mesleki olmayan
amaçlarla bir mal veya hizmeti edinen, kullanan veya yararlanan
gerçek ya da tüzel kişileri tüketici olarak kabul etmek gerekir.
Kanunda bahsedilen tüzel kişiden kasıt; Medeni Kanun’un 57 ile
117 inci maddeleri arasında vücut bulan dernekler, vakıflar ve
cemiyetler ile kar amacı gütmeyen kooperatiflerdir.
Tacir kişilerin yaptıkları her türlü muameleler ticari olduğu
için, tüketici tanımı kapsamına girmemektedir. Dolayısıyla
anonim şirketler, limited şirketler, komandit şirketler tüketici
olarak değerlendirilemezler ve bu Kanun hükümlerinden
yararlanamazlar.
Bir ticari işletmenin yöneticisinin ticari işletmenin
ihtiyaçlarında kullanmak üzere almış olduğu bir aracı özel
işlerinde de kullanması bu işlemin ticari amaçlı olmasını
engellemez.
Dolayısıyla bu tür karma işlemlerde TKHK hükümleri uygulanmaz.
Bunun yerine genel hükümleri uygulamak
doğru olacaktır.
Soru 2: TKHK’ya göre mal
nedir? Hangi durumlarda mal ayıplı kabul edilir? Ayıplı mallarda
tüketicinin hak ve yükümlülükleri nelerdir?
TKHK’da mal; “Alış-verişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve
tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak
üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi
malları ifade eder.” şeklinde tanımlanmıştır.
Örneğin; telefon, mobilya, bilgisayar, CD, manyetik disk,
televizyon, yazıcı, kalem, çanta, yiyecek ve içecek maddeleri,
kapı-pencere, kedi, köpek, kanarya, ilaçlar, tıbbi cihazlar,
konut amaçlı taşınmazlar, tatil amaçlı taşınmazlar(devre tatil
tesisleri) gibi birçok ürün Kanun kapsamında mal olarak
değerlendirilmektedir.
Ayıplı mal;
(1)
Ambalajında, etiketinde, tanıtma ve
kullanma kılavuzunda ya da reklam ve ilânlarında yer alan
nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan mallar,
(2)
Satıcı tarafından bildirilen nitelik
veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan mallar,
(3)
Standardında veya teknik
düzenlemesinde tespit edilen nitelik veya niteliği etkileyen
niceliğine aykırı olan mallar,
(4)
Tahsis veya kullanım amacı
bakımından değerini veya tüketicinin ondan beklediği faydaları
azaltan veya ortadan kaldıran maddi, hukuki veya ekonomik
eksiklikler içeren mallar,
ayıplı mal olarak kabul edilir.
Tüketicinin Yükümlülüğü:
Tüketici, malın teslimi tarihinden itibaren
otuz gün içerisinde
ayıbı satıcıya bildirmekle yükümlüdür.
Tüketicinin Hakları:
(1)
Bedel iadesini de içeren sözleşmeden
dönme,
(2)
Malın ayıpsız misliyle
değiştirilmesi,
(3)
Ayıp oranında bedel indirimi,
(4)
Ücretsiz onarım isteme,
haklarına sahiptir.
Satıcı, tüketicinin tercih ettiği bu talebi yerine getirmekle
yükümlüdür.
Ayrıca; Tüketici bu seçimlik haklarından biri ile birlikte
ayıplı malın neden olduğu,
a)
Ölüm ve/veya yaralanmaya yol açan
b)
Kullanımdaki diğer mallarda zarara neden
olan
hallerde imalatçı-üreticiden
tazminat isteme hakkına
da sahiptir.
Soru 3: Ayıplı mallarda
sorumluluk kime aittir, zamanaşımı süresi ne kadardır?
İmalatçı-üretici, satıcı, bayi, acente, ithalatçı ve Kanunun
10 uncu maddesinin beşinci fıkrasına göre kredi veren ayıplı
maldan ve tüketicinin seçimlik haklarından dolayı
müteselsilen sorumludur.
Ayıplı malın neden olduğu zarardan dolayı birden fazla kimse
sorumlu olduğu takdirde bunlar müteselsilen sorumludurlar.
Satılan malın ayıplı olduğunun bilinmemesi bu sorumluluğu
ortadan kaldırmaz.
Ayıba karşı sorumlu tutulanlar, ayıba karşı daha uzun bir süre
ile sorumluluk üstlenmemişlerse, ayıplı maldan sorumluluk, ayıp
daha sonra ortaya çıkmış olsa bile;
a)
Malın tüketiciye teslimi tarihinden
itibaren iki yıllık zamanaşımına tabidir.
b)
Konut ve tatil amaçlı taşınmaz mallarda
zamanaşımı beş yıldır.
Ayıplı malın neden olduğu her türlü zararlardan dolayı
yapılacak talepler ise üç yıllık zamanaşımına tabidir.
Bu talepler zarara sebep olan malın piyasaya sürüldüğü günden
başlayarak on yıl sonra ortadan kalkar.
Ancak, satılan malın ayıbı, tüketiciden satıcının ağır kusuru
veya hile ile gizlenmişse zamanaşımı süresinden yararlanılamaz.
Soru 4: Ayıplı mallarda
hangi durumda tüketici seçimlik haklarını kullanamaz? Ayıplı bir
mal satışa sunulabilir mi? Bu durumda satıcının sorumluluğu
nedir?
İmalatçı veya satıcı tarafından tüketicinin kolaylıkla
okuyabileceği şekilde üzerine ya da ambalajına "özürlüdür"
ibaresini içeren bir etiket konulması şartıyla ayıplı bir mal
satışa arz edilebilir.
Ayrıca, yalnızca ayıplı mal satılan veya bir kat ya da reyon
gibi bir bölümü sürekli olarak ayıplı mal satışına, tüketicinin
bilebileceği şekilde tahsis edilmiş yerlerde "özürlüdür"
ibaresini içeren bir etiket konulma zorunluluğu yoktur.
Malın ayıplı olduğu hususu, tüketiciye verilen fatura, fiş veya
satış belgesi üzerinde gösterilir.
Ayıplı malın neden olduğu zararlardan sorumluluğa ilişkin
hükümler dışında, ayıplı olduğu bilinerek satın alınan mallar
hakkında tüketici seçimlik haklarını kullanamaz.
Güvenli olmayan mallar, piyasaya özürlüdür etiketiyle dahi arz
edilemez. Bu ürünlere, 4703 sayılı Ürünlere İlişkin Teknik
Mevzuatın Hazırlanması ve Uygulanmasına Dair Kanun hükümleri
uygulanır.
Soru 5: TKHK’da hizmet
nasıl tanımlanmıştır? Hizmet, hangi durumlarda ayıplı kabul
edilir? Ayıplı hizmetlerde tüketicinin hak ve yükümlülükleri
nelerdir?
TKHK’da hizmet; “Bir
ücret veya menfaat karşılığında yapılan
mal sağlama dışındaki her türlü faaliyeti ifade eder.”
şeklinde tanımlanmıştır.
Ayıplı hizmet;
(1)
Sağlayıcı tarafından bildirilen
tespit edilen nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı
olan hizmetler,
(2)
Reklam ve ilânlarında tespit edilen
nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan
hizmetler,
(3)
Standardında veya teknik kuralında
tespit edilen nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı
olan hizmetler,
(4)
Yararlanma amacı bakımından değerini
veya tüketicinin ondan beklediği faydaları azaltan veya ortadan
kaldıran maddi, hukuki veya ekonomik eksiklikler içeren
hizmetler,
ayıplı hizmet olarak kabul edilir.
Tüketicinin Yükümlülüğü:
Tüketici, hizmetin ifa edildiği tarihten itibaren
otuz gün
içerisinde bu ayıbı sağlayıcıya bildirmekle yükümlüdür.
Tüketicinin Hakları:
Tüketici;
1-
Sözleşmeden dönme,
2-
Hizmetin yeniden görülmesi,
3-
Ayıp oranında bedel indirimi,
haklarına sahiptir.
Tüketicinin sözleşmeyi sona erdirmesi, durumun gereği olarak
haklı görülemiyorsa, bedelden indirim ile yetinilecektir.
Ayrıca; Tüketici bu seçimlik haklarından biri ile birlikte
ayıplı hizmetin neden olduğu,
a)
Ölüm ve/veya yaralanmaya yol açan
b)
Kullanımdaki diğer mallarda zarara neden
olan
hallerde imalatçı-üreticiden tazminat isteme hakkına da
sahiptir.
Sağlayıcı, tüketicinin seçtiği bu talepleri yerine getirmekle
yükümlüdür.
Soru 6: Ayıplı
hizmetlerde sorumluluk kime aittir? Ayıplı hizmetlerde
zamanaşımı süresi ne kadardır?
Sağlayıcı, bayi, acente ve Kanunun 10 uncu maddesinin beşinci
fıkrasına göre kredi veren, ayıplı hizmetten ve ayıplı hizmetin
neden olduğu her türlü zarardan ve tüketicinin bu maddede yer
alan seçimlik haklarından dolayı müteselsilen sorumludur.
Sunulan hizmetin ayıplı olduğunun bilinmemesi bu sorumluluğu
ortadan kaldırmaz.
Daha uzun bir süre için garanti verilmemiş ise, ayıp daha sonra
ortaya çıkmış olsa bile ayıplı hizmetten dolayı yapılacak
talepler hizmetin ifasından itibaren iki yıllık
zamanaşımına tabidir.
Ayıplı hizmetin neden olduğu her türlü zararlardan dolayı
yapılacak talepler ise üç yıllık zamanaşımına tabidir.
Ancak, sunulan hizmetin ayıbı, tüketiciden sağlayıcının ağır
kusuru veya hile ile gizlenmişse zamanaşımı süresinden
yararlanılamaz.
Soru 7: Ayıplı
hizmetlerde hangi durumda tüketici seçimlik haklarını
kullanamaz?
Ayıplı hizmetin neden olduğu zararlardan sorumluluğa ilişkin
hükümler dışında, ayıplı olduğu bilinerek edinilen hizmetlerde
tüketici seçimlik haklarını kullanamaz.
Soru 8: Satışa arz edilen
mal veya hizmetlerin satışından kaçınılabilir mi?
Üzerinde "numunedir" veya "satılık değildir" ibaresi bulunmayan
bir malın; ticarî bir kuruluşun vitrininde, rafında veya açıkça
görülebilir herhangi bir yerinde teşhir edilmesi halinde satıcı
bu malların satışından kaçınamaz.
Hizmet sağlamada da haklı bir sebep olmaksızın kaçınılamaz.
Aksine bir teamül, ticarî örf veya adet yoksa, satıcı bir mal
veya hizmetin satışını o mal veya hizmetin kendisi tarafından
belirlenen miktar, sayı veya ebat gibi koşullara ya da başka bir
mal veya hizmetin satın alınmasına bağlı kılamaz.
Soru 9: TKHK’da haksız
şart kavramı nasıl düzenlenmiştir?
Satıcı veya sağlayıcının tüketiciyle müzakere etmeden, tek
taraflı olarak sözleşmeye koyduğu, tarafların sözleşmeden
doğan hak ve yükümlülüklerinde iyi niyet kuralına aykırı
düşecek biçimde tüketici aleyhine
dengesizliğe neden olan
sözleşme koşulları haksız şarttır.
Buna göre haksız şartın unsurları şunlardan oluşmaktadır:
1)
Müzakere Edilmeme Şartı: Satıcı veya sağlayıcının
tüketiciyle müzakere etmeden, tek taraflı olarak sözleşmeye
konulan şartlar.
2)
Hak ve Yükümlülüklerde Dengesizlik: Tarafların sözleşmeden
doğan hak ve yükümlülüklerinde; iyi niyet kuralına aykırı
düşecek biçimde tüketici aleyhine
dengesizliğe neden olan şartlar.
Tüketici ile akdedilen bir sözleşme yukarıda belirtilen iki
unsuru taşıyorsa, söz konusu madde haksız şart olarak kabul
edilecektir.
Eğer bir sözleşme şartı önceden hazırlanmışsa ve
özellikle standart sözleşmede yer alması nedeniyle tüketici
içeriğine etki edememişse, o sözleşme şartının tüketiciyle
müzakere edilmediği kabul edilir.
Sözleşmenin bütün olarak değerlendirilmesinden,
standart sözleşme olduğu sonucuna varılırsa, bu
sözleşmedeki bir şartın belirli unsurlarının veya münferit bir
hükmünün müzakere edilmiş olması, sözleşmenin kalan kısmına bu
maddenin uygulanmasını engellemez.
Bir satıcı veya sağlayıcı, bir standart şartın münferiden
tartışıldığını ileri sürüyorsa, bunu ispat yükü ona aittir.
Soru 10: Tüketici
sözleşmelerindeki haksız şartlarda tüketicinin hakları nelerdir,
hukuki sonucu nedir?
Taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu her türlü sözleşmede
yer alan haksız şartlar tüketici için bağlayıcı değildir.
Başka bir anlatımla, satıcı, sağlayıcı veya kredi veren
tarafından tüketici ile akdedilen sözleşmede kullanılan haksız
şartlar batıldır. Yok sayılan bu hükümler olmadan da sözleşme
ayakta tutulabiliyorsa sözleşmenin geri kalanı varlığını korur.
Soru 11: Sözleşmelerde
yer alan haksız şartlar nasıl değerlendirilecektir?
Sözleşme şartlarının tüketicinin anlayabileceği şekilde açık ve
anlaşılır dille yazılmış olması gerekir.
Bir sözleşme şartının haksızlığı değerlendirilirken,
a-
Sözleşme konusu olan mal veya hizmetin
niteliği,
b-
Sözleşmenin yapılmasını sağlayan
şartlar,
c-
Onun bağlı olduğu sözleşmelerin tüm
şartları,
dikkate alınır.
Şartların haksızlığının takdirinde, bu şartlar açık ve anlaşılır
bir dille kaleme alınmış olmak koşuluyla;
a-
Gerek sözleşmeden doğan asli edim
yükümlülükleri arasındaki,
b-
Gerekse mal veya hizmetin gerçek değeri
ile sözleşmede belirlenen fiyatı arasındaki,
dengeye ilişkin bir değerlendirme yapılamaz.
Sözleşmede yer alan bir şartın ne anlama geldiği hukukun yorum
yöntemleriyle belirlenemiyorsa, tüketici lehine olan yorum
tercih edilir.
Soru 12: TKHK’ya göre hangi sözleşmeler yazılı olarak düzenlenmek
zorundadır? Sözleşmede bulunması gereken şartlardan bir veya
birkaçının bulunmaması durumunda sözleşmenin geçerliliği sona
erer mi?
Aşağıda belirtilen tüketici sözleşmeleri en az
oniki punto ve koyu siyah harflerle yazılı olarak düzenlenmek
zorundadır.
a-
Taksitle satış sözleşmeleri,
b-
Devre tatil sözleşmeleri,
c-
Paket tur sözleşmeleri,
d-
Kampanyalı satış sözleşmeleri,
e-
Kapıdan satış sözleşmeleri,
f-
Tüketici kredisi sözleşmeleri,
g-
Kredi kartları sözleşmeleri,
h-
Abonelik sözleşmeleri,
Anılan sözleşmelerde bulunması
gereken şartlardan bir veya birkaçının bulunmaması durumunda
eksiklik sözleşmenin geçerliliğini etkilemez. Bu eksiklik
satıcı veya sağlayıcı tarafından derhal giderilir.
Soru 13: Haksız şartların
yargısal denetimi hakkında bilgi veriniz.
Kanunun 6 ncı maddesinde yer alan; “Bakanlık standart
sözleşmelerde yer alan haksız şartların tespit edilmesine ve
bunların sözleşme metninden çıkartılmasının sağlanmasına ilişkin
usul ve esasları belirler.” hükmü uyarınca Tüketici
Sözleşmelerindeki Haksız Şartlar Hakkında Yönetmelik’in ekinde
yol gösterici mahiyette ve sınırlayıcı olmamak üzere haksız
olarak kabul edilebilecek şartlar listesi yer almıştır. Bakanlık
bu doğrultuda hangi şartların haksız şart olduğunu tespit eder.
Meşru menfaati olan gerçek veya tüzel kişiler, genel olarak
kullanılmak üzere hazırlanmış standart sözleşmelerde yer alan
haksız şartların kullanılmasının önlenmesi için dava
açabilirler. Bu hallerde mahkeme, önleme için gerekli tedbirlere
hükmeder.
Soru 14: Taksitle satış
nedir, taksitle satış sözleşmelerinde bulunması gereken asgari
koşullar nelerdir? Sözleşme şartları sonradan değiştirilebilir
mi?
Taksitle satış, satım bedelinin en az iki taksitle ödendiği
ve malın veya hizmetin sözleşmenin düzenlendiği anda teslim
veya ifa edildiği satım türüdür.
Taksitle satış sözleşmesinin yazılı şekilde yapılması
zorunludur.
Sözleşmede bulunması gereken asgari koşullar aşağıda
gösterilmiştir:
a) Tüketicinin ve satıcı veya sağlayıcının isim, unvan, açık
adresleri ve varsa erişim bilgileri,
b) Malın veya hizmetin Türk Lirası olarak vergiler dahil peşin
satış fiyatı,
c) Vadeye göre faiz ile birlikte ödenecek Türk Lirası olarak
toplam satış fiyatı,
d) Faiz miktarı, faizin hesaplandığı yıllık oran ve sözleşmede
belirlenen faiz oranının yüzde otuz fazlasını geçmemek üzere
gecikme faizi oranı,
e) Peşinat tutarı,
f) Ödeme planı,
g) Borçlunun temerrüde düşmesinin hukuki sonuçları.
Satıcı veya sağlayıcı, bu bilgilerin sözleşmede yer almasını
sağlamak ve taraflar arasında akdedilen sözleşmenin bir
nüshasını tüketiciye vermekle yükümlüdür.
Sözleşme şartları tüketici aleyhine hiçbir şekilde
değiştirilemez.
Soru 15: Taksitle satış
sözleşmelerinde kıymetli evrak niteliğindeki senetler nasıl
düzenlenir? Taksitle satışlarda borçlanılan tutar önceden
ödenebilir mi?
Sözleşmeden ayrı olarak kıymetli evrak niteliğinde senet
düzenlenecekse, bu senet;
a) Her bir taksit ödemesi için ayrı ayrı olacak şekilde,
b) Sadece nama yazılı olarak
düzenlenir.
Aksi takdirde, kambiyo senedi geçersizdir.
Taksitle satışlarda borçlanılan toplam tutar önceden
ödenebileceği gibi, tüketici aynı zamanda, bir taksit
miktarından az olmamak şartıyla bir veya birden fazla taksit
ödemesinde de bulunabilir.
Her iki durumda da satıcı, ödenen miktara göre gerekli faiz
indirimini yapmakla yükümlüdür.
Soru 16: Taksitle
satışlarda tüketicinin temerrüde düşmesinin hukuki sonuçları
nelerdir?
Satıcı veya sağlayıcı, taksitlerden birinin veya birkaçının
ödenmemesi halinde kalan borcun tümünün ifasını talep etme
hakkını saklı tutmuşsa,
Bu hak;
-
Ancak satıcının veya sağlayıcının bütün
edimlerini ifa etmiş olması durumunda ve
-
Tüketicinin birbirini izleyen en az iki
taksidi ödemede temerrüde düşmesi ve
-
Ödenmeyen taksit toplamının satış
bedelinin en az onda biri olması halinde kullanılabilir.
Ancak satıcının veya sağlayıcının bu hakkını kullanabilmesi için
en az bir hafta süre vererek muacceliyet uyarısında bulunması
gerekir.
Soru 17: Devre tatil
sözleşmesi nedir? Sözleşmede bulunması gereken asgari unsurlar
nelerdir?
Devre Tatil Sözleşmesi:
En az üç yıl süre için yapılan ve bu süre zarfında yıl
içinde, belirli veya belirlenebilecek ve bir haftadan az
olmayacak bir dönem için bir veya daha fazla sayıdaki taşınmazın
kullanım hakkının devri ya da devri taahhüdünü içeren sözleşme
ya da sözleşmeler gurubunu ifade eder.
Devre tatil sözleşmesinin yazılı olarak yapılması ve
bu sözleşmenin bir nüshasının tüketiciye verilmesi
zorunludur.
Aşağıdaki bilgilerin sözleşmelerde yer alması gerekir.
a) Tüketicinin, sağlayıcının ve malikin isim, unvan, açık adres,
telefon ve varsa diğer erişim bilgileri.
b) Sözleşme konusu hakkın niteliği, kapsamı ve kullanım
koşulları.
c) Sözleşme konusu taşınmazın fiili durumu ve yeri, taşınmaz
inşaat halinde ise fiili durumu ve makul bir tamamlanma tarihi.
d) Taşınmazın tamamlanmasına veya tamamlanamadığı hallerde
yapılmış olan her türlü ödemenin, yasal faiziyle birlikte iade
edileceğine dair bir taahhüt.
e) Tüketicinin yararlanabileceği yüzme havuzu, sauna ve benzeri
ortak tesisler. ışıklandırma, su, bakım ve benzeri hizmetler ile
bunlardan yararlanma şartları.
f) Taşınmazın bakım ve onarımının, yönetim ve idaresinin ne
şekilde olacağına ilişkin açıklamalar.
g) Sözleşmenin süresi ve sözleşme konusu hakkın
kullanılabileceği dönem.
h) Sözleşme konusu hakkın kullanılması karşılığı olarak tüketici
tarafından ödenecek bedel, ortak tesislerin ve hizmetlerin
kullanımı için ödenecek bedel, vergi,harç gibi zorunlu yasal
giderler ve genel idari masrafların ne şekilde hesaplanacağına
ilişkin açıklamalar.
ı) İktisabın sözleşmede belirtilenler dışında herhangi bir ek
ödemeye ve yükümlülüğe yol açmayacağına ilişkin bir kayıt.
j) Sözleşme konusu hakkın devir veya takas edilmesinin mümkün
olup olmadığı.
k) Cayma hakkı ve bu hakkın ne şekilde kullanılacağı, cayma
bildirimlerinin gönderileceği sağlayıcıya ilişkin bilgiler.
l) Tarafların sözleşmeyi imzaladığı yer ve tarihe ilişkin
bilgiler,
Soru 18: Devre tatil
sözleşmelerinde tüketiciler kaç gün içerisinde cayma hakkını
kullanabilir, cayma süresi içinde, tüketiciyi para veya borç
altına sokan herhangi bir belge istenebilir mi?
Tüketici, sözleşmenin her iki tarafça imzalanmasından itibaren
on gün içinde hiçbir sebep göstermeksizin ve hiçbir hukuki ve
cezai sorumluluk üstlenmeksizin cayma hakkını kullanarak
sözleşmeden dönebilir.
Sağlayıcı, on günlük cayma süresi dolmadan devre tatil
sözleşmesine konu mal ve/veya hizmet karşılığında tüketiciden
herhangi bir isim altında ödeme yapmasını veya borç altına sokan
herhangi bir belge vermesini isteyemez. Ancak, sözleşmenin devre
tatil sözleşmesine konu tesiste akdedilmesi halinde, bu hüküm
uygulanmaz. Bu durumda, sözleşmenin devre tatile konu tesiste
yapıldığını ispat külfeti sağlayıcıya aittir.
Soru 19: Devre tatil
sözleşmesinde bulunması gereken şartların eksik olmasının hukuki
sonuçları nelerdir?
Sözleşmede yer alması gereken ve devre tatil sözleşmelerine
ilişkin yönetmelikte belirlenen asgari koşullardan biri eksik
olduğu taktirde:
Ø
Tüketici, sözleşmeyi imzaladığı
tarihten itibaren 3 ay içinde bir bildirimde bulunarak, bu
sürenin sonuna kadar eksikliğin giderilmesini talep ve aksi
taktirde sürenin bitiminde sözleşmenin kendiliğinden sona ermiş
olacağını ihbar edebilir.
Ø
Bu süre içinde eksiklik
giderildiği taktirde, cayma hakkı için on günlük öngörülen cayma
süresi, eksikliği giderici bilginin yazılı olarak tüketiciye
ulaştırıldığı tarihten itibaren işlemeye başlar.
Ø
Bu süre içerisinde eksiklik
giderilmez ise sözleşme 3 aylık sürenin bitiminde kendiliğinden
sona erer. Bu halde tüketici bedel, cezai şart tutarı veya
tazminat adı altında hiçbir ödemeyle yükümlü tutulamaz; yaptığı
ödemeler varsa bunlar da sözleşmenin sona erme tarihinden
itibaren 10 gün içinde kendisine iade edilir.
Soru 20: Devre tatil
sözleşmelerinde kredi sözleşmesi yapılmışsa, cayma hakkının
kullanılmasının kredi sözleşmesine etkisi nasıldır?
Tüketicinin ödediği bedel kısmen veya tamamen
-
Sağlayıcı tarafından karşılanıyorsa,
ya da
-
Sağlayıcı ile kredi veren arasındaki
anlaşmaya dayanılarak karşılanıyorsa,
cayma hakkının
kullanılması halinde, kredi sözleşmesi de hiçbir tazminat veya
cezai şart tutarını ödeme yükümlülüğü söz konusu olmaksızın
kendiliğinden sona erer.
Ancak bunun için, cayma bildiriminin kredi verene de yazılı
olarak iletilmesi gerekir.
Soru 21: Devre tatil
sözleşmelerinde satıcının sorumsuzluğuna ilişkin kayıtlar
konulabilir mi?
(1)
Sözleşme metninde veya müstakil
herhangi bir belgede tüketicinin Devre tatillere ilişkin
Yönetmelikte yer alan, haklarını kullanmaktan feragat ettiğine
dair kayıtlar geçersizdir.
(2)
Sağlayıcının Devre tatillere ilişkin
Yönetmelikten kaynaklanan yükümlülüklerini sınırlayan veya
ortadan kaldıran kayıtlar geçersizdir.
Soru 22: Devre
tatillerde, hangi halde tanıtım broşürü verilmelidir? Devre
tatillere ilişkin broşürlerde değişiklik yapılabilir mi?
Broşürlerde bulunması gereken unsurlar nelerdir?
Sağlayıcı taşınmaz veya taşınmazlar hakkında bilgi isteyen
tüketiciye tanıtım amaçlı bir broşür verir.
Broşürde yer alan şartlarda değişiklik yapılamaz.
Ancak;
a)
Devre tatil sözleşmesinde taraflar
aksini kararlaştırırlarsa,
b)
Mücbir sebepler hallerinde, değişiklik
yapılabilir.
Bu broşürde;
a) Sağlayıcı ve malikin isim, unvan, açık adres, telefon ve
varsa diğer erişim bilgileri,
b) Taşınmazın bakım ve onarım, yönetim ve idaresinin ne şekilde
olacağına ilişkin açıklamalar,
c) Sözleşme konusu hakkın kullanılması karşılığı olarak tüketici
tarafından ödenecek bedel, ortak tesislerin ve hizmetlerin
kullanımı için ödenecek bedel, vergi,harç gibi zorunlu yasal
giderler ve genel idari masrafların ne şekilde hesaplanacağına
ilişkin açıklamalar,
d) Cayma hakkı ve bu hakkın ne şekilde kullanılacağı, cayma
bildiriminin gönderileceği sağlayıcıya ilişkin bilgiler,
e) Taşınmaza ve sözleşmeye ilişkin daha fazla bilgiye nasıl
ulaşılacağına dair açıklamalar,
yer alır.
Soru 23: Paket tur
sözleşmesi nedir? Paket tur sözleşmelerinde bulunması gereken
şartlar nelerdir?
Paket Tur Sözleşmesi:
Ulaştırma, konaklama ve bunlara yardımcı sayılmayan diğer
turistik hizmetlerin en az ikisinin birlikte, her şeyin dahil
olduğu fiyatla satılan veya satış taahhüdü yapılan ve hizmeti 24
saatten uzun bir süreyi kapsayan veya gecelik konaklamayı içeren
sözleşmeleri ifade eder.
Paket tur başlamadan önce, sözleşmenin yazılı olarak
yapılması ve bir nüshasının tüketiciye verilmesi
zorunludur.
Sözleşmede;
a) Sözleşme taraflarının, isim, unvan, açık adres, telefon ve
varsa diğer erişim bilgileri,
b) Hareket, dönüş tarihi ve saatleri ile kesintiler dahil paket
turun süresi,
c) Paket tur sırasındaki duraklama yerleri ve nakil bağlantıları
dahil turun güzergahı, ulaşım araçlarının cinsi, konaklama yeri
ve sınıfı, bunların süreleri, yemek öğün sayısı, varsa rehber ve
ücreti ile paket tura dahil diğer hizmetlere ilişkin bilgiler,
d) Paket tur öncesi ve paket tur sırasındaki fesih koşulları,
e) Seyahat acentasının kusuru veya sözleşmeye kısmen ya da
tamamen uymaması hallerinde ödeyeceği tazminat ile ödenmiş olan
paranın iadesine ilişkin bir taahhüt,
f) Mücbir sebep sayılan haller ve bu hallerde tarafların hak ve
sorumlulukları,
g) Paket turun Türk Lirası olarak vergiler dahil fiyatı ve ödeme
şekli,
h) Vadeye göre faiz ile birlikte ödenecek Türk Lirası olarak
toplam satış fiyatı,
ı) Faiz miktarı, faizin hesaplandığı yıllık oran ve sözleşmede
belirtilen faiz oranının yüzde otuz fazlasını geçmemek üzere
gecikme faizi oranı,
j) Peşinat tutarı,
k) Ödeme planı,
l) Borçlunun temerrüde düşmesinin hukuki sonuçları,
yer almalıdır.
Soru 24: Paket tur
sözleşmelerinde öngörülen fiyatlar değiştirilebilir mi? Fiyat
değişikliklerinde tüketicinin hakları nelerdir?.
Sözleşmede öngörülen fiyat ve koşullar değiştirilemez.
Ancak, liman ve havaalanına iniş vergileri gibi harç, vergi
ve ücretler ile döviz kurlarından kaynaklanan fiyat
değişiklikleri yapılabilir.
Seyahat acentası, paket turdan önce, yukarıda verilen nedenlerle
meydana gelen fiyat artışını tüketiciye derhal bildirir.
Bu durumda tüketici herhangi bir tazminat ödemeden sözleşmeden
dönme hakkını kullanır ya da değişiklikleri ve fiyat üzerindeki
etkisini açıkça belirten ek sözleşmeyi kabul eder.
Tüketici, sözleşmeden döndüğü taktirde; seyahat acentasının
kendisine ikame bir paket tur sunabilmesi halinde eşdeğerde bir
başka paket tur alma ya da sözleşme kapsamında ödemiş olduğu tüm
bedeli 10 gün içinde geri alarak sözleşmeden dönme haklarından
birini kullanabilir.
Soru 25: Paket tur
sözleşmelerinde tüketici, hangi durumlarda sözleşmesini
devredebilir? Devirden sonra sorumluluk kime aittir?
Tüketici,
a-
Paket tura devam etmesinin mümkün
olmaması durumunda,
b-
Hareketten en az 7 gün önce seyahat
acentasına niyetini bildirerek
rezervasyonunu,
paket tur açısından geçerli tüm koşulları yerine getiren bir
üçüncü kişiye devredebilir.
Bu durumda, paket turu devreden ve devralan, sözleşmeye
taraf seyahat acentasına karşı, bakiye tutarın ve söz konusu
devirden doğan tüm ilave masrafların ödenmesinden
müteselsilen sorumludurlar.
Soru 26: Seyahat
acentesinin sözleşmeyi feshetmesi halinde tüketicinin hakları
nelerdir?
Seyahat acentesinin sözleşmeyi feshetmesi halinde tüketici
uğradığı zarar oranında tazminat isteme hakkına sahip olur.
Ayrıca, seyahat acentası, tüketicinin o güne kadar yaptığı tüm
ödemeleri ve tüketiciyi borç altına sokan tüm belgeleri 10 gün
içinde tüketiciye iade eder.
Soru 27: Hangi hallerde,
seyahat acentasının sözleşmeyi feshetmesi sonucu tüketicinin
tazminat hakkı doğmaz?
- Sözleşmenin feshi, kayıt edilen tüketici sayısının, paket
turun düzenlenmesi için gerekli olan sayıya ulaşmaması ve bu
durumun bir fesih sebebi olduğunun sözleşmede yer alması halinde
tüketicinin tazmin hakkı doğmaz.
- Seyahat acentasının gerekli tüm özeni göstermiş olmasına
rağmen, mücbir sebeplerin varlığı halinde tüketicinin tazmin
hakkı doğmaz.
Soru 28: Paket tur
sözleşmesinden doğan yükümlülüklerin gereği gibi ifa
edilmemesinden dolayı kim sorumludur?
Sözleşmeye taraf seyahat acentası sözleşmeden doğan
yükümlülüklerin gereği gibi ifa edilmemesinden dolayı
sorumludur.
Soru 29: Hangi hallerde,
sözleşmeye taraf seyahat acentası sözleşmeden doğan
yükümlülüklerin gereği gibi ifa edilmemesinden dolayı sorumlu
tutulamaz?
Sözleşmenin hiç ya da gereği gibi ifa edilmemesi;
a-
Tüketicinin kusuruna dayanıyorsa,
b-
Mücbir bir sebebe dayanıyorsa,
seyahat acentası sorumlu tutulamaz.
Soru 30: Paket tur
sırasında, seyahat acentasının sözleşmenin esaslı unsurunu
oluşturan hizmetlerden bir veya birkaçını sağlamaması ya da
sağlayamayacağının anlaşılması durumunda tüketicinin hakları
nelerdir?
Paket tur sırasında, seyahat acentasının sözleşmenin esaslı
unsurunu oluşturan hizmetlerden bir veya birkaçını sağlamaması
ya da sağlamayacağının anlaşılması durumunda;
(1)
Seyahat acentası, paket turun devam
etmesi için tüketiciye ilave maliyet getirmeyen eşdeğerde
alternatif düzenlemeler yapar ve
(2)
Sözleşmede yer alan hizmetler ile
sunulan hizmetler arasındaki farkı tazmin eder.
- Söz konusu düzenlemeleri yapmak mümkün değilse, ya da
- Bunlar haklı nedenlerle tüketici tarafından kabul edilmez ise;
o
Seyahat acentası tüketicinin
hareket yerine veya kabul edeceği herhangi bir dönüş noktasına
geri dönmesi için eşdeğerde ulaşım imkanı sağlar.
o
Tüketicinin yaptığı tüm ödemeleri
10 gün içinde iade eder ve gerekli hallerde tüketicinin zararını
tazmin eder.
Soru 31: Paket tur
sözleşmelerinde satıcının sorumsuzluğuna ilişkin kayıtlar
konulabilir mi?
(1)
Sözleşme metninde veya müstakil
herhangi bir belgede tüketicinin paket turlara ilişkin
Yönetmelikte yer alan haklarını kullanmaktan feragat ettiğine
dair kayıtlar geçersizdir.
(2)
Seyahat acentasının paket turlara
ilişkin Yönetmelikten kaynaklanan yükümlülüklerini sınırlayan
veya ortadan kaldıran kayıtlar geçersizdir.
Soru 32: Tüketici paket
turlarda ayıplı hizmeti kaç gün içinde sağlayıcıya bildirmek
zorundadır?
Tüketici, sözleşmenin hiç ya da gereği gibi ifa edilmemesi
halini, hizmetin ifa edilmesi gerektiği ya da ifa edildiği
tarihten itibaren 30 gün içerisinde ilgili hizmet
sağlayıcısına ve seyahat acentasına bildirmek zorundadır.
Soru 33: Paket turlarda,
hangi halde tanıtım broşürü verilmelidir? Paket turlarda tanıtım
broşüründe yer alan hususlarda değişiklik yapılabilir mi? Paket
turlara ilişkin broşürde bulunması gereken unsurlar nelerdir?
Seyahat acentası, paket tur hakkında bilgi isteyen tüketiciye
tanıtım amaçlı bir broşür vermek zorundadır.
Broşürün içerdiği hususlar, seyahat acentası için
bağlayıcıdır.
1- Söz konusu özelliklerde yapılacak değişiklikler ancak
broşürde açıkça belirtilmek ve sözleşme akdedilmeden önce
tüketiciye bildirilmek şartıyla değiştirilebilir.
2- Sözleşme akdedildikten sonra ise tarafların açık mutabakatı
ile değiştirilebilir.
Bu broşürde;
a) Vergiler dahil fiyat ve ödeme koşulları,
b) Gidilecek yer ve ulaşım biçimi,
c) Kalınacak yerin özellikleri,
d) Yemek ve gezi planı,
e) Paket tur programı,
f) Uluslararası seyahatlerde pasaport ve vize koşulları,
g) Seyahat acentasının, paket tura katılacak tüketici sayısının
yeterli olmadığı durumda paket turun iptalini tüketiciye
bildireceği en son tarih,
gösterilir.
Soru 34: Paket turlara
ilişkin broşürdeki bilgilere ek olarak seyahat acentası
tüketiciye sözleşme akdedilmeden önce hangi konularda bilgi
vermelidir?
Bu broşürdeki bilgilere ek olarak seyahat acentası tüketiciye
sözleşme akdedilmeden önce yazılı olarak aşağıdaki
hususları içeren konularda bilgi verir.
a) Seyahat acentasının yerel temsilcisinin adı, adresi ve
telefon numarası ile bunların bulunmaması halinde tüketicinin
zor durumda kaldığında başvurabileceği yerel irtibat noktasının
adı, adresi ve telefon numarası,
b) Varsa ara durakların zamanı, yeri ve ulaştırma bağlantıları
ile yolcu tarafından kullanılacak ulaşım aracının özellikleri,
c) Reşit olmayan kişilerin yurt dışına yolculuğu veya yurt
dışında kalmaları halinde, tüketici veya tüketicinin kaldığı
yerle doğrudan teması sağlayacak bilgiler,
d) Tüketici tarafından iptal masraflarını ya da kaza veya
hastalık halinde ülkesine geri gönderilme de dahil olmak üzere
yardım masraflarını teminat altına alacak, isteğe bağlı bir
sigorta sözleşmesi yapılmasıyla ilgili bilgiler.
Soru 35: TKHK’ya göre
kampanyalı satış nedir?
Kampanyalı satış,
- Gazete, radyo, televizyon ilânı ve benzeri yollarla tüketiciye
duyurularak düzenlenen kampanyalara iştirakçi kabul edilmesi ve
- Malın veya hizmetin daha sonra teslim veya ifa edilmesi
suretiyle yapılan satımdır.
Soru 36: Kampanyalı
satışlarda ilan ve taahhüt edilen mal veya hizmetin teslimatının
veya ifasının hiç ya da gereği gibi yapılmaması durumunda
sorumluluk kime aittir?
İlan ve taahhüt edilen mal veya hizmetin teslimatının veya
ifasının hiç ya da gereği gibi yapılmaması durumunda, satıcı,
sağlayıcı, bayi, acente, imalatçı-üretici, ithalatçı ve Kanunun
10 uncu maddesinin beşinci fıkrasına göre kredi veren
müteselsilen sorumludur.
Soru 37: Kampanyalı
satışlarda tüketici kampanyadan ayrılabilir mi?
Tüketici, mal veya hizmetin teslim veya ifa edilmemesi
koşuluyla kampanyadan ayrılabilir. Tüketicinin bu talebini
satıcı veya sağlayıcıya noter aracılığıyla ya da iadeli
taahhütlü mektup ile bildirmesinden sonra, satıcı veya
sağlayıcı, mal veya hizmetin teslim veya ifa tarihini geçmemek
şartıyla ödemiş olduğu tüm bedeli ve kıymetli evrakı tüketiciye
iade etmekle yükümlüdür.
Soru 38: Kampanyalı satış sözleşmelerinde hangi hususlara yer
verilmelidir? Ön ödeme tutarı, sözleşme bedelinin ne kadarından
fazla olamaz?
Kampanyayı düzenleyen, kampanyalı satışlarda
düzenlenecek yazılı sözleşmede,
Kanunun 6/A maddesinin
ikinci fıkrasında belirtilen bilgilere ek olarak;
a-
Kampanya bitiş tarihine ilişkin
bilgileri
b-
Mal veya hizmetin teslim veya yerine
getirilme tarih ve
şekline ilişkin bilgileri
içeren sözleşmenin bir nüshasını
tüketiciye vermek zorundadır.
Sözleşmede aksi kararlaştırılmadıkça, ön ödeme tutarı, mal veya
hizmetin satış bedelinin
yüzde kırkından fazla olamaz.
Soru 39: Kampanyalı
satışlarda Bakanlık iznine tabi olan mallar hangileridir?
a) Konut ve tatil amaçlı taşınmaz,
b) Motorsiklet,
c) Otomobil,
d) Minibüs
Yukarıda belirtilen malların dışında kalan mallar ile hizmetlerin,
kampanyalı satış yöntemi ile satılması durumunda Bakanlıktan
veya Müdürlükten izin alınmasına gerek yoktur.
Soru 40: Kampanyalı Satış
İzin Belgesinin geçerlilik süresi ne kadardır?
Genel Müdürlük veya Müdürlük tarafından onaylanan kampanya
düzenleme yetki belgelerinin geçerlilik süresi bir yıldır.
Yetki belgeleri onay tarihi esas alınarak belgenin onay
işleminin yapıldığı yerde, her yıl vize edilir.
Geçerlilik süresinin dolmasını takip eden üç ay içerisinde
vizesi yaptırılmayan belgeler geçersiz sayılır.
Kampanyalı satışlara ilişkin Yönetmeliğe aykırı uygulamaların
tespiti ve bununla ilgili olarak Genel Müdürlüğün veya
Müdürlüğün uyarısına rağmen, bu durumun düzeltilmemesi
halinde, verilen izin iptal edilir.
İzni iptal edilen kişilerin mensubu olduğu ilgili meslek
kuruluşlarına da durum bildirilir. Ayrıca, iznin iptal edildiği,
düzenleyicinin kayıtlı olduğu meslek kuruluşunca giderleri
düzenleyiciden alınmak kaydıyla, Türkiye genelinde yayımlanan ve
tirajı yüzbinin üzerinde olan en az bir gazetede ilan edilir.
Soru 41: Kampanyalı
satışlarda satıcı ve sağlayıcının teminat ve sigortaya
ilişkin yükümlülükleri
nelerdir?
Satıcı veya sağlayıcı mal veya hizmeti teslim veya ifa
edeceği tarihe kadar olan tüketicinin
toplam ödemelerinin
karşılığını sigorta ettirmek veya banka teminat mektubu
vermek zorundadır.
Soru 42: Kampanyalı
satışlarda mal ya da hizmetin teslim veya ifa süresi ne
kadardır?
Kampanyalı satışlarda malın teslim ya da hizmetin ifa süresi
on iki ayı aşamaz. Konut ve tatil amaçlı taşınmaz mallar
için bu süre otuz aydır.
Tüketicinin ödemeye ilişkin tüm edimlerini yerine getirmesi
durumunda, malın teslimi ya da hizmetin ifası, ödemenin bitimini
takiben en geç bir ay içinde yapılmak zorundadır.
Soru 43: Kampanyalı
satışlara ilişkin ilan ve reklamlarda uyulması gereken kurallar
nelerdir?
Kampanyalı satışlara ilişkin ilan ve reklamlar; Kanunun 16 ve 17
nci maddeleri uyarınca Reklam Kurulunca belirlenerek yayımlanan
ilke ve esaslara aykırı olamaz.
Genel Müdürlük veya Müdürlük tarafından verilen kampanyalı satış
izin belgesi, kampanya ilan ve reklamlarında kullanılamaz.
Taksitli kampanyalı satış ilanlarında, kampanyanın başlangıç ve
bitiş tarihleri ile kampanya konusu mal veya hizmetin peşin
satış fiyatı ile varsa taksitle satış fiyatının ayrı ayrı
belirtilmesi zorunludur.
Soru 44: Kapıdan satış
nedir? Kapıdan satış sözleşmelerinin niteliği ve sözleşmede
bulunması gereken unsurlar nelerdir?.
Kapıdan satış; işyeri, fuar, panayır gibi
satış mekanları dışında yapılan satımlardır.
Tüketici ile satıcı veya
sağlayıcı arasında yazılı bir sözleşme yapılması ve akdedilen
sözleşmenin bir nüshasının tüketiciye verilmesi zorunludur.
Sözleşmede bulunması zorunlu asgari bilgiler:
a) Tüketicinin ve satıcı veya sağlayıcının isim, unvan, açık
adres, telefon ve varsa diğer erişim bilgileri,
b) Sözleşmenin düzenlendiği tarih,
c) Malın veya hizmetin teslim veya ifa tarihi,
d) Malın veya hizmetin vergiler dahil Türk Lirası olarak peşin
satış fiyatı,
e) Sözleşme konusu mal veya hizmetin nitelik ve niceliğine
ilişkin açıklayıcı bilgiler,
f) Cayma bildiriminin yapılacağı açık adres,
g) Cayma hakkını belirten en az onaltı punto koyu siyah
harflerle yazılan;
‘Tüketicinin hiçbir
hukuki ve cezai sorumluluk üstlenmeksizin ve hiçbir gerekçe
göstermeksizin malı teslim aldığı veya sözleşmenin imzalandığı
tarihten itibaren yedi gün içerisinde malı veya hizmeti
reddederek sözleşmeden cayma hakkının var olduğunu ve cayma
bildiriminin satıcı veya sağlayıcıya ulaşması tarihinden
itibaren malı geri almayı taahhüt ederiz.’ ibaresi.
Sözleşmede belirlenen şartlar, sonradan hiçbir şekilde ve şartta
tüketici aleyhine değiştirilmez.
Satıcı veya sağlayıcı, sözleşmeyi tüketicinin imzalamasını
ve sözleşme tarihinin tüketicinin kendi el yazısı ile
yazılmasını sağlamak zorundadır.
Cayma hakkını belirten ibarenin sözleşmenin birinci
sayfasında yer alması zorunludur.
Soru 45: Tüketici kapıdan
satışlarda cayma hakkını nasıl kullanır?
Tüketici;
a) Malın teslimi ile sözleşmenin aynı tarihte yapılması
durumunda sözleşmenin düzenlendiği tarihten itibaren,
b) Malın tüketiciye teslimi sözleşmenin imzalandığı tarihten
sonra ise malın teslim tarihinden itibaren,
c) Hizmet satımında, sözleşmenin imzalandığı tarihten itibaren,
yedi günlük cayma hakkı süresinin sonuna kadar malı veya hizmeti
kabul veya hiçbir gerekçe göstermeksizin reddetmekte serbesttir.
Bu süre dolmadan satıcı veya sağlayıcı, kapıdan satış işlemine
konu mal veya hizmet karşılığında tüketiciden herhangi bir isim
altında ödeme yapmasını veya borç altına sokan herhangi bir
belge vermesini isteyemez.
Satıcı, cayma bildirimi kendisine ulaştığı andan itibaren yirmi
gün içerisinde malı geri almakla yükümlüdür.
Tüketici, malın mutat kullanımı sebebiyle meydana gelen
değişiklik ve bozulmalarından sorumlu değildir.
Soru 46: Kapıdan
satışlarda sözleşmenin bir nüshasının tüketiciye verilmemesi
durumunda tüketicinin hakları nelerdir?
Tüketici, sahip olduğu haklarının da yazılı bulunduğu sözleşmeyi
imzalar ve kendi el yazısı ile tarihini yazar.
Satıcı veya sağlayıcı, Kanunda emredilen bilgilerin sözleşmede
yer almasını sağlamak ve taraflar arasında akdedilen sözleşmenin
bir nüshasını tüketiciye vermekle yükümlüdür.
Kanunun 9 uncu maddesine göre düzenlenmiş bir sözleşmenin ve
malın tüketiciye teslim edildiğini ispat satıcıya veya
sağlayıcıya aittir. Aksi takdirde, tüketici cayma hakkını
kullanmak için yedi günlük süre ile bağlı değildir.
Soru 47: Mesafeli sözleşme nedir?
Mesafeli sözleşmeler; yazılı, görsel, telefon ve elektronik
ortamda veya diğer iletişim araçları kullanılarak ve
tüketicilerle karşı karşıya gelinmeksizin yapılan ve malın veya
hizmetin tüketiciye anında veya sonradan teslimi veya ifası
kararlaştırılan sözleşmelerdir.
Soru 48: Mesafeli satış
sözleşmesinin akdinden önce tüketiciye verilmesi gereken ön
bilgiler nelerdir?
Mesafeli sözleşmenin akdinden önce aşağıdaki bilgilerin
tüketiciye verilmesi zorunludur.
a) Satıcı veya sağlayıcının isim, unvan, açık adres, telefon ve
varsa diğer erişim bilgileri,
b) Sözleşme konusu mal ya da hizmetin temel özellikleri,
c) Sözleşme konusu mal ya da hizmetin tüm vergiler dahil satış
fiyatı,
d) Satıcı veya sağlayıcının fiyat dahil tüm vaatlerinin
geçerlilik süresi,
e) Tüketicinin ödemelerinin nasıl yapılacağına dair bilgiler,
f) Teslimat ve ifanın nasıl yapılacağına ve varsa buna ilişkin
masrafların tutarı ve kimin tarafından karşılanacağına dair
bilgiler,
g) Cayma hakkı ve bu hakkın nasıl kullanılacağına dair bilgiler,
h) Tüketiciye bir maliyeti varsa kullanılan iletişim yollarının
ücreti,
ı) Sözleşme konusu mal ya da hizmetin, teslim ve ifa tarihlerine
ilişkin program,
j) Tüketicinin talep ve şikayetlerini iletebileceği satıcı veya
sağlayıcının açık adres, telefon ve varsa diğer erişim
bilgileri.
Tüketici, bu bilgileri edindiğini yazılı olarak teyit etmedikçe
sözleşme akdedilemez. Elektronik ortamda yapılan
sözleşmelerde teyid işlemi, yine elektronik ortamda yapılır.
Soru 49: Mesafeli
satışlarda malın teslim ve ifa süresi ne kadardır?
Satıcı ve sağlayıcı, tüketicinin siparişi kendisine ulaştığı
andan itibaren otuz gün içerisinde edimini yerine
getirir. Bu süre, tüketiciye daha önceden yazılı olarak
bildirilmek koşuluyla en fazla on gün
uzatılabilir.
Satıcı veya sağlayıcı elektronik ortamda tüketiciye teslim
edilen gayri maddî malların veya sunulan hizmetlerin
teslimatının ayıpsız olarak yapıldığını ispatla yükümlüdür.
Soru 50: Mesafeli
satışlarda tüketici cayma hakkını nasıl kullanır?
Tüketici; mal satışına ilişkin mesafeli sözleşmelerde, teslim
aldığı tarihten itibaren yedi gün içerisinde hiçbir
hukuki ve cezai sorumluluk üstlenmeksizin ve hiçbir gerekçe
göstermeksizin malı reddederek sözleşmeden cayma hakkına
sahiptir.
Hizmet sunumuna ilişkin mesafeli sözleşmelerde ise, bu süre
sözleşmenin imzalandığı tarihte başlar.
Sözleşmede, hizmetin ifasının 7 günlük süre dolmadan yapılması
kararlaştırılmışsa, tüketici ifanın başlayacağı tarihe kadar
cayma hakkını kullanabilir.
Cayma hakkının kullanımından kaynaklanan masraflar satıcı
veya sağlayıcıya aittir.
Elektronik ortamda anında ifa edilen hizmetler ve tüketiciye
anında teslim edilen mallara ilişkin sözleşmeler cayma hakkı ve
kullanımına ilişkin hükümlere tabi değildir.
Malın teslimi sözleşmeye taraf olan tüketici dışında bir kişiye
yapılsa dahi tüketici cayma hakkını kullanabilir. Bu durumda
satıcı malı ilgili yönetmeliğin 9
uncu maddesinin dördüncü fıkrası hükmü uyarınca üçüncü kişiden
teslim alır.
Soru 51: Mesafeli
satışlarda cayma hakkı hangi hallerde kullanılamaz?
Tüketicinin özel istek ve talepleri uyarınca üretilen veya
üzerinde değişiklik ya da ilaveler yapılarak kişiye özel hale
getirilen mallarda tüketici cayma hakkını kullanamaz.
Ayrıca tüketici, niteliği itibariyle iade edilemeyecek, hızla
bozulma veya son kullanma tarihi geçme ihtimali olan mallar söz
konusu olduğunda cayma hakkını kullanamaz.
Soru 52: Mesafeli
sözleşmelerde sözleşmede bulunması gereken unsurlarda eksiklik
olmasının sonuçları nelerdir?
Koşullardan biri eksik olduğu taktirde satıcı veya sağlayıcı en
geç otuz gün içerisinde eksikliği giderir. Bu durumda 7 günlük
süre, söz konusu eksikliğin giderildiğine dair bilginin yazılı
olarak tüketiciye ulaştırıldığı tarihten itibaren başlar.
Tüketicinin ödediği bedel kısmen veya tamamen satıcı veya
sağlayıcı tarafından ya da satıcı veya sağlayıcı ile kredi veren
arasındaki anlaşmaya dayanılarak karşılanıyorsa, cayma hakkının
kullanılması halinde, kredi sözleşmesi de hiçbir tazminat veya
cezai şart tutarını ödeme yükümlülüğü söz konusu olmaksızın
kendiliğinden sona erer. Ancak bunun için, cayma bildiriminin
kredi verene de yazılı olarak iletilmesi gerekir.
Satıcı veya sağlayıcı cayma bildiriminin kendisine ulaştığı
tarihten itibaren on gün içinde almış olduğu bedeli, kıymetli
evrakı ve tüketiciyi bu hukukî işlemden dolayı borç altına sokan
her türlü belgeyi iade etmek ve yirmi gün içerisinde de malı
geri almakla yükümlüdür.
Soru 53: Tüketici Kredisi
nedir?
Tüketici kredisi, tüketicilerin
bir mal veya hizmet edinmek amacıyla kredi verenden nakit
olarak aldıkları kredidir.
Soru 54: Tüketici kredisi sözleşmelerinin şekil şartı ile bu
sözleşmelerde bulunması gereken unsurlar hakkında bilgi veriniz.
Tüketici kredisi
sözleşmesinin yazılı olarak yapılması ve bu sözleşmenin bir
nüshasının tüketiciye verilmesi zorunludur.
Taraflar arasında
akdedilen sözleşmede öngörülen kredi şartları, sözleşme süresi
içerisinde tüketici aleyhine değiştirilemez.
Tüketici kredisi sözleşmelerinde;
a) Tüketici kredisi tutarı,
b) Faiz ve diğer unsurlarla birlikte toplam borç tutarı,
c) Faizin hesaplandığı yıllık oran,
d) Ödeme tarihleri, anapara, faiz, fon ve diğer masrafların ayrı
ayrı belirtildiği ödeme planı,
e) İstenecek teminatlar,
f) Akdi faiz oranının yüzde otuz fazlasını geçmemek üzere gecikme faizi
oranı,
g) Borçlunun temerrüde düşmesinin hukuki sonuçları,
h) Kredinin vadesinden önce kapatılmasına ilişkin şartlar,
ı) Kredinin yabancı
para birimi cinsinden kullandırılması durumunda, geri ödemeye
ilişkin taksitlerin ve toplam kredi tutarının hesaplanmasında,
hangi tarihteki kurun dikkate alınacağına ilişkin şartlar yer
almalıdır.
Soru 55: Tüketici kredisi sözleşmelerinde “Muacceliyet Şartları”
hakkında bilgi veriniz.
Kredi veren, taksitlerden birinin veya birkaçının ödenmemesi
halinde kalan borcun tümünün ifasını talep etme hakkını saklı
tutmuşsa, bu hak;
-Kredi verenin bütün
edimlerini ifa etmiş olması durumunda ve
-Tüketicinin
birbirini izleyen en az
iki taksidi ödemede temerrüde düşmesi halinde kullanılabilir.
Ancak, kredi verenin bu hakkını kullanabilmesi için
en az bir hafta süre
vererek muacceliyet
uyarısında bulunması gerekir.
Soru 56: Tüketici kredisi sözleşmelerinde kefil istenebilir mi?
Tüketici kredilerinde şahsi teminat yani kefil istenebilir. Bu
durumda; kredi veren, asıl borçluya başvurmadan, kefilden borcun
ifasını isteyemez. Tüketici kredilerindeki kefalet, Borçlar
Kanununda belirtilen “adi kefalet” hükümlerine tabidir.
Tüketici kredisinde kefil söz konusu ise, kredi verenin,
öncelikle asıl borçluya gitmesi ve borcun tahsili için tüm
yollara başvurması gerekmektedir. Fakat buna rağmen, asıl
borçludan borcun tahsili mümkün değilse kefile başvurulabilir.
Soru 57: Tüketici kredisi sözleşmelerinde taksitlerin önceden
ödenmesinde kredi verenin sorumluluğu
nelerdir?
Tüketici, kredi verene borçlandığı toplam miktarı önceden
ödeyebileceği gibi aynı zamanda vadesi gelmemiş bir ya da birden
çok taksit ödemesinde de bulunabilir. Her iki durumda da kredi
veren, ödenen miktara göre gerekli faiz ve komisyon indirimini
yapmakla yükümlüdür.
Erken ödemelerde yapılacak faiz ve komisyon indirimleri,
01.08.2003 tarih ve 25186 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan
“Tüketici Kredisinin Erken Ödenme İndirimi ve Kredinin Yıllık
Maliyet Oranını Hesaplama Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik”
hükümleri doğrultusunda yapılmalıdır.
Soru 58: Bağlı Kredi
nedir, bağlı kredilerde kredi veren hangi durumlarda sorumludur?
Kredi verenin, belirli marka bir
mal veya hizmetin satın alınması ya da belirli bir satıcı veya
sağlayıcı ile yapılacak satış sözleşmesi şartı ile verdiği
kredi, bağlı kredidir. Bu durumda; satılan malın veya
hizmetin hiç ya da zamanında teslim veya ifa edilmemesi
halinde, kredi veren tüketiciye karşı satıcı veya sağlayıcı
ile birlikte müteselsilen sorumlu olur.
Soru 59: Tüketici kredisi
sözleşmelerinde, tüketiciden kıymetli evrak istenir mi?
Kredi verenin ödemeleri bir kıymetli evraka bağlaması ya da
krediyi kıymetli evrak kabul etmek suretiyle teminat altına
alması yasaktır.
Bu yasağa rağmen tüketiciden bir kıymetli evrak alınacak olursa,
tüketici bu kıymetli evrakı kredi verenden geri istemek hakkına
sahiptir. Ayrıca, kredi veren kıymetli evrakın ciro edilmesi
sebebiyle tüketicinin uğradığı zararı tazmin etmekle yükümlüdür.
Soru 60: Kredi kartı sözleşmelerinin usul ve esasları nelerdir?
Banka kartları ve kredi kartlarının çıkarılmasına, kullanımına,
takas ve mahsup işlemlerine ilişkin usul ve esasları düzenlemek,
kartlı ödeme sisteminin etkin çalışmasını sağlamak amacıyla,
banka kartları ve kredi kartlarına özel 5464 sayılı
Kanun, 01.03.2006 tarih ve 26095 sayılı Resmi Gazetede
yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.
4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun kredi
kartlarına ilişkin 10/A maddesi, uygulanacak gecikme faizi hükmü
dışında geçerli olmakla birlikte, 5464 sayılı Kanun ile, kredi
kartı uygulamalarına daha kapsamlı düzenlemeler getirilmiştir.
Buna göre;
-Kart çıkaran kuruluşlar ile kart hamilleri arasındaki ilişkiler, bu
Kanun ve ilgili diğer mevzuat çerçevesinde en az oniki punto ve
koyu siyah harflerle hazırlanacak yazılı sözleşme ile
düzenlenir.
-Sözleşmenin bir örneği, kart hamiline ve varsa kefile verilir. Sözleşme
hükümleri ve kartın kullanımı hakkında kart hamiline ayrıntılı
bilgi verilmesi zorunludur.
-Sözleşmede belirtilen asgari tutar, dönem borcunun yüzde yirmisinden
aşağı olamaz.
-Hesap özetinde yer alan asgari ödeme tutarı son ödeme tarihinde
ödenmediği takdirde kart hamili ödenmeyen tutar için sözleşmede
öngörülen gecikme faizi dışında bir yükümlülük altına sokulamaz.
-Kart hamilinin yaptığı işlemler nedeniyle, sözleşmede yer almayan faiz,
komisyon veya masraf gibi adlar altında hiçbir şekil ve surette
ödeme talep edilemez ve kart hamilinin hesabından kesinti
yapılamaz.
-Sözleşmede kart hamilinin haklarını zedeleyici ve kart çıkaran kuruluş
lehine tek taraflı haksız şartlar sağlayan hükümlere yer
verilemez.
-Kart hamilinin borcu
kefile bildirilmedikçe, kefil için temerrüt durumunun
oluşmayacağı sözleşmede gösterilir.
-Sözleşme hükümlerinde kefilin sorumluluğunu artırıcı nitelikteki
değişikliklere ve kartın kullanım limitinin yükseltilmesine
ilişkin olarak kefilin ilave şartlara dair sorumluluğunun
başlaması için kefilin yazılı onayının alınması şarttır.
-Kredi kartı kullanımlarındaki kefalet, Borçlar Kanununda belirtilen adi
kefalet hükümlerine tabidir. Asıl borçluya başvurulup borcun
tahsili için tüm yollar denenmeden kefilden borcun ifası
istenemez.
-Kredi kartı sözleşmelerinde yer alması gereken asgari hususlar Kurulca
(Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu) ayrıca belirlenir.
Soru 61: Kredi kartı sözleşmelerinde faiz hesaplaması ve
sözleşme değişiklikleri nasıl olmalıdır?
Faiz hesaplaması
-Kredi kartı uygulamalarında işletilecek tüm faizler (akdi faiz,
gecikme faizi), hesap özetinde belirtilen hesap kesim tarihinden
itibaren işletilir.
-Nakit kullanımına ilişkin borçlar hakkında işlem tarihi esas
alınabilir.
-Tüm faizler kalan hesap bakiyesine işletilir.
-Asgari tutar ve üzerinde ödeme yapılması durumunda kalan hesap
bakiyesine akdi faiz uygulanır.
-Asgari tutarın altında ödeme yapılması durumunda ise kalan hesap
bakiyesine gecikme faizi uygulanır.
-Temerrüt hali de dahil olmak üzere, kart uygulamasından doğan borçlarda
bileşik faiz uygulanmaz.
-Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, azami akdi ve gecikme faiz oranlarını
tespit etmeye yetkilidir ve belirlediği bu oranları 3 ayda bir
açıklar.
-Hesap kesim tarihi ile son ödeme tarihi arasında on günden az bir süre
olamaz.
-4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 10 uncu maddesinin
ikinci fıkrasının (f) bendi kredi kartları için uygulanmaz.
Sözleşme değişiklikleri
-Sözleşmede yapılacak değişiklikler kart hamiline bildirilir. Bu
değişiklikler bildirimin yapıldığı döneme ilişkin son ödeme
tarihinden itibaren hüküm ifade eder.
-Bildirimin ait olduğu döneme ilişkin son ödeme tarihinden sonra kartın
kullanılmaya devam olunması halinde, sözleşmede meydana gelen
değişikliklerin kabul edildiği addolunur.
-Faiz oranının artırılması durumunda ise bu değişikliğin hüküm ifade
edebilmesi için otuz gün önceden kart hamiline bildirilmesi
zorunludur. Kart hamili faiz artırımına ilişkin bildirim
tarihinden itibaren en geç altmış gün içinde tüm borcunu ödeyip
kredi kartını kullanmaya son verdiği takdirde faiz artışından
etkilenmez.
-Kart hamili,
talep etmek suretiyle kartı iptal ettirmek ve sözleşmeyi
feshetmek hakkına sahiptir.
Soru 62: Kredi kartı ile yapılan alışverişlerde komisyon alınır
mı?
Mal veya
hizmetin kredi kartı ile satın alındığı durumlarda, satıcı veya
sağlayıcı, tüketiciden komisyon veya benzeri bir isim altında
ilave ödemede bulunmasını isteyemez.
Soru 63: Süreli
yayın kuruluşları promosyon
olarak hangi ürünleri verebilirler?
Kitap, dergi, ansiklopedi, afiş, bayrak, poster, sözlü veya
görüntülü manyetik bant veya optik disk gibi süreli yayıncılık
amaçlarına aykırı olmayan kültürel ürünler
Süreli yayın kuruluşlarınca bilet, kupon, iştirak numarası,
oyun, çekiliş ve benzeri yollarla düzenlenebilir. Ancak, süreli
yayın kuruluşu yukarıda sayılanların dışında her ne amaç ve
şekilde olursa olsun ikinci bir ürün ve/veya hizmetin taahhüdünü
ve dağıtımını yapamaz.
Soru 64: Süreli yayın
kuruluşlarının kültürel amaçlarla kampanya düzenlemesi halinde,
kampanya süresi ne kadardır?
Kitap, dergi, ansiklopedi, afiş, bayrak, poster, sözlü veya
görüntülü manyetik bant veya optik disk gibi süreli yayıncılık
amaçlarına aykırı olmayan kültürel ürünler gibi kültürel
amaçlarla kampanya düzenlenmesi halinde, kampanya süresi
altmış günü geçemez. Kampanya konusu mal veya hizmet
bedelinin bir bölümünün tüketici tarafından karşılanması
istenemez.
Soru 65: Süreli yayın
kuruluşlarının kampanyaya ilişkin yükümlülükleri nelerdir?
a.
Kampanyaya ait reklam ve ilânlarında,
kampanya konusu mal veya hizmetin Türkiye genelinde
teslim ve ifa tarihlerine ilişkin programını
ilân etmek zorundadır.
b.
Kampanya konusu mal veya hizmetin teslim
ve ifasını, kampanyanın bitiminden itibaren otuz gün içinde
yerine getirmek zorundadır.
Soru 66: Süreli yayın
kuruluşu kampanya süresince süreli yayının satış fiyatını
artırılabilir mi?
Kampanya süresince, süreli yayının satış fiyatı, ikinci ürün
olarak verilmesi taahhüt edilen mal veya hizmetin yol açtığı
maliyet artışı nedeniyle artırılamaz.
Soru 67: Süreli yayın
kuruluşunun düzenlediği kampanyanın kapsamı ve içeriği hakkında
bilgi veriniz?
Kampanya konusu mal veya hizmet taahhüdü ve dağıtımı bölünerek
yapılamayacağı gibi, bu mal veya hizmetin ayrılmaz ya da
tamamlayıcı parçaları da ayrı bir kampanya konusu haline
getirilemez.
Bu Kanunun uygulamasında, ikinci ürün olarak verilmesi taahhüt
edilen her bir mal veya hizmete ilişkin işlemler bağımsız bir
kampanya olarak kabul edilir.
Süreli yayın kuruluşları tarafından düzenlenmeyen, ancak süreli
yayınla doğrudan veya dolaylı irtibatlandırılan kampanyalar da
bu hükümlere tabidir.
Soru 68:
TKHK’ya göre abonelik sözleşmelerine son verilmesi hususu
nasıl düzenlenmiştir?
Aboneliğin Sona Ermesi:
Her türlü abonelik sözleşmelerine
taraf olan tüketiciler, isteklerini satıcıya yazılı olarak
bildirmek kaydıyla aboneliklerine tek taraflı son verebilirler.
Yükümlülük:
Satıcı tüketicinin aboneliğe son verme isteğini,
yazılı bildirimin kendisine ulaştığı tarihten itibaren en geç
yedi gün içinde yerine getirmekle yükümlüdür.
Aboneliğe Son Verme Zamanı: Süreli yayın aboneliğine son
verme isteği ise; yazılı bildirimin satıcıya ulaştığı tarihten
itibaren
a.
Günlük yayınlarda on beş gün sonra
yürürlüğe girer.
b.
Haftalık yayınlarda bir ay sonra
yürürlüğe girer.
c.
Aylık yayınlarda üç ay sonra yürürlüğe
girer.
d.
Daha uzun süreli yayınlarda ise,
bildirimden sonraki ilk yayını müteakiben yürürlüğe konulur.
İade: Satıcı, abone
ücretinin geri kalan kısmını hiçbir kesinti yapmaksızın on beş
gün içinde iade etmekle yükümlüdür.
Soru 69: Etiket, fiyat ve tarife listelerinde belirtilen fiyat
ile kasa fiyatı arasında fark olması durumunda hangi fiyat
geçerli olacaktır.
Etiket, fiyat ve tarife listelerinde belirtilen fiyat ile kasa
fiyatı arasında fark olması durumunda tüketici lehine olan fiyat
üzerinden satış yapılır.
Soru 70: Kamunun fiyatını belirlediği mal ve hizmetler daha
yüksek bir fiyatla satılabilir mi?
Fiyatı; Bakanlar Kurulu, kamu
kurum ve kuruluşları veya kamu kurumu niteliğinde meslek
kuruluşları tarafından belirlenen mal veya hizmetlerin,
belirlenen bu fiyatın üzerinde bir fiyatla satışa sunulması
yasaktır.
Soru 71: Etiket ve
listelerde bulunması zorunlu hususlar nelerdir?
Etiket ve listelerde bulunması zorunlu hususlar aşağıda
gösterilmiştir:
a) Malın üretim yeri,
b) Malın ayırıcı özelliği,
c) Malın tüm vergiler dahil satış fiyatı.
Soru 72: İthal edilmiş
mallara ait etiketlerde bulunması gereken ibare nedir? Hangi
mallarda birim fiyatı bulunmalıdır?
İthal edilmiş mallara ait
etiketlerde; malın üretildiği ülke isminin veya ‘ithal’, ‘ithal
malı’, ‘yabancı’ gibi malın ithal edildiğini gösterir bir
ibarenin kullanılması zorunludur. Etikette bu tür bir ibarenin
yer almaması ya da ‘yerli’, ‘yerli malı’, ‘Türk Malı’ gibi
ibarelerin kullanılması, o malın yurt içinde üretildiğini
gösterir.
Birim Fiyatı
Üretici veya satıcılar tarafından yapılarak; cam, naylon,
karton, kağıt ve bunlara benzer maddelerden oluşan kutu, kova,
şişe, kavanoz, poşet, torba ve benzeri ambalajlar içinde satılan
her türlü gıda, yiyecek, içecek ve temizlik maddelerinin
etiketlerinde; net ağırlıklarının veya hacimlerinin satış
fiyatları ile birim fiyatlarının aynı boyut ve renkte
görülebilir ve okunabilir şekilde yazılması zorunludur. Örnek:
900 gr olarak satışa sunulan makarnanın birim fiyatı (Kg başına)
1,00YTL ise, fiyatı 0,90 YTL olması gerekir. Satışa arz
edildiğinde ise, satış fiyatının (0,90 YTL)
yanında birim fiyatının
da (1,00 YTL) yazılması
gerekir.
Soru 73: Etiket
zorunluluğu olmayan mallar hangileridir?
Üzerinde veya ambalajında, etikette aranılan hususlar basılı
olarak açıkça yazılı bulunan mallarla, kitap, dergi ve gazete
gibi üzerinde fiyatı belirtilmiş olan mallarda ve arttırma
suretiyle veya özel kanunlarına göre satışı yapılan mallarda
etiket ve liste koyma zorunluluğu yoktur.
Satış fiyatı, ulusal veya uluslararası borsa veya benzeri kurum
ya da kuruluşlarca ya da ticari örf ve adetlere göre belirlenen
ve uygulanan kıymetli taş veya madenlerden yapılmış mallarda da
etiket ve liste koyma zorunluluğu bulunmamakla birlikte bu
malların cinslerine göre birim satış fiyatları; Yönetmeliğe
aykırı olmamak üzere, satışa arz edildikleri işyerinin uygun bir
yerinde görülebilir ve okunabilir bir şekilde gösterilir. Bu
satış fiyatlarına işçilik bedelinin dahil olup olmadığı ayrıca
ve açıkça belirtilir.
Üretici, toptancı ve ithalatçı satıcılar tarafından
ambalajlanarak satışa sunulan mallarda, Bakanlıkça mecburi
uygulamaya konulan TS 4331 nolu ‘Ambalajların İşaretlenmesi ve
Etiketlenmesi’ ile ilgili standart hükümleri ayrıca uygulanır.
Soru 74: Etiketin konuluş
biçimi ve yeri nasıl olmalıdır?
Perakende olarak satışa arz edilen mallara konulması zorunlu
olan etiketler; malın niteliğine, malın satışa sunulduğu yerin
büyüklüğüne, ticari usul ve adetlere göre malın veya aynı
nitelikteki mal gruplarının veya raflarının üzerine konulmak,
dikilmek, zımbalamak, yapıştırılmak bunlara herhangi bir bağ ile
tutturulmak veya asılmak suretiyle kullanılır.
Etiketlerin ve listelerin kare, dikdörtgen, daire ve benzeri
geometrik bir şekilde olması gerekir. Bunların kolaylıkla
görülebilir boyutlarda, üzerindeki rakam ve harflerin
okunabilir, düzgün, eksiksiz, gerçeğe uygun, yeterli büyüklükte
ve başka rakam, kelime ve işaretlerle karışıklığa sebep
vermeyecek görünüşte olması, yanıltıcı ve aldatıcı bilgiler,
içermemesi zorunludur. Etiketlerin tüketiciler tarafından
kolaylıkla görülebilecek ve hangi mala ait olduğu açıkça belli
olacak şekilde konulması gerekir.
5083 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Devletinin Para Birimi
Hakkında Kanun gereği Etiket ve tarife listelerinde satış
fiyatlarının; Bakanlar Kurulu’nun, Yeni Türk Lirası ve Yeni
Kuruşta yer alan yeni ibarelerini kaldırana kadar ‘Yeni Türk
Lirası’ veya kısaca ‘YTL’ şeklinde yazılması zorunludur.
Soru 75: Tarife ve Fiyat
Listesi konuluş biçimi ve yeri nasıl olmalıdır?
Hizmetlerin özelliğine ve tüketiciye sunuluş biçimine göre,
tarife ve fiyat listelerine ilişkin belge, levha, pano ve
benzerleri, hizmetin sunulduğu işyerinde, tüketiciler tarafından
görülebilecek ve kolaylıkla okunabilecek şekilde asılır, takılır
veya konulur.
Lokanta ve bunun gibi yerlerde tarife ve fiyat listelerinin
işyerinin dışında da gösterilmesi ayrıca, tarife ve fiyat
listesinde gösterilen fiyatların üzerine; servis ücreti veya
herhangi bir isim altında başka bir ücret konulacaksa, bunun
tarife ve fiyat listesinde gösterilmesi zorunludur.
Tarife ve fiyatları, meslek kuruluşları veya mevzuatına göre bu
konuda yetkili bulunan kurum ya da kuruluşlarca belirlenen mal
ve hizmetlere ilişkin, tarife ve fiyat listelerini içeren belge,
levha, pano ve benzerleri, ilgili Yönetmeliğin 8 ve 9 uncu
maddelerine aykırı olmamak kaydıyla bu kurum ve kuruluşlarca
belirli tip ve ebatta hazırlanabilir.
Soru 76: İndirimli
satışlarda etiketlerde yer alması gereken bilgiler nelerdir?
Fiyat indirimine giren mal ve hizmetlerin etiket, tarife ve
fiyat listelerinde, bu Yönetmeliğe göre yer alması gereken
hususlara ek olarak, indirimli satış fiyatının; 9 uncu maddedeki
esaslara aykırı olmamak üzere malın indirimden önceki satış
fiyatıyla birlikte ayrıca gösterilmesi zorunludur. Lokanta
ve bunun gibi yerlerde bu zorunluluk aranmaz.
Toptan ve perakende satışların birlikte yapıldığı yerlerde,
perakende satışlar için ilgili Yönetmelik hükümleri uygulanır.
Soru 77: Etiket, tarife
ve fiyat listelerine ilişkin mevzuatın uygulanmasında kimler
yetkilidir?
Bakanlık ve belediyeler, ilgili Yönetmelik hükümlerinin
uygulanması ve izlenmesine ilişkin işleri yürütmekle ayrı ayrı
görevlidirler.
Soru 78: Garanti Belgesi TKHK’da nasıl tanımlanmıştır? Kimler Garanti
Belgesi düzenlemek zorundadır?
Garanti Belgesi:
İmalatçı – üretici veya ithalatçıların, sattıkları, ürettikleri
ve/veya ithal ettikleri mallar için düzenlenen ve malın garanti
süresi içerisinde meydana gelebilecek arızalarının en az iki yıl
süreyle veya özelliği nedeniyle belirlendiği ölçü birimi
içerisinde, ücretsiz olarak yenisi ile değiştirilmesinin,
tamirinin, bedel iadesinin veya bedel indiriminin taahhüt
edildiğini ve satıcı ile tüketicinin yükümlülüklerini gösteren
belgeyi ifade eder.
İmalatçı-üretici veya ithalatçı firmalar, imal veya ithal
ettikleri, ilgili yönetmeliğin ekinde
yer alan listedeki mallar
için; Bakanlığa başvurarak garanti belgelerini onaylatmak ve
tüketicilere verilecek garanti belgesi düzenlemek zorundadırlar.
Hazırlanacak garanti belgesinin tasdik edilerek tüketiciye
verilmesini temin etmekle satıcı, bayii, acente ya da
temsilcilikler yükümlü ve sorumludurlar.
Servis istasyonlarında yapılan onarım ve parça değişimi
işlemleri sonucunda verilen fatura, ilgili Yönetmeliğin
öngördüğü garanti şartlarını içermesi kaydıyla, garanti belgesi
yerine geçer.
Soru 79: TKHK’da garanti
ve tamir süresi nasıl düzenlenmiştir?
Garanti süresi; malın tüketiciye teslim tarihinden itibaren
başlar ve en az iki yıl ve/veya ilgili Yönetmeliğin
ekli listesinde yer alan ölçü birimi ile tespit edilen değer
kadardır.
Garanti süresinin başka bir ölçü birimi ile belirlenmiş olması
halinde, malın üzerinde bu ölçü biriminin tespitine yönelik bir
düzeneğin bulunması veya yapısının bu değerin tespitine uygun
olması gerekir. Aksi halde garanti süresinin 2 yıl olduğu kabul
edilir.
Malın arızalanması durumunda, tamirde geçen süre garanti
süresine eklenir.
Malın tamir süresi en fazla 30 iş günüdür. Bu süre mala
ilişkin arızanın servis istasyonuna, servis istasyonunun
olmaması durumunda, malın satıcısı, bayii, acentesi,
temsilciliği, ithalatçısı veya imalatçısı- üreticisinden birine
bildirim tarihinden itibaren başlar.
Malın arızasının 15 iş günü içerisinde giderilememesi halinde,
imalatçı–üretici veya ithalatçı; malın tamiri tamamlanıncaya
kadar, benzer özelliklere sahip başka bir malı tüketicinin
kullanımına tahsis etmek zorundadır.
Soru 80: Garanti süresi
içerisinde arızalanan bir malın tamir edilmesi için ücret
istenebilir mi?
Satıcı, malın; garanti
süresi içinde, gerek malzeme ve işçilik gerekse montaj
hatalarından dolayı arızalanması halinde işçilik masrafı,
değiştirilen parça bedeli ya da başka herhangi bir ad altında
hiçbir ücret talep etmeksizin tamirini yapmak veya
yaptırmakla yükümlüdür.
Arızalarda kullanım hatasının bulunup bulunmadığı servis
istasyonları, servis istasyonunun mevcut olmaması halinde
sırasıyla; bu malın satıcısı, bayii, acentesi, temsilciliği,
ithalatçısı veya imalatçı-üreticisinden birisi tarafından
düzenlenen raporla belirlenir.
Tüketiciler, yukarıda belirtilen rapora ilişkin olarak bilirkişi
tarafından tespit yapılması talebiyle ilgili Tüketici Sorunları
Hakem Heyetine başvurabilir.
Soru 81: Tüketiciler
malın garanti süresi içinde arızalanması halinde hangi
durumlarda Kanunun 4 üncü maddesindeki seçimlik haklarını
kullanabilir?
Tüketicinin onarım hakkını kullanmasına rağmen malın;
a) Tüketiciye teslim edildiği tarihten itibaren, belirlenen
garanti süresi içinde kalmak kaydıyla,
bir yıl içerisinde;
aynı arızanın ikiden fazla tekrarlanması veya farklı
arızaların dörtten fazla meydana gelmesi veya
belirlenen garanti süresi
içerisinde farklı arızaların toplamının altıdan fazla
olması unsurlarının yanı sıra, bu arızaların
maldan yararlanamamayı sürekli kılması,
b) Tamiri için gereken azami sürenin aşılması,
c) Firmanın servis istasyonunun, servis istasyonunun mevcut
olmaması halinde sırasıyla satıcısı, bayii, acentesi,
temsilciliği, ithalatçısı veya imalatçı-üreticisinden birisinin
düzenleyeceği raporla arızanın tamirinin mümkün
bulunmadığının belirlenmesi,
durumlarında,
tüketici malın ücretsiz değiştirilmesini, bedel iadesi veya ayıp
oranında bedel indirimi talep edebilir.
Yukarıda (c) bendinde belirtilen raporun, tüketicinin başvuru
tarihinden itibaren yedi gün içerisinde düzenlenmesi zorunludur.
Tüketici, raporun belirtilen süre içerisinde düzenlenmemesi veya
raporu kabul etmemesi hallerinde, ilgili tüketici sorunları
hakem heyetine başvurarak mevcut durumun tespit edilmesini
isteyebilir.
Satıcı, tüketicinin yukarıda belirtilen taleplerini reddedemez.
Tüketicinin bu taleplerine karşı satıcı, bayii, acente,
imalatçı- üretici ve ithalatçı müteselsilen sorumludurlar.
Soru 82: Değiştirilen
ürünün garanti süresi ne kadardır? Kullanım hatasından
kaynaklanan arızalarda tüketiciler garanti hükümlerinden
faydalanabilir mi?
Garanti uygulaması sırasında değiştirilen malın garanti
süresi, satın alınan malın kalan garanti süresi ile sınırlıdır.
Tüketicinin malı kullanma kılavuzunda yer alan hususlara aykırı
kullanmasından kaynaklanan arızalar hakkında ilgili Yönetmeliğin
13 ve 14 üncü madde hükümleri uygulanmaz.
Soru 83: Garanti belgesi
düzenleme zorunluluğu hangi durumlarda aranmaz?
1- Garanti belgesi ile satılmak zorunda olan bir malın
imalatının veya ithalatının yalnızca bir gerçek veya tüzel
kişiliğin siparişi üzerine, özel olarak gerçekleştirilmesi
durumunda; satıcı ile tüketici arasında satış sonrası
hizmetlerini de kapsayacak şekilde ilgili Yönetmelik hükümlerine
uygun yazılı bir sözleşmenin bulunması kaydıyla ve
2- Ayrıca kendi ihtiyacında kullanılmak üzere yapılacak
imalat veya ithalatlarda,
garanti belgesi düzenleme zorunluluğu aranmaz.
Soru 84: TKHK’da Ticari
Reklam ve ilan nasıl tanımlanmıştır?
Ticari reklam ve ilân:
Mal, hizmet veya marka tanıtmak, hedef kitleyi oluşturanları
bilgilendirmek ve ikna etmek, satışını veya kiralanmasını
sağlamak ya da arttırmak amacıyla reklam veren tarafından
herhangi bir mecrada yayımlanan pazarlama iletişimi
niteliğindeki duyuruyu ifade eder.
Soru 85: Reklam ve
ilanlarda uyulması gereken temel ilkeler nelerdir?
Ticari reklam ve ilânlarda, aşağıda belirtilen temel ilkeler
esas alınır.
a) Reklamlar yasalara, genel ahlaka uygun, doğru ve dürüst
olmalıdır.
b) Her reklam ekonomik ve sosyal sorumluluk bilinci içinde iş
hayatında ve kamuoyunda kabul gören dürüst rekabet ilkelerine
uygun olmalıdır.
c) Reklamlar, güvenlik kurallarının gözetilmediği ve insan
güvenliği açısından tehlike oluşturabilecek uygulama ve
durumlarla ilgili hiçbir sunum ya da tanımlama içeremez.
d) Biçimi ve yayımlandığı mecra ne olursa olsun, bir reklamın
"reklam" olduğu açıkça anlaşılmalıdır. Bir reklam haber ve yorum
öğeleri içeren bir mecrada yayımlandığında, "reklam" olduğu
kolaylıkla algılanacak biçimde belirtilir. Örtülü reklam
yapılamaz.
e) Reklamlar, ortalama reklam izleyicisinin algılama düzeyi ile
reklamın tüketici üzerindeki olası etkisi göz önünde
bulundurularak hazırlanır. Reklamdaki ana vaadin istisnası
niteliğindeki ifade ve/veya görüntülerin;
1) Yazılı mecralarda, okunabilir büyüklükte yazılarak,
2) Görsel mecralarda, yalnızca sözle ve/veya okunabilirliğini
sağlamak şartıyla yazılı olarak,
3) Sözlü mecralarda, anlaşılabilir biçimde okunarak
belirtilmesi zorunludur.
f) Reklamlar, insan onurunu zedeleyici biçimde yapılmamalıdır.
g) Reklamlar, kişilik haklarını zedeleyici biçimde yapılamaz.
h) Reklamlar, önceden izin alınmadan, hiç kimsenin özel veya
sosyal hayatını gösteremez ya da anlatamaz. Reklamlarda, hiç
kimsenin özel mülkü, önceden izin alınmadan bir kişisel onay
etkisi yansıtacak şekilde görüntülenemez veya belirtilemez.
i) Reklamlar, kamu düzenini bozucu nitelikte olamaz; şiddet
hareketlerine yol açıcı, göz yumucu, özendirici veya
destekleyici unsurlar içeremez; yasadışı veya kınanacak
davranışları cesaretlendiremez.
j) Reklamlar, dil, din, ırk, mezhep, felsefi düşünce ve
cinsiyete dayalı ayrımcılık üzerine kurulamaz, ayrımcılığı
destekleyemez, kötüleme içeremez, istismar edemez.
Soru 86: Ticari Reklam ve
İlanlara İlişkin İlkeler ve Uygulama Esaslarına Dair
Yönetmelikte ahlaka
uygunluk, dürüstlük ve doğruluk kavramları nasıl düzenlenmiştir?
Ahlaka Uygunluk
Reklamlar, ahlaka uygunluk açısından aşağıdaki hususlara aykırı
olamaz.
a) Genel ahlak kurallarına aykırı ifadeler ya da görüntüler
içeremez.
b) Cinselliğin istismarı ile pornografi içeren ifadeler ya da
görüntüler taşıyamaz.
c) Korku ve batıl inançlar istismar edilemez.
d) Toplumun acıma duygularını istismar edecek şekilde, hasta,
bebek, çocuk, yaşlı ve özürlülerle ilgili ifadeler ya da
görüntüler kullanılamaz.
e) Hastaların tedavi öncesi ve sonrasına ait görüntü veya
ifadelere yer verilemez.
Dürüstlük ve Doğruluk
Reklamların aşağıda belirtilen hususlara göre doğru ve dürüst
olması esastır.
a) Reklamlar, tüketicinin güvenini kötüye kullanacak ya da onun
tecrübe ve bilgi eksikliklerini istismar edecek biçimde olamaz.
b) Çok kısa sürelerle imaj veren elektronik aygıt ya da başka
bir araç kullanılarak ya da yapılarını, izleyenlerin fark
edemeyecekleri ya da bilemeyecekleri bir biçime sokarak
bilinçaltıyla algılanmasını sağlayan reklamlar yapılamaz.
c) Reklamlar, özellikle aşağıda belirtilen konularda, eksik
bilgi vererek, anlam karışıklığına yol açarak veya abartılı
iddialar ileri sürerek yanlış izlenimler yaratmak suretiyle
tüketiciyi doğrudan ya da dolaylı olarak yanıltabilecek ifadeler
ya da görüntüler içeremez.
Bunlar;
1) Malın yapısını, bileşimini, üretim yöntemi ve tarihini, amaca
uygunluğunu, kullanım alanları ve imkanlarını, verim ve
performansını, miktarını, ticari ya da coğrafi veya jeolojik
kökeni, çevreye etkisi gibi özelliklerini,
2) Mal veya hizmetin değeri ve ödenecek gerçek toplam fiyatını,
3) Kiralama yoluyla satış, kiralama, taksitle satış ve kredili
satış gibi diğer ödeme şartlarını,
4) Teslim, değiştirme, geri alma, garanti, bakım ve onarım
şartlarını,
5) Telif haklarını; patent, marka, faydalı model, endüstriyel
tasarım, coğrafi işaretler gibi sınai mülkiyet haklarını ve
ticaret unvanlarını,
6) Resmi tanınma ya da onay, madalyalar, ödüller ve
diplomalarını,
7) Sosyal amaçlı yardımları,
8) Hizmetlerin niteliklerini,
kapsar.
d) Reklamlarda, alıcının satın alma işleminden doğan mevcut
yasal haklarının fazlasını sağlamayan bir garantiye yer
verilemez. Ancak, garantinin ayrıntılı şartları ve alıcının
zararını karşılayıcı önlemler açık biçimde reklamlarda
belirtildiği, ya da alıcı bu bilgileri satış yerinde yazılı
olarak veya mal ile birlikte sağlayabildiği takdirde, "garanti",
"garantili", "teminat", "teminat altında" veya aynı anlamı
taşıyan başka kelimeler kullanabilir.
e) Kira yoluyla satış, taksitle veya diğer tüketici kredisiyle
satış şartlarını içeren reklamlar, malın peşin fiyatı, teminat,
ödeme takvimi, faiz oranı, malların toplam maliyeti ya da diğer
satış şartları konusunda yanlış anlamaya yer verecek biçimde
sunulamaz.
f) Kredi vermeye ilişkin reklamlarda, kredinin türü ve vadesi,
istenen teminatlar ya da aranan diğer özellikler, geri ödeme
koşulları, gerçek faiz ödemeleri ve olası diğer ödentiler
konusunda tüketiciyi yanıltabilecek türde hiçbir ifade yer
alamaz.
g) Reklamlar, araştırma sonuçlarını veya teknik bilimsel
yayınlardan yapılan alıntıları çarpıtamaz. İstatistikler
gerçekte olduklarından farklı sonuçlar doğuracak biçimde
sunulamaz. Bilimsel terimler yanıltıcı biçimde kullanılamaz.
Reklamlarda, yer alan iddiaları, gerçekte sahip olmadıkları bir
bilimsel temele sahipmiş gibi göstermek üzere bilimsel
terminoloji ve yersiz bilimsel ifadeler kullanılamaz.
h) Zehirli, yanıcı, parlayıcı ya da patlayıcı olan malların
taşıdığı tehlike ve risklerin, tüketicinin ve çevrenin güvenliği
açısından, ambalaj ve/veya tanıtma ve kullanma kılavuzlarında
açıkça belirtilmesi zorunludur.
Soru 87: Satışı
özendirici reklamlarda uyulması gereken ilkeler nelerdir?
Mal veya hizmetlere yönelik pazarlama tekniklerini uygulamak
veya yarışmalar düzenlemek suretiyle yapılan satışları
özendirici reklamlarda:
a) Reklamı yapılan mal veya hizmetlerin satın alınması halinde
müşteriye ayrıca hediye mal veya hizmetlerin veya ikramiyelerin
de verileceği belirtiliyorsa, hediyeli veya ikramiyeli mal veya
hizmetlerin piyasa değeri ve bunun uygulanma süresinin
açıklanması, hediye mal veya hizmetlerin veya ikramiyelerin
verilmesine ilişkin reklam veya ilânda süre ile ilgili
açıklamanın dışında herhangi bir koşulun ileri sürülmemesi,
b) Reklamı yapılan mal veya hizmetlere ait belli sayıda kupon,
etiket, kapak veya benzeri unsurların biriktirilip piyango veya
ikramiye çekilişine katılma hakkını veren pazarlama
tekniklerinin duyurulması halinde, promosyon süresi, ikramiye
çekiliş sonuçlarının duyuruluş şekli, malın teslimi ile hizmetin
yerine getirilme tarihinin açıklanması,
c) Reklamı yapılan mal veya hizmetlerle birlikte karşılıksız
olarak verilen mal veya hizmetlerin ya da ikramiyelerin gerçek
durumu yansıtması ya da taahhüt edilenden farklı olmaması
gerekir.
Soru 88: Doğrudan satış
reklamlarında uyulması gereken ilkeler nelerdir?
Reklamı yapılan mal veya
hizmetlerin alım satımının, kiralanmasının reklama cevap veren
kişinin adresinde gerçekleştirileceği veya sağlanacağı mesajını
veren doğrudan satış reklamlarında;
a) Reklama konu olan mal veya hizmetin, reklama cevap verenin
adresine ulaştırılacağının belirtilmesi,
b) Reklama konu olan mal veya hizmetin tanımının yapılması ve
fonksiyonlarının ve satış fiyatının açıklanması,
c) Reklama cevap verenin, satış temsilcilerinin adresine
getirdikleri mal veya hizmeti geri çevirme hakkı olduğunun
belirtilmesi zorunludur.
Soru 89: Sipariş
edilmeden gönderilen malı tüketici kabul etmek zorunda mıdır?
Reklamlar, tüketiciye sipariş etmediği malı göndererek, bunları
reddetmediği ya da geri göndermediği takdirde bedelini ödemeye
zorlayan ya da söz konusu malı kabul etmeye zorunluymuş
izlenimini veren, dürüst olmayan satış yöntemleri için
kullanılamaz. Dolayısıyla sipariş edilmeden gönderilen malları
tüketici kabul etmek zorunda değildir.
Soru 90: Karşılaştırmalı
reklam yapılabilir mi? Reklamlarda tanık kullanılabilir mi?
Karşılaştırmalı reklamlara;
a) Karşılaştırılan mal, hizmet veya marka adının belirtilmemesi,
b) Karşılaştırılan mal veya hizmetlerin aynı nitelikte ve
özellikte olması veya aynı istek ve ihtiyaca cevap vermesi,
c) Dürüst rekabet ilkelerine uygun olması ve tüketicinin
yanıltılmaması,
halinde yer verilebilir.
Reklamlar, gerçek olmayan ve tanıklığına başvurulan kişinin
tecrübesine dayanmayan hiçbir tanıklık ya da onay ifadesine yer
veremez veya atıfta bulunamaz.
Geçerliliğini yitiren veya başka nedenlerle uygulanamaz duruma
gelen tanıklık ya da onay ifadeleri kullanılamaz.
Soru 91: Reklamlarda
ispat külfeti kime aittir?
Doğrulanabilir olgularla ilgili tanımlamalar, iddialar ya da
örnekli anlatımlar kanıtlanmak zorundadır.
Reklamverenler, ilgili Yönetmelikte belirlenen ilkelerin
uygulanışını denetlemekle yetkili ve görevli olanlara böyle bir
kanıtı hemen göstermekle yükümlüdür.
Soru 92: Ticari Reklam ve
İlanlara İlişkin İlkeler ve Uygulama Esaslarına Dair
Yönetmelikte kötüleme ve taklit içerikli reklamlar, ticari
itibardan haksız yararlanılan reklamlar ile kamu sağlığını
bozucu reklamlar nasıl düzenlenmiştir?
Kötüleme
Reklamlar, hiçbir firmayı, kurum veya kuruluşu, hiçbir
endüstriyel, ticari veya diğer bir faaliyeti veya mesleği,
hiçbir malı veya hizmeti aşağılayarak ya da alay konusu ederek
veya benzer herhangi bir biçimde kötüleyemez.
Ticari İtibardan Haksız
Yararlanma
Reklamlarda;
a) Bir başka firma, kurum ya da kuruluşun adı veya amblem, logo
ve diğer özgün kurumsal kimlik unsurları, tüketicinin
aldanmasına yol açacak şekilde kullanılamaz.
b) Bir kişi adından veya bir başka firma, kurum veya kuruluşa
ait ticari unvan ya da fikri mülkiyete sahip olunan yahut bir
reklam kampanyası ile sağlanmış bulunan itibardan, haksız olarak
yararlanılamaz.
Taklit
Reklamlar, başka reklamların genel düzenini, metnini, sloganını,
görsel sunumunu, müzik ve ses efektlerini ve benzerlerini
tüketiciyi yanıltacak ya da karışıklığa yol açacak biçimde
taklit edemez.
Kamu Sağlığı
Reklamlar, kamu sağlığını bozucu nitelikte olamaz.
Soru 93: Çocuklara veya
reşit olmayan gençlere yönelik reklamlarda uyulması gereken
kurallar nelerdir?
Çocuklara veya reşit olmayan gençlere yönelik olan veya onları
etkileme olasılığı bulunan reklamlar ile içinde çocukların veya
reşit olmayan gençlerin kullanıldığı reklamlar;
a) Saflıklarını, bilgi eksikliklerini ve tecrübesizliklerini
istismar edemez.
b) Fiziksel, zihinsel, ahlaki, psikolojik ve toplumsal gelişim
özelliklerini olumsuz etkileyecek hiçbir ifade ya da görüntü
içeremez.
c) Bir mala veya hizmete sahip olmalarının ya da kullanmalarının
veya yararlanmalarının tek başına yaşıtlarına göre fiziksel,
sosyal ve psikolojik bir avantaj sağlayacağını veya bu mala veya
hizmete sahip olmamanın veya yararlanmamanın aksi yönde bir
sonuç yaratacağını ileri sürecek mesajlar içeremez.
d) Taklit edebilecekleri şiddet unsurlarını taşıyamaz.
e) Malın veya hizmetin fiyatı veya gerçek değerinin yanlış bir
biçimde algılanmasına yol açacak şekilde verilemez. Reklamı
yapılan malın veya hizmetin her aile bütçesine uygun olduğunu
ifade edemez. Malın veya hizmetin kendilerine alınmasını ya da
kiralanmasını sağlamak üzere ana-babalarını veya başkalarını
ikna etmelerine yönelik doğrudan bir çağrıyı içeremez.
f) Malı veya hizmeti kullanmanın veya yararlanmanın gerektirdiği
beceriyi, olması gerekenden az gösteremez. Malın veya hizmetin
kullanma veya yararlanma sonuçları gösterilir veya
tanımlanırken, hedef alınan yaş grubundaki ortalama bir çocuğun
veya reşit olmayan bir gencin ulaşabileceği sonucu esas almak
zorundadır.
g) Tehlikeli durumlara sokabilecek veya tanımadıkları kişilerle
ilişki kurmaya ya da bilmedikleri veya tehlikeli yerlere girmeye
teşvik edebilecek hiçbir ifade ya da görsel sunum veya hemen
eyleme yönlendirici, emredici ifadeler içeremez.
h) Önlem alınmadığı takdirde kendilerinin yahut çevrelerinin
sağlığına zarar verebilecek mal veya hizmetlerin reklamları,
gerekli önlemlerin alınmasını sağlayan hatırlatıcı simge ve
uyarıları kullanmak zorundadır.
i) Reklamı yapılan malın gerçek boyutları, değeri, özellikleri,
dayanıklılığı ve performansı hakkında yanıltılmalarına neden
olabilecek ifade veya görsel sunumlar içermemek; malın
kullanımının ek malzeme gerektirmesi halinde ya da gösterilen
veya tarif edilen sonucu alabilmek için başka malzemelere gerek
duyulması halinde ise, bu durumun açıkça belirtilmesine ilişkin
hususları içermek zorundadır.
j) Mal veya hizmetlerin satış veya kiralanmaları için sözleşme
yapmalarını ima edecek ifadelere yer veremez.
k) Kendileri veya çevreleri için tehlikeli araç, gereç ve
nesneleri kullanır veya oynarken gösteremez.
l) Ana-babalarına, öğretmenlerine veya diğer kişilere duyduğu
özel güveni kötüye kullanılmasına yönelik ifade veya görsel
sunumlar içeremez. Ana-baba ve öğretmenlerin otoritesini ve
sorumluluk duygusunu veya yargılarını yahut zevklerini
zayıflatacak veya ortadan kaldıracak biçimde olamaz.
m) Ana-babanın çocuklarına yönelik sevgi, şefkat, bağlılık gibi
hassasiyetleri istismar edemez.
Soru 94: Reklamı
yapılamayacak mal veya hizmetler nelerdir?
İlgili mevzuatı uyarınca piyasaya sunulması yahut reklamı
yasaklanan mal veya hizmetler ile bunlarla aynı isimde olan
ve/veya bunları çağrıştıran mal veya hizmetlerin reklamı
yapılamaz.
Soru 95: TKHK’da Tüketici Sorunları Hakem Heyetleri nasıl
düzenlenmiştir?
Bakanlık, il ve ilçe
merkezlerinde, bu Kanunun uygulamasından doğan uyuşmazlıklara
çözüm bulmak amacıyla en az bir tüketici sorunları hakem heyeti
oluşturmakla görevlidir.
Tüketici Sorunları Hakem Heyeti Üyeleri
1-
Başkanlığı Sanayi ve Ticaret İl Müdürü
veya görevlendireceği bir memur
2-
Belediye başkanının konunun uzmanı
belediye personeli arasından görevlendireceği bir üye
3-
Baronun mensupları arasından
görevlendireceği bir üye
4-
Ticaret ve sanayi odası veya esnaf ve
sanatkar odalarının görevlendireceği bir üye
5-
Tüketici örgütlerinin
seçecekleri bir üye
Tüketici Sorunları Hakem Heyeti yukarıda belirtildiği gibi beş
üyeden oluşmaktadır. Ticaret ve sanayi odası ya da ayrı ayrı
kurulduğu yerlerde ticaret odası ile esnaf ve sanatkar
odalarının görevlendireceği üye, uyuşmazlığın satıcı tarafını
oluşturan kişinin tacir veya esnaf ve sanatkar olup olmamasına
göre ilgili odaca görevlendirilir. Yani uyuşmazlığa konu satıcı
esnaf ise, tacirlerden bir kişi üye; uyuşmazlığa konu satıcı
tacir ise esnaf bir
kişi üye olarak belirlenir.
Bakanlık Taşra Teşkilatını Bulunmadığı Yerlerde
Tüketici Sorunları Hakem Heyetinin oluşumu;
Bakanlık taşra teşkilatının bulunmadığı il ve ilçelerde tüketici
sorunları hakem heyetinin başkanlığı en büyük mülki amir ya da
görevlendireceği bir memur tarafından yürütülür. Tüketici örgütü
olmayan yerlerde tüketiciler, tüketim kooperatifleri tarafından
temsil edilir. Tüketici sorunları hakem heyetinin oluşumunun
sağlanamadığı yerlerde noksan üyelikler, belediye meclislerince
re'sen doldurulur.
Tüketici sorunları hakem heyetlerinde heyetin çalışmalarına ve
kararlarına esas olacak dosyaları hazırlamak ve uyuşmazlığa
ilişkin raporu sunmak üzere en az
bir raportör
görevlendirilir.
Soru 96: Tüketici Sorunları Hakem Heyeti kararları tarafları bağlayıcı
mıdır?
Değeri Beşyüz Milyon (Söz konusu parasal sınır her yıl
artırılarak Resmi Gazetede ilan edilmektedir. Buna göre, 2006
yılı için bu değer 724,99
YTL) Liranın Altında Bulunan Uyuşmazlıklar Değeri beşyüz milyon
(724,99 YTL) liranın altında bulunan uyuşmazlıklarda tüketici
sorunları hakem heyetlerine başvuru zorunludur.
1.
Bu uyuşmazlıklarda heyetin vereceği
kararlar tarafları bağlar.
2.
Bu kararlar İcra ve İflas Kanununun
ilamların yerine getirilmesi hakkındaki hükümlerine göre yerine
getirilir.
3.
Taraflar bu kararlara karşı onbeş
gün içinde tüketici mahkemesine itiraz edebilirler.
4.
İtiraz,
tüketici sorunları hakem heyeti kararının icrasını durdurmaz.
Ancak, talep edilmesi şartıyla hakim, tüketici sorunları hakem
heyeti kararının icrasını tedbir yoluyla durdurabilir.
5.
Tüketici
sorunları hakem heyeti kararlarına karşı yapılan itiraz üzerine
tüketici mahkemesinin vereceği karar kesindir.
Değeri Beşyüz Milyon (724,99
YTL)Liranın Üzerinde
Bulunan Uyuşmazlıklar
Değeri beşyüz milyon lira ve üstündeki uyuşmazlıklarda tüketici
sorunları hakem heyetlerinin verecekleri kararlar, tüketici
mahkemelerinde delil olarak ileri sürülebilir.
Genel Olarak
1-
Kararların bağlayıcı veya delil
olacağına ilişkin parasal sınırlar her yılın Ekim ayı sonunda
Devlet İstatistik Enstitüsünün Toptan Eşya Fiyatları Endeksinde
meydana gelen yıllık ortalama fiyat artışı oranında artar.
2-
Bu durum, Bakanlıkça her yıl Aralık ayı
içinde Resmi Gazetede ilân edilir.
3-
25 inci maddede cezai yaptırıma
bağlanmış hususlar dışındaki tüm uyuşmazlıklar, tüketici
sorunları hakem heyetlerinin görev ve yetkileri kapsamındadır.
4-
Tüketici Sorunları Hakem Heyetleri
Başkan ve üyeleri ile raportörlere verilen huzur hakkı veya
huzur ücretinin ödenmesine ilişkin esas ve usuller, bir ayda
ödenecek tutar 2000 gösterge rakamının memur aylık katsayısıyla
çarpımı sonucu bulunacak miktarı geçmemek üzere Maliye
Bakanlığının uygun görüşü alınarak Bakanlıkça belirlenir.
5-
Tüketici sorunları hakem heyetlerinin
kurulması, çalışma usul ve esasları ile diğer hususlar
Bakanlıkça çıkarılacak bir yönetmelikte düzenlenir.
Soru 97:
T.S.H.H. kararların da dikkat edilmesi gereken
hususlar nelerdir?
Toplantıda
görüşülen konular ve alınan kararlar en az iki nüsha olarak,
toplantı sırasında tutanakla tespit edilir. Tutanak, başkan ve
toplantıya katılan üyeler tarafından imzalanır. Bu nüshalardan
biri dosyasında muhafaza edilir, diğeri ise sayfaları müteselsil
sıra numaralı karar defterine yapıştırılarak il müdürlüğü veya
kaymakamlık mührü ile köşelerinden mühürlenir.
Karar tutanağında olması
gereken hususlar:
a) İstemin özeti,
b) Yapılan inceleme,
c) Alınan karar ile dayandırıldığı mevzuat
hükümleri ve deliller.
Kararlar, alındığı
tarihten itibaren beş gün içinde taraflara yazılı olarak
bildirilir.
Hakem heyetlerince alınan kararların taraf ve sonuçlarını
gösterir listeler, illerde il müdürlüklerinde, ilçelerde
kaymakamlıklarda duyuru panolarında aylık olarak ilan edilir.
Soru 98: TKHK’da Tüketici
Mahkemelerinin kuruluşu ile işlevi nasıl düzenlenmiştir?
Genel Olarak
(1)
Bu Kanunun uygulanmasıyla ilgili
olarak çıkacak her türlü
ihtilaflara tüketici mahkemelerinde bakılır.
(2)
Tüketici mahkemelerinin yargı
çevresi, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca belirlenir.
(3)
Tüketici mahkemelerinde görülecek
davalar Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun Yedinci Babı,
Dördüncü Faslı hükümlerine göre yürütülür.
Yetkili Mahkeme
Tüketici davaları tüketicinin ikametgahı mahkemesinde de
açılabilir.
İhlalin Tedbiren Durdurulması
Gerekli hallerde tüketici
mahkemeleri ihlalin tedbiren durdurulmasına karar verebilir.
Tüketici Mahkemesince uygun görülen tedbir kararları, masrafı
daha sonra haksız çıkan taraftan alınmak ve 29 uncu maddede
düzenlenen esaslara
göre bütçeye özel gelir kaydedilmek üzere, ülke düzeyinde
yayınlanan gazetelerden birinde Basın İlan Kurumunca ve ayrıca
varsa davanın açıldığı yerde yayınlanan mahalli bir gazetede
derhal ilân edilir.
İhlalin Kaldırılması
Kanuna aykırı durumun ortadan kaldırılmasına yönelik
Tüketici Mahkemesi kararları ise masrafı davalıdan alınmak üzere
aynı yöntemle derhal
ilân edilir.
Soru 99: Tüketicilerin, tüketici
örgütlerinin ve Bakanlık’ın Tüketici Mahkemesi nezdinde
açacakları davalarda resim ve harç adı altında bir ödeme
yapılması istenebilir mi? Bilirkişi ücretleri kim tarafından
karşılanır?
1-
Tüketici mahkemeleri nezdinde
tüketiciler, tüketici örgütleri ve Bakanlıkça açılacak davalar
her türlü resim ve harçtan muaftır.
2-
Tüketici örgütlerince açılacak davalarda
bilirkişi ücretleri, 29 uncu maddeye göre kaydedilen özel
ödenekten Bakanlıkça karşılanır.
3-
Davanın,
davalı aleyhine sonuçlanması durumunda, bilirkişi ücreti 6183
sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun
hükümlerine göre davalıdan tahsil olunarak 29 uncu maddede
düzenlenen esaslara
göre bütçeye özel gelir kaydedilir.
Bakanlık ve tüketici
örgütleri münferit tüketici sorunu olmayan ve genel
olarak tüketicileri ilgilendiren hallerde bu Kanunun ihlali
nedeniyle kanuna aykırı durumun ortadan kaldırılması amacıyla
tüketici
mahkemelerinde dava açabilirler.
Soru 100: Ayıplı bir seri malın üretiminin ve satışının
durdurulması ile malın toplatılması süreci nasıl işlemektedir?
Ayıplı Malda Dava
Satışa sunulan bir seri malın ayıplı olması
durumunda Bakanlık, tüketiciler ve tüketici örgütleri dava
açmaya yetkilidir.
Satışa sunulan bir seri malın ayıplı olması durumunda şu
talepler dava edilebilir:
1-
Ayıplı seri malın üretiminin
durdurulması için dava açabilir.
2-
Satışının durdurulması için dava
açabilir.
3-
Satış amacıyla elinde bulunduranlardan
toplatılması için dava açabilir.
Malın Satışının Durdurulması ve Malın Toplatılması
a-
Satışa sunulan bir seri malın ayıplı
olduğunun mahkeme kararı ile tespit edilmesi halinde, malın
satışı geçici olarak durdurulur.
b-
Mahkeme kararının tebliğ tarihinden
itibaren en geç üç ay içinde malın ayıbının ortadan kaldırılması
için üretici-imalatçı ve/veya ithalatçı firma uyarılır.
c-
Malın
ayıbının ortadan kalkmasının imkânsız olması halinde mal,
üretici-imalatçı ve/veya ithalatçı tarafından toplanır veya
toplattırılır.
d-
Toplatılan mallar taşıdıkları risklere
göre kısmen veya tamamen imha edilir veya ettirilir.
Ayıplı malları satın alan tüketicilerin uğradıkları maddî ve
manevî zararlar nedeniyle dava açma hakları saklıdır.
Soru 101: Güvenli Olmayan Ürünler ile Olduklarından
Farklı Görünen Malların üretilmesi ve satılması ile
durumunda tüketicilerin hakları nelerdir?
Güvenli Olmayan Ürünler:
Satışa sunulan bir seri malın, tüketicinin güvenliğini
tehlikeye sokan ayıp taşıması durumunda, 4703 sayılı Ürünlere
İlişkin Teknik Mevzuatın Hazırlanması ve Uygulanmasına Dair
Kanun hükümleri saklıdır. TKHK’nın 4 üncü maddenin altıncı
fıkrası hükümlerine tâbi bir seri ayıplı malın satışa arz
edilmesi durumunda bu madde hükümleri uygulanmaz.
Olduklarından Farklı Görünen Mallar
Gıda ürünü olmamalarına rağmen,
sahip oldukları şekil, koku, görünüm, ambalaj, etiket, hacim
veya boyutları nedeniyle olduklarından farklı görünen ve bu
sebeple de tüketiciler tarafından gıda ürünleriyle
karıştırılarak tüketicilerin sağlığını ve güvenliğini tehlikeye
atan malların üretilmesi, pazarlanması, ithalatı ve ihracatı
yasaktır.
Mal piyasaya sürülmüşse, 4703
sayılı Ürünlere İlişkin Teknik Mevzuatın Hazırlanması ve
Uygulanmasına Dair Kanun hükümleri uygulanır.
Olduğundan farklı görünen malı satın alan tüketicilerin
uğradıkları maddi ve manevi zararlar nedeniyle dava açma hakları
saklıdır.
TÜKETİCİ MEVZUATINA İLİŞKİN UYUŞMAZLIKLARA ÖRNEKLER
1- Tüketici
Sorunları Hakem Heyetlerinin Görev Alanı Nedir?
Tüketici Kanununun uygulamasından doğan uyuşmazlıklara
çözüm bulmak.
Kanunun 25 inci maddesinde cezai yaptırıma bağlanmış
hususlar dışındaki ve taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu
tüm uyuşmazlıklar, tüketici sorunları hakem heyetlerinin görev
ve yetkileri kapsamındadır.
Kanunda yer alan ve ceza verilmesi öngörülen hususlarda;
Ceza verilmesini kararlaştıramazlar.
Bu gibi hususları İl Müdürlüğüne veya Bakanlığa
bildirmelidirler.
2- Tüketici Sorunları Hakem Heyetlerine kimler başvurabilir?
-
Tüketiciler ,
-
Taraflardan birinin tüketici olması
kaydıyla satıcılar (YHD 13-Esas2005 2004/13486,
Karar 1775)
Taraflar, TSHH kararlarına karşı onbeş gün içinde tüketici
mahkemesine itiraz edebilirler.
(Bakanlık TSH. Heyetlerine Başvuramaz.)
3- Tüketici Sorunları Hakem Heyetleri “Haksız Şart” içeren
sözleşmeleri inceleyebilir mi?
Kanunun 6 ncı maddesinde göre, standart sözleşmelerde yer
alan haksız şartların tespit edilmesine ve bunların sözleşme
metninden çıkartılmasının sağlanmasına ilişkin usul ve esasları
belirleme yetkisi Bakanlığa aittir.
Meşru menfaati olan gerçek veya tüzel kişiler, genel
olarak kullanılmak üzere hazırlanmış standart sözleşmelerde yer
alan haksız şartların kullanılmasının önlenmesi için Tüketici
Mahkemeleri nezdinde dava açabilirler. Bu hallerde mahkeme,
önleme için gerekli tedbirlere hükmeder.
Tüketici Sorunları Hakem Heyetlerinin tüketici
uyuşmazlıklarını Kanunun haksız şartlara ilişkin hükmü gereğince
çözme yetkisi bulunmamaktadır.
4- Tüketici
Sorunları Hakem Heyetleri tazminat kararı verebilir mi?
Tüketici Sorunları Hakem Heyetleri Yönetmeliğinin Hakem
Heyetlerinin Kuruluşu ve Görev
Alanını belirleyen 5.
Maddesinde; "Tüketiciler ile satıcı ve sağlayıcılar arasında
çıkan uyuşmazlıkları
çözümlemek amacıyla veya tüketici mahkemelerinde delil olarak
ileri sürülebilecek kararlan almak üzere il ve ilçe
merkezlerinde hakem heyetleri kurulur." denilmektedir.
Yönetmelik maddesinden de anlaşılacağı üzere, Hakem heyetlerinin
görev alanı
"tüketiciler ile satıcı ve sağlayıcılar arasında çıkan
uyuşmazlıkları çözümlemek" olarak
çok geniş tanımlanmıştır.
Bunun yanında, 4822
Sayılı Kanun ile Değişik 4077
sayılı
Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun' un
Ayıplı Mal' ı
düzenleyen 4. Maddesinin ikinci fıkrasının son cümlesinde; "
... Tüketici bu
seçimlik haklarından biri ile birlikte ayıplı malın neden olduğu
ölüm ve/veya yaralanmaya yol açan ve/veya kullanımdaki diğer
mallarda zarara neden olan hallerde
imalatçı-üreticiden tazminat
isteme hakkına da sahiptir. ..." denilerek tüketicilere tazminat
isteme hakkı getirilmiştir.
Kanun kapsamında zikredilen maddi veya manevi tazminatın
miktarının nasıl hesaplanacağı ve zararın nasıl tespit edileceği
4077 sayılı Kanunda belirtilmemiştir. Bu nedenle 4077 sayılı
Kanunun 30 uncu maddesi gereğince genel hükümlere bakılmalıdır.
Bu doğrultuda; Borçlar Kanunun maddi tazminata ilişkin
41-46 maddeleri hükümleri uygulanmalıdır.
Borçlar Kanunun 43. maddesinde “Hakim, hal ve mevkiin
icabına ve hatanın ağırlığına göre tazminatın suretini ve
şumulünün derecesini tayin eyler.” hükmü yer almaktadır.
Hakem Heyetleri ve Tüketici Mahkemeleri de tüketiciler ile
satıcı ve sağlayıcılar
arasındaki uyuşmazlıkları çözmeyle görevli kurumlar olduğu için
tazminat talepleriyle ilgili kararları bilirkişi marifetiyle
yerine getirebilirler.
5-
Tüketici Sorunları Hakem
Heyetlerine vekil marifetiyle yapılan başvurularda lehine karar
çıkan taraf vekalet ücretini karşı taraftan talep edebilir mi?
TSHH kararları ilam
niteliğinde olduğu için vekil lehine ücret takdir edilebilir. Bu
hususta Türkiye Barolar Birliği Avukatlık Asgari Ücret
Tarifesinde yer alan kriterlere göre bir ücret belirlenmelidir.
6- Tüketici Sorunları Hakem Heyetleri
faizi ile birlikte para
iadesine karar verebilir mi?
Malın veya hizmetin ayıplı çıkması durumunda tüketici, 4077
sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 4. Maddesi
uyarınca 30 gün içerisinde ayıbı satıcıya bildirmek zorundadır.
Tüketici bu durumda, bedel iadesini de içeren sözleşmeden dönme,
malın ayıpsız misliyle değiştirilmesi veya ayıp oranında bedel
indirimi ya da ücretsiz onarım isteme haklarına sahiptir.
Satıcı, tüketicinin tercih ettiği bu talebi yerine getirmekle
yükümlüdür.
Eğer tüketicinin paranın zaman değerinden kaynaklanan bir kaybı
varsa ödemiş olduğu bedeli yasal faiziyle beraber isteme hakkına
sahiptir.
Dolayısıyla, Tüketici
Sorunları Hakem
Heyetleri bu yönde bir karar verebilir.
7- Tüketici Sorunları Hakem Heyetleri tanık dinleyebilir mi?
Hakem Heyetleri, Tüketici
Sorunları Hakem Heyetleri Yönetmeliği'nin inceleme şeklini
düzenleyen 19. maddesi
gereğince gerek görüldüğü halde tarafların dinlenmesi ve
bilirkişi tayin edilmesi şeklinde şikayetleri incelerler.
Tüketiciler, şikayet
konularını ispat edebilmeleri için, her türlü ispat edici
hususlardan yararlanmalıdırlar. Tanık
veya şahitte iddiayı ispatlayıcı yollardan bir tanesi
olduğundan, Tüketici
Sorunları Hakem
Heyetlerinde tanık veya şahit dinlenebilir.
Sonuç olarak,
Tüketici Sorunları Hakem
Heyetleri bilirkişi
tayin edebilecekleri
gibi, uyuşmazlığın çözümü için
tanık veya şahit dinleyebilirler.
8- Tüketici Sorunları Hakem Heyetleri taraflardan yemin
etmesini isteyebilir mi?
Hakem heyetince gerek görüldüğü hallerde taraflar
dinlenir. Gerek görüldüğü takdirde, son çare olarak taraflardan
yemin etmesi isteyebilir.
9- Tüketici Sorunları Hakem Heyetlerince kararlaştırılan
bilirkişi incelemesi sırasında, ürüne verilen zarardan kim
sorumlu olacaktır?
Tüketici Sorunları Hakem Heyetleri tarafından
görevlendirilen konularında uzman kişilerden oluşan bilirkişiler
bir üründe ayıp olup olmadığı gibi ihtilaflı konularda ürünlere
müdahale sırasında ürün bozulursa TSHH zararı tazmin etmelidir.
T.S.H.
Heyetlerine ilişkin Yönetmeliğin 26 ncı maddesine göre;
Yönetmeliğin uygulanmasından kaynaklanacak bütün giderler, 4077
sayılı Kanunun 29 uncu maddesi hükümlerine göre karşılanır.
10- Tüketici Sorunları Hakem Heyetleri’nin alacağı kararların
niteliği nedir? Uyuşmazlığın miktarı neye göre
değerlendirilmelidir?
2006 yılı için, tüketici sorunları hakem heyetlerinin
kararlarının bağlayıcı olacağına ilişkin üst veya tüketici
mahkemelerinde delil olacağına ilişkin alt parasal sınır 724,99
YTL’dir. Uyuşmazlığa ilişkin mal veya hizmetin bir parçasının
değeri değil, mal veya hizmetin toplam fatura değeri dikkate
alınarak uyuşmazlık Hakem Heyetinde incelenmelidir.
11- Tüketicinin bilgisayarında kullanmak üzere aldığı
program cd’si arızalı çıkınca firma cd ve kitap iadesi
Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’da kapsam dışıdır diyerek
programı değiştirmeye yanaşmamaktadır. Ne yapılmalıdır?
4077 sayılı Kanun’un Tanımlar başlıklı 3 üncü maddesinde
Mal; “Alış-verişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil
amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere
hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları
ifade eder” şeklinde tanımlanmıştır. Dolayısıyla bu tanımdan da
anlaşılacağı üzere program cd’si ve kitap ta mal tanımına
girmektedir. Şayet bu mallarda tüketicinin kullanım hatasından
ve kusurundan kaynaklanmayan herhangi bir ayıp olduğu takdirde
Kanun’un 4 üncü maddesindeki hükümler uygulanır. Bu konuda
herhangi bir uyuşmazlık çıktığında tüketiciler uyuşmazlık konusu
malın maddi değerine
göre Tüketici Sorunları Hakem Heyeti’ne veya Tüketici
Mahkemeleri’ne
başvurabilir.
12- Tüketici aile fertlerinden birine bir cep telefonu satın
alıyor. Söz konusu cep telefonu arızalanıyor ve satıcı ile
uyuşmazlık yaşanıyor. Tüketici Sorunları Hakem Heyetine kim
başvurmalıdır?
4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun
3.Maddesi’ ne göre;
Tüketici: Bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan
amaçlarla edinen, kullanan veya yararlanan
gerçek ya da tüzel kişiyi ifade etmektedir
Bu durumda, telefonu satın alan tüketicinin kendisi
başvurabileceği gibi telefonu kullanan aile ferdi de
başvurabilir. Diğer yandan menkul mallarda Borçlar Kanunu
hükümleri gereği mülkiyet teslimle alıcıya geçtiğinden malı
zilliyetliğinde bulunduran aile ferdinin de başvurmasında
herhangi bir sakınca bulunmamaktadır.
13- İnşaat Firması’nın satın aldığı iş makinası
garanti süresi içerisinde 4 farklı arıza gösteriyor, ancak
tüketici tanımına uymadığı için dosya kapsam dışı bırakılıyor.
Bu durumda başvuru sahibi nasıl yönlendirilmelidir?
4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun
3.Maddesi’ ne göre;
Tüketici: Bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan
amaçlarla edinen, kullanan veya yararlanan gerçek ya da tüzel
kişiyi ifade etmektedir. Bu yüzden inşaat firması tüketici
tanımı kapsamı dışında olduğundan dosya görev yönünden
reddedilip, ilgili firma genel mahkemelere yönlendirilmelidir.
14- Tüketicilerin, özellikle konfeksiyon ve cep telefonu gibi
satın almış olduğu bazı ürünlerde 5-10 gün sonra sorun
çıktığında, satıcı ürünü firmaya göndermek istiyor, ancak
tüketici 30 günlük süre dolmadığı halde ısrarla yeni ürün talep
ediyor, satıcı da firmanın raporunu beklediği için sorunlar
yaşanıyor, bu durumlarda ne yapılabilir?
Ürünün ayıplı olup olmadığının tespitini yapmak maksadıyla
satıcının ürünü üretici firmaya gönderme hakkı vardır. Ayıbın
tüketicinin kullanım hatasından kaynaklanıp kaynaklanmadığının
tespit edilmesi gerekmektedir.
Şayet tüketici onarım hakkı dışındaki diğer seçimlik
haklarını kullanmak istediği halde tüketicinin bu talebi satıcı
veya sağlayıcı tarafından yerine getirilmez ise uyuşmazlık
çıktığında tüketiciler uyuşmazlık konusu malın
maddi değerine göre
Tüketici Sorunları
Hakem Heyeti’ne veya Tüketici Mahkemeleri’ne
başvurabilir. TSHH ve Tüketici mahkemelerinin vereceği
kararlar İlamların İcrasına tabidir. İİK 24 üncü maddesi gereği
satıcı bu talebi yerine getirmek zorundadır.
Tüketici Garanti Belgesi ile satılmak zorunda olan bir ürün için
onarım hakkını kullanmış ise;
Garanti Belgesi Uygulama Esaslarına Dair Yönetmelik’in Garanti
ve tamir süresi başlıklı 6 ncı maddesine göre; “ Malın tamir
süresi en fazla 30 iş günüdür. Bu süre mala ilişkin arızanın
servis istasyonuna, servis istasyonunun olmaması durumunda,
malın satıcısı, bayii, acentesi, temsilciliği, ithalatçısı veya
imalatçısı-üreticisinden birine bildirim tarihinden itibaren
başlar. Malın arızasının 15 iş günü içerisinde giderilememesi
halinde, imalatçı–üretici veya ithalatçı; malın tamiri
tamamlanıncaya kadar, benzer özelliklere sahip başka bir malı
tüketicinin kullanımına tahsis etmek zorundadır.”
Yukarıdaki maddeden de anlaşılacağı üzere; malın tamir süresi en
fazla 30 iş günü olup, malın tamirinin 15 iş günü içerisinde
giderilmemesi durumunda imalatçı, üretici veya ithalatçının
benzer özelliklere sahip başka bir malı tüketicinin kullanımına
tahsis etmesi gerekmektedir.
Ayrıca
Garanti Belgesi Uygulama Esaslarına
Dair
Yönetmelik’in Diğer Yükümlülükler başlıklı 14 üncü maddesinde
“…
c) Firmanın servis istasyonunun, servis istasyonunun mevcut
olmaması halinde sırasıyla satıcısı, bayii, acentesi,
temsilciliği, ithalatçısı veya imalatçı-üreticisinden birisinin
düzenleyeceği raporla arızanın tamirinin mümkün bulunmadığının
belirlenmesi,durumlarında, tüketici malın ücretsiz
değiştirilmesini, bedel iadesi veya ayıp oranında bedel indirimi
talep edebilir. Bu maddenin (c) bendinde belirtilen raporun,
tüketicinin başvuru tarihinden itibaren yedi gün içerisinde
düzenlenmesi zorunludur. Tüketici, raporun belirtilen süre
içerisinde düzenlenmemesi veya raporu kabul etmemesi hallerinde,
ilgili tüketici sorunları hakem heyetine başvurarak mevcut
durumun tespit edilmesini isteyebilir.” denilmektedir.
15- Ayıplı mal ve hizmetlerle ilgili olumsuzluklarda
tüketicinin dört seçimlik hakkından başka herhangi bir ceza
uygulaması yoktur. Bunun bir eksiklik olup olmadığı hususunda ki
görüşleriniz nedir?
Kanun koyucunun ayıplı mallar ve hizmetlere ilişkin
Kanun’un 4 ve 4/A
maddelerindeki amacı satıcı veya sağlayıcıları cezalandırmak
yerine, tüketicilerin ayıplı mal ve hizmetlerde
mağduriyetlerinin giderilmesidir.
Ayıp her zaman gözle görülebilen ve hemen ayırt
edilebilen bir şey
değildir. Genellikle üretim hatasından kaynaklanan sebeplerle
ortaya çıkmaktadır. Satıcı ve sağlayıcıların bir mal veya
hizmetin ayıplı olduğunu hemen bilmesi mümkün değildir.
Dolayısıyla herhangi bir kötü niyeti olmayan satıcı ve
sağlayıcıların cezaya maruz bırakılması hakkaniyet ilkesi ile
bağdaşmayacak bir uygulama olurdu.
16- Şehirlerarası yolculuklarda bazen varış yerinden önceki
şehirde indirip aktarma yapılıyor. Ancak, bilet kesilirken
yolcuya bilgi verilmiyor. Yolcu varacağı yere geç vardığından
sorunlar yaşanmaktadır. Bu durumda ne yapılabilir?
4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 4/A
maddesine göre; sağlayıcı tarafından bildirilen reklam ve
ilânlarında veya standardında veya teknik kuralında tespit
edilen nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan ya
da yararlanma amacı bakımından değerini veya tüketicinin ondan
beklediği faydaları azaltan veya ortadan kaldıran maddi, hukuki
veya ekonomik eksiklikler içeren hizmetler, ayıplı hizmet olarak
kabul edilir. Soruda geçen durumda da, tüketicinin beklediği
faydayı azaltıcı bir durum söz konusudur. Bu nedenle tüketici
ayıplı hizmet iddiasıyla Tüketici Sorunları Hakem Heyetine
başvurabilir.
17- Piyasada satış
fiyatları üretici firmalar tarafından belirlenen ürünlerin
bayiler tarafından
daha yüksek bir fiyata satılması mümkün müdür bu konuda ne
yapılabilir?
4077 sayılı Kanun’un 12 nci maddesinde “…Fiyatı; Bakanlar
Kurulu, kamu kurum ve kuruluşları veya kamu kurumu niteliğinde
meslek kuruluşları tarafından belirlenen mal veya hizmetlerin,
belirlenen bu fiyatın üzerinde bir fiyatla satışa sunulması
yasaktır…” hükmü bulunmaktadır.
Bu kapsamdaki mal veya hizmet satışları için TSHH’leri
tüketicilerin ödemiş oldukları fazla miktarların satıcıdan
alınarak tüketiciye ödenmesine karar verebilirler.
Kanun’un cezalar başlıklı 25 inci maddesinde de 12 nci maddeye
aykırı hareket edenler hakkında idari para cezası
öngörülmüştür.Kanun gereği 12 nci maddeye aykırı hareket edenler
hakkında İdari para
cezası vermeye o yerin mülki amiri yetkilidir. TSHH’nin
kendilerine yapılan bu yönde ki başvuruları Bakanlık veya İl
Müdürlüğüne bilgi olarak göndermelerinde tüketiciler açısından
fayda vardır.
Ülkemizde serbest piyasa
ekonomisi şartları uygulandığı
için yukarıda sayılmayan mal ve hizmet fiyatları
konusunda
Bakanlığımızın piyasaya bir müdahalesi söz konusu olamamaktadır.
Ancak ürünün satış fiyatı ilan
ve reklamlarında duyuruluyorsa (radyo, tv reklamlarında,
etiket, ambalajlarda vb.) bu fiyattan satış yapılması
gerekmektedir. Şayet bu
fiyatın üzerinden bir satış yapılıyorsa konu reklam mevzuatı
açısından incelenebilir. TSHH’ne yapılan bu tür başvurular
Reklam Kurulu'na yönlendirilebilir.
18- 2003 yılı Mart ayında satın alınan bir konutun 1,5
yıl sonra sıvaları dökülmeye başlamış. Bu başvuru İl Hakem
Heyetinde değerlendirilebilir mi?
2003 yılı Haziran ayında yürürlüğe giren 4822 sayılı Kanunla
Değişik 4077 sayılı Kanun ile mal tanımına ilave yapılarak konut
ve tatil amaçlı taşınmaz mallarda Kanun kapsamına alınmıştır.
Dolayısıyla konut ve tatil amaçlı taşınmaz mallar ile ilgili
Kanunun yürürlüğe girdiği tarih olan 6 Haziran 2003 tarihinden
sonraki uyuşmazlıklarda bakılabilir. Çünkü aksine bir hüküm
bulunmadığı takdirde yasalar, ancak yürürlüğünden sonraki
olaylara uygulanabilir. Bu durumda yukarıda bahsedilen
uyuşmazlıkta taşınmazın teslim tarihi 4822 sayılı Kanunla
değişik 4077 sayılı Kanunun yürürlük tarihinden önce
gerçekleştiğinden başvuru Hakem Heyetlerinde değerlendirilemez.
19- Tüketici saat 11.45 itibariyle aracını servis istasyonuna
bıraktı. Bir süre sonra kendisine intikal eden ceza ihbarında
aynı gün saat 11.55 itibariyle ceza kesildiği (hatalı park)
bildirildi. Bu durumda tüketici nasıl bir yol izlemelidir.?
Aracın servis istasyonunda olduğu sürelerde servis istasyonu
aracın sorumluluğunu taşımaktadır. Eğer bu zaman zarfında araç
hasarlanıyor veya ceza alıyorsa bu servis istasyonunun
sorumluluğundadır. Tüketici, öncelikle aracının ceza kesildiği
anda servis istasyonunda olduğunu ispat etmelidir. Daha sonra
ayıplı hizmet nedeni ile cezanın servis istasyonu tarafından
ödenmesi için tüketici T.S.H.H.’ne
başvurmalıdır.
20-Cep telefonu vb.
kompleks yapılı elektronik ürünlere
T.S.H.H.
tarafından
belirlenen bilirkişinin cihaza yapacağı müdahale garantiyi etkiler mi?
Bilirkişilerin yaptığı
müdahaleler HMUK 275-286'ıncı maddeleri arasındaki hükümler
doğrultusundadır. Satıcı ve tüketiciler arasında çıkan
uyuşmazlık durumlarında mahkemeler
yada Tüketici Sorunları
Hakem Heyetleri tarafından görevlendirilen konularında uzman
kişilerden oluşan
bilirkişiler bir üründe ayıp olup olmadığı gibi ihtilaflı
konularda ürünlere müdahale ederler. Bunların yapacağı müdahaleler Garantiyi etkilemez.
Eğer, bu müdahale sırasında ürün arızalanır ise T.S.H.
Heyetlerine ilişkin Yönetmeliğin 26 ncı maddesinde yer alan;
“Yönetmeliğin uygulanmasından kaynaklanacak bütün giderler, 4077
sayılı Kanunun 29 uncu maddesi hükümlerine göre karşılanır.”
hükmü çerçevesinde
zarar tazmin edilir.
21-
Alınan bir yazıcının ayıplı çıkması ve tüketicinin bedel iadesi talebi söz konusu
olduğunda satıcılar bu
talebi yerine getirirken,
tüketicinin kartuşu kullandığı ve bu kartuşta bir problem
olmadığı gerekçesiyle,
kartuş (sarf malzemesi) parasını düşüp kartuşu tüketiciye iade
ediyorlar. Satıcıların bu işlemi mevzuata aykırımıdır?
Garanti ürünün tamamı için geçerlidir. Yazıcının ayıplı çıkması
halinde, tüketici para iadesi talebinde bulunmuşsa, satıcı
kesinti yapmadan verilen meblağı geri iade etmelidir. Bu
bakımdan
satıcıların bu işlemi mevzuata aykırıdır.
22- Henüz iskan izni
alınmamış bir daire için su idaresi aboneliği onaylamıyor.
Tüketicinin yapması gereken nedir?
4077 sayılı Kanunun
Satıştan kaçınma başlıklı 5 inci maddesinde; “Üzerinde
"numunedir" veya "satılık değildir" ibaresi bulunmayan bir
malın; ticarî bir kuruluşun vitrininde, rafında veya açıkça
görülebilir herhangi bir yerinde teşhir edilmesi halinde satıcı
bu malların satışından kaçınamaz.
Hizmet sağlamada da haklı bir sebep olmaksızın kaçınılamaz.”
hükmü yer almaktadır.
Bu hüküm gereğince, satıcı veya sağlayıcı mal veya hizmetin
satışından kaçınamaz. Ancak, sorudan anlaşılacağı üzere, su
aboneliğinin yapılacağı taşınmazın iskan izni bulunmamaktadır.
Satış işleminin geçerli olması için, işlemin hukuka aykırı
olmaması gerekir. Örneğin, satılması ve kullanılması yasak olan
uyuşturucu maddenin satılmadığı ya da mümeyyiz olmayan bir şahsa
mal satılmadığı ya da 18 yaşından küçük bir şahsa sigara
satılmadığı
gerekçesiyle Kanunun 5 inci maddesinden faydalanılamaz.
Bu nedenle henüz iskan izni alınmamış bir taşınmaza su
aboneliğinin verilmemesi 4077 sayılı Kanuna aykırılık teşkil
etmez.
23- 12 taksit
ve 30 YTL vade farkı ile
kredi kartı ile alınan bir MP3 playerde ayıp ortaya
çıkmış ve tüketici
bedel iadesini talep
etmiştir. Ancak tüketici
bir sonraki aya ait kredi
kartı ekstresinda vade farkının banka tarafından hesaptan
düşüldüğünü farketmiş.
Bankanın tüm meblağı yani vade farkıyla beraber tüm tutarı
ödemesi gerekmez mi?
Üye işyerleri (kredi
kartı ile satış yapan işletmeler), kart kullanılarak satın
alınmış bir malın iadesi veya hizmetin alımından vazgeçilmesi
veya yapılan işlemin iptali halinde, alacak belgesi düzenleyerek
bir nüshasını kart hamiline verdikten sonra diğer bir nüshayı da
muhafaza etmekle yükümlüdür.
Bu alacak belgesine
istinaden, tüketiciye bedel iadesi yapılır. Malın iadesine kadar
tüketicinin yapmış olduğu ödemelerin toplamı geri iade edilir.
Yapılacak bedel iadesine vade farkı da dahildir.
Bedel iadesine ilişkin
talepler satıcıya iletilir.
Tüketici, malı almış olduğu tarihten itibaren yasal
faiziyle birlikte “ödediği
miktarı” talep etmek maksadıyla TSHH’lerine
ve Tüketici Mahkemelerine
başvurabilir.
24- Ayıplı mallara karşı
kredi veren hangi durumlarda sorumludur?
4077 sayılı TKHK'nın 4 üncü
maddesinin 3 üncü fıkrasında "İmalatçı-üretici, satıcı, bayi,
acente, ithalatçı ve
Kanunun 10 uncu maddesinin beşinci fıkrasına göre kredi veren
ayıplı maldan ve
tüketicinin bu maddede yer alan seçimlik haklarından dolayı
müteselsilen sorumludur.
Ayıplı malın neden olduğu
zarardan dolayı birden fazla kimse sorumlu olduğu takdirde
bunlar müteselsilen sorumludurlar. Satılan malın ayıplı olduğunun bilinmemesi bu
sorumluluğu ortadan
kaldırmaz." denilmektedir.
Kanunun 10 uncu maddesinin 5
inci fıkrasında yer alan "Kredi verenin, tüketici
kredisini, belirli marka bir
mal veya hizmet satın alınması ya da belirli bir satıcı veya
sağlayıcı ile yapılacak satış sözleşmesi şartı ile
vermesi durumunda satılan malın veya
hizmetin hiç ya da zamanında
teslim veya ifa edilmemesi halinde kredi veren tüketiciye karşı
satıcı veya sağlayıcı ile birlikte müteselsilen sorumlu olur."
hükmü ile de kredi verenin hangi durumlarda ayıplı mala karşı
sorumlu olduğu açıklanmıştır.
25-
Tüketici dijital bir fotoğraf makinesi satın alıyor fakat
tüketiciye Japonca
düzenlenen kullanım kılavuzu
veriliyor. Makine tüketicinin kullanım hatasından
kaynaklanan bir sebeple
arızalanıyor. Bu durum kullanım hatası olarak
nitelendirilerek ücretsiz
tamir hakkı yok sayılabilir mı?
Piyasada satışa sunulan
sanayi mallarından ithal edilmiş olanların bakım, onarım ve
kullanımına ait tanıtma ve kullanma kılavuzlarının,
belirtilen hususlara ve aslına uygun
Türkçe tercümeleriyle
düzenlenmesi gerekir. Aksi takdirde, yanlış kullanımdan
kaynaklanan arızalar Garanti Belgesi Uygulama Esaslarına Dair Yönetmelik'in Kullanım
Hatası başlıklı 17.
Maddesinde belirtilen "kullanma kılavuzunda yer alan hususlara
aykırı kullanılmasından
kaynaklanan arızalar"
kapsamında değerlendirilemez. Tüketici bu durumda, ücretsiz
tamir hakkını kullanma hakkına sahiptir.
26- Bilgisayarı
bozulan bir kişi bilgisayarı satıcıya götürüyor. Satıcı sorunu
ekran kartında buluyor
ve bu parçayı üreticisine (ithalatçısına) yolluyor. Üretici
parçanın arızasının
düşük voltajdan kaynaklandığını tespit ediyor ve bunun garanti
kapsamında
değerlendirilemeyeceğini belirtiyor. Bu durumda tüketici kime
karşı dava açmalıdır?
Her ne kadar elektrik dağıtım şirketi kamu kuruluşu
olsa da 4077 sayılı Kanun taraflardan birini
tüketicilerin
oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsadığı için
tüketiciler her türlü talebi için ister kamu, ister özel kişi,
şirket, kurum ve kuruluşlara karşı haklarını arayabilirler.
TKHK’nın 4/A maddesinin 3 üncü fıkrasında “Sağlayıcı, bayi,
acente ve 10 uncu maddenin beşinci fıkrasına göre kredi veren,
ayıplı hizmetten ve ayıplı hizmetin neden olduğu her türlü
zarardan ve tüketicinin bu maddede yer alan seçimlik haklarından
dolayı müteselsilen sorumludur. Sunulan hizmetin ayıplı
olduğunun bilinmemesi bu sorumluluğu ortadan kaldırmaz.” hükmü
yer almaktadır. Düşük voltaj ayıplı bir hizmet olarak
değerlendirilebileceğinden tüketiciler
elektrik dağıtım şirketinden
ayıplı hizmet yüzünden uğradığı zararın tazminini
isteyebilirler.
27- Tamiri mümkün olmayan
bir cep telefonu konusunda yetkili servis değişim kararı alıyor
ancak yılbaşında gümrükteki
gecikme nedeniyle 30 iş
gününü geçmesine rağmen tüketiciye
yeni ürün teslim
edilememiştir. Bu
durumda ne yapılmalıdır?
Sanayi Mallarının Satış Sonrası Hizmetleri Yönetmeliğinin
10. Maddesinin 4. Fıkrasında;
"Kullanım ömrü süresince,
malın bakım ve/veya onarım süresi, garanti süresi içerisinde
mala ilişkin arızanın
servis istasyonuna bildirimi, garanti süresi dışında ise malın
teslim tarihinden
itibaren 30 iş gününü geçemez." denilmektedir.
Ancak, sorudan anlaşıldığı
üzere cep telefonunun değiştirilmesine (tamiri mümkün görülmemiş
olabilir) karar verilmiştir. Dolayısıyla, 30 işi günü içindeki
tamir yükümlülüğü ile değiştirilecek ürünün yerine verilecek
yeni ürünün ne zaman verileceğini birbirine karıştırmamak
gerekir.
Kanunumuzda değiştirilen
ürünün yerine verilmesi gereken yeni ürünün ne zaman verileceği
belirlenmemiştir. Bu durumda, iyiniyet kuralları çerçevesinde
mücbir veya hukuki sebepler haricinde ürünün makul bir sürede
teslim edilmesi gerekmektedir. Gümrükteki gecikme firmadan
değil, firma dışındaki bir sebepten kaynaklanmaktadır.
28-
Vergi mükellefi (stopaj,k.d.v.) olanlara verilen (esnaf,
tacir vb) kartla girilebilen ve aynı zamanda
perakende satışın yapıldığı
bir Grossmarket'den alınan bir mal ayıplı çıktığında bu durum
Kanun kapsamında değerlendirilip Tüketici Sorunları Hakem
Heyeti'nde görüşülür
mü?
4077 sayılı TKHK’nın Kapsam
başlıklı 2 inci maddesinde "Bu Kanun, birinci maddede belirtilen
amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan
birini oluşturduğu her
türlü tüketici işlemini
kapsar."
denilmektedir. Tüketici ise Kanunun 3 üncü maddesinde
"Bir mal veya hizmeti ticari
veya mesleki olmayan amaçlarla edinen, kullanan veya
yararlanan gerçek ya da
tüzel kişiyi, ifade eder." şeklinde tanımlanmıştır. Bu durumda
sadece esnaf yada
tacirlere satış yapmak amacıyla hizmet veren bir yerden
alışveriş yapıldığı için
Kanun kapsamında değerlendirilmez ve Hakem Heyetlerinin bu tür konulan
görüşmeden reddetmesi
gerekir. Ve tüketici genel mahkemelere yönlendirilmelidir.
Ancak, bu gibi yerlerde kart
istenmeden ayrıca perakende şeklinde tüketicilere de satış
yapılıyor ise, sadece o tüketici şikayeti için Hakem
Heyetlerince karar alınabilir.
29: Tüketiciye 16 Kasım 2005
tarihinde satın aldığı laptopu anakartındaki arızasından ötürü
545 Dolar ücret karşılığında değiştirebilecekleri söyleniyor. P4
2400 işlemci 256 MB DDR ram Dvd+Cd-Rw’li bu bilgisayar bütün
parçaları ile 550 Dolar etmiyorken, ürünü alalı henüz üç ay
dolmadan bu şekilde bir öneri karşısında tüketici ne yapmalıdır?
Garanti Belgesi Uygulama Esaslarına Dair Yönetmelik’in Ücretsiz
Tamir Yükümlülüğü başlıklı 13. maddesi gereğince;
Satıcı, malın; garanti süresi içinde, gerek malzeme ve işçilik
gerekse montaj hatalarından dolayı arızalanması halinde
işçilik masrafı, değiştirilen parça bedeli ya da başka herhangi
bir ad altında hiçbir ücret talep etmeksizin tamirini yapmak
veya yaptırmakla yükümlüdür.
T.S.H.H arızanın tüketicinin kullanım hatasından kaynaklanıp
kaynaklanmadığını tespit ettirmesi gerekir. Şayet arıza
kullanım hatasından kaynaklanıyorsa tüketici yukarıdaki
hükümden faydalanamaz.
30: 2005 model ………. marka bir
araca sahibim. Aracım şu an 5.000 km.'de. Aracı aldığım dönemden
itibaren bir çok sorun yaşadım.
- Direksiyon kutusu arızalandı,
- 3000 km.'de iken motor arıza
ikaz lambası yandı.
- Viraj demir lastikleri ses
yapıyordu,
- Alttan ses geliyor,
- Arka tampon flaşörü içine su
aldı,
- Sol far içine su aldı,
- Çukura ve bozuk yola filan
girmediğim halde rot ayarı bozuldu,
- Bazen silecekler yarıda
kalıyor,
- Geçen bir yolculuk sırasında
yolcu koltuğunda oturan arkadaşımın emniyet kemeri iki defa
kendiliğinden takılı olduğu soketten çıktı.
Türkiye genelinde bir çok yetkili
servis, özel servis ve özellikle de tanıdık ustaları aradım.
Öğrendiğime göre ……… markalı araçların kimisinde fabrika çıkışı,
sübaplarında üretim hatası olabiliyormuş. Ama bunu servise
sorarsan benzin kötü vs. nedenler bulup hatasını örtmeye
çalışıyor. Bu
mağduriyetimi, maddi ve manevi kayıplarımı gidermek için ne
yapmalıyım?
Tüketici öncelikle
bahsetmiş olduğu hususlar için yetkili servise başvurmalıdır.
Meydana gelen arızaların aynı veya farklı olmasına istinaden
yada arızanın tamirinin mümkün bulunmadığının bir raporla tespit
edilmesi halinde tüketici Kanunun 4 üncü maddesinde belirtilen
seçimlik haklarından birini kullanmayı talep edebilir.
Bahse konu raporun tüketicinin başvurduğu tarihten itibaren yedi
gün içerisinde düzenlenmesi zorunludur. Tüketici raporun
belirtilen süre içerisinde düzenlenmemesi veya raporu kabul
etmemesi hallerinde ilgili T.S.H.H. veya tüketici mahkemesine
başvurarak mevcut durumun tespit edilmesini isteyebilir.
Aracın seri ayıplı olduğu düşünülüyor ise; Kanunun
Üretimin satışın
durdurulması ve malın toplatılması başlıklı 24. maddesindeki
“Satışa sunulan bir seri malın ayıplı olması durumunda Bakanlık,
tüketiciler veya tüketici örgütleri, ayıplı seri malın
üretiminin ve satışının durdurulması ve satış amacıyla elinde
bulunduranlardan toplatılması için dava açabilir.” hükmü
gereğince Tüketici Mahkemesine başvurulabilir.
31:
… Elektronik tarafından garanti verilen … marka “modemi” …
Bilgisayar’dan 03.03.2005 tarihinde 1 sene garantili olarak
aldım. Sadece üç gün çalıştı, bir de baktım ki modem yanmış.
Bilgisayarım da zarar gördü. Bu durumda ne yapmalıyım?
Her şeyden önce söz konusu ürünün Kanuni
garanti süresi 1 yıl değil 2 yıldır. Tüketici, malın
teslimi tarihinden itibaren otuz gün içerisinde ayıbı satıcıya
bildirmelidir. Tüketici bu durumda, bedel iadesini de içeren
sözleşmeden dönme, malın ayıpsız misliyle değiştirilmesi veya
ayıp oranında bedel indirimi ya da ücretsiz onarım isteme
haklarına sahiptir. Satıcı, tüketicinin tercih ettiği bu talebi
yerine getirmekle yükümlüdür. Ancak satıcı tüketicinin bu
taleplerini yerine getirmez ise, ürünün maddi değeri göz önünde
bulundurularak TSHH ve Tüketici Mahkemesine başvurulmalıdır.
Satın alınan üründeki ayıbın kullanım hatasından kaynaklanıp
kaynaklanmadığı bilirkişi marifetiyle tespit edilmelidir.
Ayrıca, tüketici bu seçimlik haklarından biri ile birlikte
ayıplı malın neden olduğu ölüm ve/veya yaralanmaya yol açan
ve/veya kullanımdaki diğer mallarda zarara neden olan hallerde
imalatçı-üreticiden tazminat isteme hakkına da sahiptir. Bu
doğrultuda, satın aldığı ürünün ayıplı olmasından dolayı
bilgisayarının zarar görmesi nedeniyle Tüketici Mahkemesinde
tazminat davası açabilir.
32:
29 Temmuz 2005 tarihinde. …
Mobilya’ya girdik, ve değeri 2500 YTL olan koltuk takımlarından
birini beğendik. Koltuklar 1 hafta sonra geldi. Evde
oturulmadığından 1 hafta kadar sonra koltukların kılıfında
sökükler olduğunu fark ettik. Ürünün ayıplı olması nedeniyle
500 milyon lira indirim talep ettik. Satıcı firma bu talebimizi
kabul etmedi. Bu durumda hakem heyetlerine mi başvurmalıyım
yoksa tüketici mahkemelerine mi başvurmalıyım?
Sorudan tüketicinin ayıp oranında bedel indirimi istediği
anlaşılmaktadır. Satıcı, tüketicinin tercih ettiği bu talebi
yerine getirmekle yükümlüdür. Ancak satıcı tüketicinin bu
talebini yerine getirmediği görülmektedir.
Hakem Heyetlerinin 2006 senesi için bağlayıcı karar
alabilecekleri parasal üst sınır 724,99 liradır. Ancak burada
tüketicinin talebinden ziyade uyuşmazlığa konu olan malın değeri
dikkate alınmalıdır. Ve söz konusu ürünün değerinin 2500 YTL
olması nedeniyle, TSHH’nin vereceği karar bağlayıcı
olmayacağından Tüketici Mahkemesine başvurması daha uygun
olacaktır.
33: … marka bitkisel tedavi
içerikli bir ürün satın aldım. Ancak bu ürünü
kullandığımda midemde çeşitli sorunlar ortaya çıktı.Bunun
sonucunda hastaneye giderek tedavi gördüm. Satıcı firma söz
konusu ürünün 4077 sayılı yasa kapsamında olmadığı gerekçesiyle
bir şey yapamayacağını bildirdi. Bu durumda ne yapılabilir?
Her şeyden önce söz konusu ürün, Kanunda “Mal:
Alış-verişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı
taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere
hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları
ifade eder” şeklinde tanımlanan mal kapsamında yer almaktadır.
Tüketici, malın teslimi tarihinden itibaren otuz gün içerisinde
ayıbı satıcıya bildirmelidir. Tüketici bu durumda, bedel
iadesini de içeren sözleşmeden dönme, malın ayıpsız misliyle
değiştirilmesi veya ayıp oranında bedel indirimi ya da ücretsiz
onarım isteme haklarına sahiptir. Satıcı, tüketicinin tercih
ettiği bu talebi yerine getirmekle yükümlüdür. Ancak satıcı
tüketicinin bu taleplerini yerine getirmez ise, ürünün maddi
değeri göz önünde bulundurularak TSHH ve Tüketici Mahkemesine
başvurulmalıdır.
Ayrıca, Tüketici bu seçimlik haklarından biri ile birlikte
ayıplı malın neden olduğu ölüm ve/veya yaralanmaya yol açan
ve/veya kullanımdaki diğer mallarda zarara neden olan hallerde
imalatçı-üreticiden tazminat isteme hakkına da sahiptir. Bu
doğrultuda, satın aldığı ürünün ayıplı olmasından dolayı
sağlığına zarar vermesi nedeniyle uyuşmazlığın miktarına göre
TSHH’nde veya Tüketici Mahkemesinde tazminat davası açabilir.
34: … marka Hermetik kombi aldım.
2 defa servis çağırdım, ikisinde de bir hata bulamadılar.
Banyonun sıcak suyunu açtığım zaman kombi aşırı derecede sesli
çalışıyor ve de günlük 15m3 gaz tüketiyor.
Araştırmama göre komşularımda bulunan diğer herhangi bir
kombinin bile benim kombimden az yaktığını tespit ettim. Bu
durumda ne yapmalıyım?
Burada iki türlü şikayet söz konusudur. Birincisi, kombinin
aşırı derecede sesli çalışması, ikincisi ise fazla gaz
tüketmesidir. Bu hususların varlığı ve bunların tüketicinin
kullanım hatasından kaynaklanıp kaynaklanmadığı bilirkişi
marifetiyle tespit edilmelidir.
Eğer söz konusu şikayetler kullanım hatasından
kaynaklanmıyorsa
TSHH veya Tüketici Mahkemesine başvurulmalıdır.
35: Bundan 3 ay önce … Mobilyadan
350 YTL değerinde bir mutfak masası aldık. Teslimat gece
yapıldığı için hatasını göremedik. Sabahleyin baktığımızda
hatasını fark edip, … Mobilya’ya durumu bildirdik. Bize 3 hafta
içinde yeni masanın geleceği söylendi. 3 haftanın sonunda
gelmeyince firmayla tekrar diyaloga geçtik. Masanın niye
gelmediğini sorup ısrar edince teşhirdeki arızalı masayı
gönderdiler. Masayı geri iade ettik. 2 hafta sonra tekrar bir
masa geldi, aynı yerinden yine arızalıydı. Bu durumda ne
yapmalıyız.
Tüketici bu durumda, bedel iadesini de içeren sözleşmeden dönme,
malın ayıpsız misliyle değiştirilmesi veya ayıp oranında bedel
indirimi ya da ücretsiz onarım isteme haklarına sahiptir.
Satıcı, tüketicinin tercih ettiği bu talebi yerine getirmekle
yükümlüdür. Ancak satıcı tüketicinin bu taleplerini yerine
getirmez ise, ürünün maddi değeri göz önünde bulundurularak TSHH
veya Tüketici Mahkemesine başvurulmalıdır.
36: 03.06.2005–0068 numaralı fiş
ile satın aldığımız 9 kalem üründen bir tanesi olan yeşil renkli
t-shirt etiketinde belirtildiği gibi 40º C ve kısa programda
eşim tarafından çamaşır makinesinde yıkandı. Ayıplı ürün yıkama
sonucu çamaşır makinesinde bulunan diğer giyeceklere renk
vererek kullanılmaz duruma getirdi.
- Aldığımız ürün üzerinde boya
verebilir, ayrı olarak yıkanmalıdır şeklinde bir uyarı yok. Bu
durumda aldığımız her ürünü tek tek mi yıkamamız gerekiyor?
- Aldığımız her hangi bir ürünün
etiketinde yazdığı gibi 40º C ve kısa programda yıkanması
durumunda bile boya çıkarması normal mi?
- Zarar gören ürünlerimizin
faturalarını ibraz edemezsek (bazılarını vergi iadesinde
kullanmış olabilirim) tazmin hakkımız kayıp mı olur?
Tüketici, malın teslimi tarihinden itibaren otuz gün içerisinde
ayıbı satıcıya bildirmelidir. Tüketici bu durumda, bedel
iadesini de içeren sözleşmeden dönme, malın ayıpsız misliyle
değiştirilmesi veya ayıp oranında bedel indirimi ya da ücretsiz
onarım isteme haklarına sahiptir. Satıcı, tüketicinin tercih
ettiği bu talebi yerine getirmekle yükümlüdür. Ancak satıcı
tüketicinin bu taleplerini yerine getirmez ise, ürünün maddi
değeri göz önünde bulundurularak TSHH veya Tüketici Mahkemesine
başvurulmalıdır. Satın alınan üründeki ayıbın kullanım
hatasından kaynaklanıp kaynaklanmadığı bilirkişi marifetiyle
tespit edilmelidir.
Ayrıca, Tüketici bu seçimlik haklarından biri ile birlikte
ayıplı malın neden olduğu ölüm ve/veya yaralanmaya yol açan
ve/veya kullanımdaki diğer mallarda zarara neden olan hallerde
imalatçı-üreticiden tazminat isteme hakkına da sahiptir. Bu
doğrultuda, satın aldığı ürünün ayıplı olması nedeniyle diğer
ürünlere zarar vermesi nedeniyle TSHH veya Tüketici Mahkemesinde
tazminat talebinde bulunabilir.
37: Eşim bana 12.06.2005’te
hediye mp3 çalar almış. Tatilde olduğum için 20 gün sonra
verebildi. Açtım inceledim. Beğenmedim. Faturasında 1 ay içinde
iade edilebileceği yazıyordu. …’yı aradım, durumu izah ettim.
Bana mp3 çalar ürünlerinde iade almadıklarını söylediler.
Ürün değişimi 4077 sayılı kanun
çerçevesinde yapılabilmektedir. İlgili yasada ürün ayıplıysa,
fatura tarihi itibari ile ilk 30 gün içinde arıza oluşursa
değişim hakkı olabilmektedir. Ancak, faturanın üzerinde ayıba
ilişkin bir husus belirtilmeden ve Tüketici Kanununa atıf
yapılmadan 1 ay içinde değiştirileceği yazıyorsa satıcı bu
taahhüdüyle bağlı kalmak durumundadır ve tüketicinin talebini
yerine getirmek zorundadır. Tüketici bu hususta durumu tespit
ettirmek ve ürünü değiştirmek amacıyla TSHH’ne başvurabilir.
38: … marka araba aldık.
18.01.2005 tarihinde trafik kazası oldu. Ön cam ile arka bagaj
kapağı tamponu kırıldı. Arabayı hemen … servise bıraktık ama
2005 model arabanın parçası yokmuş, servisin dediğine göre belki
1 ay belki 3 ay içinde gelirmiş. Arabam 12 gündür serviste
bekliyor, bu durumda haklarım nelerdir?
Sanayi Mallarının Satış Sonrası Hizmetleri Hakkında
Yönetmelik’in;
Servis İstasyonlarının
Sorumlulukları başlıklı 10. Maddeye göre; “…Kullanım ömrü
süresince, malın bakım ve/veya onarım süresi, garanti süresi
içerisinde mala ilişkin arızanın servis istasyonuna bildirimi,
garanti süresi dışında ise malın teslim tarihinden itibaren 30
iş gününü geçemez.”
TKHK’nın 15 inci
maddesine göre “imalatçı veya ithalatçılar sattıkları
ürettikleri veya ithal ettikleri sanayi malları için o malın
Bakanlıkça tespit ve ilan edilen kullanım ömrü süresince yeterli
teknik personel ve yedek parça stoğu bulundurmak suretiyle bakım
ve onarım hizmetlerini sunmak zorundadırlar.”
Burada, garanti kapsamı dışında bir uyuşmazlık bulunmaktadır.
Kullanım ömrü süresince, malın bakım ve/veya onarım süresi
malın teslim tarihinden itibaren 30 iş gününü geçemez. Geçer ise
TSHH veya Tüketici Mahkemesine başvurarak mağduriyetin
giderilmesi talep edilebilir. Ayrıca, yedek parça bulunmadığına
ilişkin şikayet Sanayi ve Ticaret Bakanlığına veya İl
Müdürlüklerine yapılmalıdır.
39: Ocak ayının sonunda almış
olduğum … markalı dizel aracım aldığım günden bu yana km’de
yaklaşık olarak 0.21 YTL ile 0.32 YTL arasında yakıt yakıyor.
Şimdi ortalama olarak bu araçların yakıt tüketimini kendileri km
başına 0.13 YTL ile 0.15 YTL arasında diyorlar. Bunu 0.15
YTL’den aldığımızı düşündüğümüzde aradaki fark km başına 0.065
YTL yapar. Bunu da 15.000 ile çarptığımızda rakamlar yüksek
boyutlara ulaşıyor. Bu durumda ne yapmalıyım.
Aracın
yakıt tüketimine ilişkin
km başına 0.13 YTL ile 0.15 YTL
arasında yakması gerekirken yaklaşık olarak 0.21 YTL ile 0.32
YTL yakıt tüketimi ekonomik ayıptır. Zira ekonomik ayıp,
tüketicinin satın aldığı maldan beklediği ekonomik yararları
azaltan veya ortadan kaldıran ayıba denir. Bu nedenle tüketici,
TSHH veya
Tüketici Mahkemesine başvurmalıdır. Ancak
aracın yakıt tasarrufu, kullanma kılavuzunda yer alan test
koşullarına göre muayene ettirilmesi gerekir.
Ayrıca ilan
ve reklamlarında belirtilen yakıt tüketim miktarlarının
gerçekleri yansıtmadığı düşünülüyorsa konu reklam mevzuatı
açısından incelenmek üzere Reklam Kuruluna gönderilebilir.
40: Babam için bir dizüstü
bilgisayarı aldık. Başvuru esnasında ve sonradan defalarca
telefon ve mail ile F klavye isteğimizi tekrarlamamıza rağmen
dalga geçer gibi Q klavye gönderdiler. Sonradan öğrendik ki;
firmanın elinde F klavye dizüstü bilgisayarı diye bir şey yok.
Firma elinde olmayan malı satıyor. Elinde F klavye dizüstü
bilgisayarı yoksa neden siteye ‘F klavye isteyen
müşterilerimizin 10 gün içinde bildirmeleri gerekir’ diye
yazılıyor?
Burada ayıplı bir ürün teslimatı söz konusudur. Zira satıcı
firmanın ilan ve reklamlarında F klavye isteyenlerin 10 gün
içinde bildirmeleri gerekmektedir şeklinde ki beyanı karşısında
tüketici F klavye istemiştir. Satıcı bu talebi yerine
getirmediği için 4077 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinde ifade
edildiği şekliyle, satıcı tarafından bildirilen ve/veya tahsis
ve kullanım amacı bakımından
tüketicinin ondan beklediği faydayı azaltan veya ortadan
kaldıran maddi bir ayıp söz konusudur.
Tüketici, malın teslimi
tarihinden itibaren otuz gün içerisinde sorunu satıcıya
bildirmeli ve Kanunun 4 üncü maddesinde belirtilen seçimlik
haklarından birini seçmelidir. Satıcı,
tüketicinin tercih ettiği bu talebi yerine getirmekle
yükümlüdür. Ancak satıcı tüketicinin bu talebini yerine getirmez
ise, ürünün maddi değeri göz önünde bulundurularak TSHH veya
Tüketici Mahkemesine başvurulmalıdır.
Ayrıca aldatıcı ve yanıltıcı bir reklam söz
konusu olduğu için konunun reklam mevzuatı açısından incelenmesi
maksadıyla Reklam Kuruluna gönderilmesi uygun olacaktır.
41: ÖSS sınavlarına hazırlanmak
amacıyla …'da şubesi bulunan …. dershanesine kayıt yaptırabilmek
için gittim. 2000 mezunu olduğum için dershane müdürü beni
dershanelerine kabul etmedi. Nedenini sorduğumda 2001 mezunu
öncesini kabul etmiyorlarmış. Böyle bir ayrım olabilir mi?
4077 sayılı Kanunun Satıştan kaçınma başlıklı 5. Maddesinde yer
alan; “Üzerinde "numunedir" veya "satılık değildir" ibaresi
bulunmayan bir malın; ticarî bir kuruluşun vitrininde, rafında
veya açıkça görülebilir herhangi bir yerinde teşhir edilmesi
halinde satıcı bu malların satışından kaçınamaz.
Hizmet sağlamada da haklı bir sebep olmaksızın
kaçınılamaz.” şeklindeki ifadeden de anlaşılacağı üzere,
keyfi uygulamalar ile hizmet sunumundan kaçınılamaz.
Ancak, kişinin dershaneye gitmesine engel teşkil edecek hukuki
bir mesnet bulunması halinde veya haklı başka bir sebep
bulunması halinde bu hükmün uygulanmaması gerekir. Bu
doğrultuda, tüketici uyuşmazlığın miktarına göre Hakem Heyetine
veya Tüketici Mahkemesine başvurmalıdır. Hizmet verilmemesinin
hukuki dayanağı araştırılarak tüketicinin mağduriyeti
giderilmelidir.
42: …Pazarlamadan klima
aldım. Takmaya gelen servis özensiz bir şekilde evi tamamen
kirleterek ve dış ünitenin koruma kabını takmadan gitti. Garanti
belgesi ve kullanma kılavuzu bırakmadılar, onun için hala
kullanımı tam olarak öğrenemedim. Ayrıca klima çok ses yapıyor.
En kısa zamanda bunların teminini ve klimanın düzgün çalışması
için ne yapmalıyım?
Tüketici, malın teslimi
tarihinden itibaren otuz gün içerisinde sorunu satıcıya
bildirmeli ve Kanunun 4 üncü maddesinde belirtilen seçimlik
haklarından birini seçmelidir.
Satıcı, tüketicinin tercih ettiği bu talebi yerine
getirmekle yükümlüdür. Ancak satıcı tüketicinin bu talebini
yerine getirmez ise, ürünün maddi değeri göz önünde
bulundurularak TSHH veya Tüketici Mahkemesine başvurulmalıdır.
Tazminat istemesi ile ilgili olarak;
tüketici bu seçimlik haklarından biri ile birlikte ayıplı malın
neden olduğu ölüm ve/veya yaralanmaya yol açan ve/veya
kullanımdaki diğer mallarda zarara neden olan hallerde
imalatçı-üreticiden tazminat isteme hakkına da sahiptir. Bu
doğrultuda, satın aldığı ürünün zarar vermesi nedeniyle TSHH’nde
veya Tüketici Mahkemesinde tazminat davası açabilir.
Garanti Belgesi ve Kullanma kılavuzu ile ilgili olarak;
Sanayi ve Ticaret
Bakanlığına veya İl Müdürlüklerine başvurulmalıdır.
43:
Garanti belgelerinin
bazılarında Sanayi ve Ticaret Bakanlığından izin alınmıştır
ibaresi bulunmaktadır.
Ancak izin alanın adı soyadı ve unvanı belirtilmemiştir. İzin
tarih ve numarası
yoktur. Bu belgenin geçerliliği nedir, geçersiz ise ne
yapılmalıdır?
Garanti Belgesi Uygulama
Esaslarına Dair Yönetmelik'in Garanti Belgesinde Bulunması
Zorunlu Bilgiler başlıklı 7 inci maddesinde "Bakanlık izin tarih
ve sayısı"da sayılmıştır. İlk önce Bakanlıktan herhangi
bir Garanti Belgesi alınıp alınmadığının tespit edilmesi
gerekmektedir. Şayet
Bakanlıktan bir belge alındı ise Bakanlık izin tarih ve
sayısının Garanti
Belgesi'ne yazılması ilgili firmadan istenir.
İmalatçı veya ithalatçıların
Bakanlıktan Belge almadığı halde tüketicilere sahte Garanti
Belgesi verdiği tespit edilirse, durum Bakanlığa bildirilir.
Bakanlık 4077 sayılı Kanun ve ilgili yönetmelik hükümleri
çerçevesinde gerekli denetimleri yaparak ilgili firma hakkında gerekli
yasal işlemi uygular.
44: Garanti belgesi
kapsamındaki uyuşmazlıklarda tüketicinin garanti belgesi ibraz
etmesi yeterli midir?
Yoksa, faturanın da bulunması gerekir mi?
Vergi Usul Kanunu'nun 233 üncü maddesinde "Birinci ve
ikinci sınıf tüccarlar, kazancı basit usulde tespit edilenlerle
(...) defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçilerin fatura
vermek mecburiyetinde
olmadıkları satışları ve yaptıkları işlerin bedelleri aşağıdaki
vesikalardan herhangi
biri ile tevsik olunur.
l. Perakende satış fişleri,
2. Makineli kasaların kayıt
ruloları,
3. Giriş ve yolcu taşıma
biletleri,
Perakende satış fişi,
makineli kasaların kayıt ruloları ve biletlerde, işletme veya
mükellefin adı, düzenlenme tarihi ve alınan paranın miktarı
gösterilir.
Perakende satış fişi ile giriş ve yolcu taşıma biletleri
seri ve sıra numarası dahilinde teselsül
ettirilir. Bu fiş ve
biletler kopyalı iki nüsha olarak tanzim edilir ve bir nüshası
müşteriye verilir. Makineli kasa kullanılıp da müşteriye fiş (makineli kasanın
önceki fıkrada belirtilen
malumatı ihtiva eden fişi)
verilmemesi halinde, perakende satış fişi tanzimi ve müşteriye
verilmesi
mecburidir." denilmektedir.
353 üncü maddesinde yer alan "Verilmesi ve alınması
icabeden fatura, gider pusulası, müstahsil makbuzu
ile serbest meslek makbuzlarının verilmemesi, alınmaması veya
düzenlenen bu belgelerde
gerçek meblağdan farklı meblağlara yer verilmesi halinde; bu
belgeleri düzenlemek
ve almak zorunda olanların herbirine, her bir belge için
1,500,000
(53.000.000) liradan aşağı olmamak üzere bu belgelere yazılması
gereken meblağın veya
meblağ farkının %10'u nispetinde özel usulsüzlük cezası kesilir..."
denilmek suretiyle yapılan alışverişlerde fiş veya fatura almak
ve vermek zorunluluk haline getirilmiştir.
4077 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinde yer alan
"İmalatçı veya ithalatçılar ithal ettikleri
veya ürettikleri sanayi
mallan için Bakanlıkça onaylı garanti belgesi düzenlemek
zorundadır. Mala
ilişkin faturanın tarih ve sayısını içeren
garanti belgesinin tekemmül
ettirilerek tüketiciye
verilmesi sorumluluğu satıcı, bayi veya acenteye aittir..."
hüküm gereği Garanti
Belgelerinde mala ilişkin faturanın tarih ve sayısının yazılması satıcı,
bayi veya acenteye
verilmiş bir zorunluluktur.
Tüketicilerin garanti belgesine dayalı uyuşmazlıklarda
mala ilişkin faturanın tarih ve sayısının
yer aldığı Garanti Belgesini
ibraz etmeleri yeterlidir.
Ancak yukarıda ifade edilen Vergi Usul Kanunu hükümleri
gereği alınması zorunlu fiş, fatura
vb. belgelerin ibraz edilmesi
tüketicilerin herhangi bir problem çıktığında ispat etmesini
kuvvetlendirecek
belgelerdir.
45:
Garanti belgesi üzerindeki
fatura bilgileri ile tüketicinin fatura bilgisi birbirinden
farklıdır. Hangi
bilgiye itibar edilmelidir?
4077 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinde yer alan
"İmalatçı veya ithalatçılar ithal ettikleri
veya ürettikleri sanayi
mallan için Bakanlıkça onaylı garanti belgesi düzenlemek
zorundadır. Mala ilişkin faturanın tarih ve sayısını içeren
garanti belgesinin tekemmül ettirilerek tüketiciye verilmesi
sorumluluğu satıcı, bayi veya acenteye aittir..." hüküm gereği
Garanti belgelerinde
mala ilişkin faturanın tarih ve sayısının yer alması zorunludur.
Garanti belgelerinde
yer alan bilgiler satıcılar tarafından doldurulan bilgiler
olduğu için bu bilgilerde
hata yapılması muhtemel
olabilir. Dolayısıyla tüketicilere verilen ve satım işlemini
ispatlayan belgeler
olan fiş, fatura belgelerine itibar edilmelidir.
46:
Satın alınan ürün
garanti süresi içerisinde arızalanırsa teknik servis tüketicinin
ikamet ettiği ilde yok ise firma ürünü servis fişi ile teslim almaktadır.
Ürün bölge servisine
gönderilince 30 iş günü aşılarak onarılıyor. Yerine kullanılması
için ürün verilmiyor.
Tüketici ürünün yenisini talep ediyor. Garantisi dolmuş
ürünlerin servis süresinin aşılması durumunda tüketiciler ne yapabilir ve cezai işlem
yapılmalı mıdır?
Garanti Belgesi Uygulama Esaslarına Dair Yönetmelik'in 6
ncı maddesinde "Malın
arızalanması durumunda,
tamirde geçen süre garanti süresine eklenir.
Malın tamir süresi en
fazla 30 iş günüdür.
Bu süre mala ilişkin
arızanın servis istasyonuna, servis istasyonunun olmaması
durumunda, malın satıcısı, bayii, acentesi, temsilciliği,
ithalatçısı veya imalatçısı-
üreticisinden birine bildirim tarihinden itibaren başlar."
"Malın arızasının 15 iş günü
içerisinde giderilememesi halinde, imalatçı-üretici veya
ithalatçı; malın
tamiri tamamlanıncaya kadar, benzer özelliklere sahip başka bir
malı tüketicinin kullanımına tahsis etmek zorundadır."
14 üncü maddesinde "
Tüketicinin onarım hakkını kullanmasına rağmen malın;
a) Tüketiciye
teslim edildiği tarihten itibaren, belirlenen garanti süresi
içinde kalmak
kaydıyla, bir yıl içerisinde; aynı arızanın ikiden fazla
tekrarlanması veya farklı arızaların
dörtten fazla meydana gelmesi veya belirlenen garanti süresi içerisinde
farklı arızaların
toplamının altıdan fazla olması unsurlarının yanı sıra, bu
arızaların maldan yararlanamamayı
sürekli kılması,
b-
Tamiri için gereken azami sürenin aşılması,
c- Firmanın servis istasyonunun, servis istasyonunun
mevcut olmaması halinde sırasıyla
satıcısı,
bayii,
acentesi,
temsilciliği,
ithalatçısı
veya
imalatçı-üreticisinden
birisinin düzenleyeceği raporla arızanın tamirinin mümkün bulunmadığının
belirlenmesi, durumlarında,
tüketici malın ücretsiz
değiştirilmesini, bedel iadesi veya ayıp oranında bedel indirimi
talep edebilir.
Bu maddenin (c) bendinde
belirtilen raporun, tüketicinin başvuru tarihinden itibaren yedi
gün içerisinde
düzenlenmesi zorunludur. Tüketici, raporun belirtilen süre
içerisinde
düzenlenmemesi veya raporu kabul etmemesi hallerinde, ilgili
Tüketici Sorunları Hakem Heyetine
başvurarak mevcut durumun tespit edilmesini isteyebilir.
Garantisi dolmuş ürünler
için de bu 30 günlük tamir süresi geçerlidir. Söz konusu süre
içerisinde ürünün tamiri yapılmaz ise konu idari denetim yönüyle
incelenmesi açısından İl müdürlüğüne veya Bakanlığa
bildirilmelidir.
47:
Satın alınan ürün değişik tarihlerde aynı şikayetler ile teknik
servise 5 veya 6 defa
gönderiliyor. Tüketici şikayeti ile teknik servisin raporu farklı oluyor,
çoğu raporda bahse
konu şikayetlere rastlanılmadığı, cihazın testlerden başarı ile
geçtiği söylenmesine
rağmen tüketicinin şikayetleri devam etmekte ve cihazın yenisi
ile değişimi kabul edilmemektedir. Ne yapılabilir?
Garanti Belgesi Uygulama
Esaslarına Dair Yönetmelik'in Ücretsiz Tamir Yükümlülüğü
başlıklı 13 üncü maddesinde
"Satıcı, malın; garanti süresi içinde, gerek malzeme ve işçilik
gerekse montaj hatalarından dolayı arızalanması halinde işçilik masrafı,
değiştirilen parça
bedeli ya da başka herhangi bir ad altında hiçbir ücret talep
etmeksizin tamirini yapmak veya yaptırmakla yükümlüdür.
Arızalarda kullanım
hatasının bulunup bulunmadığı
servis istasyonları, servis
istasyonunun mevcut olmaması halinde sırasıyla; bu malın
satıcısı, bayii, acentesi,
temsilciliği, ithalatçısı
veya imalatçı-üreticisinden birisi tarafından düzenlenen
raporla
belirlenir.
Tüketiciler, bu maddenin
ikinci fıkrasında belirtilen rapora ilişkin olarak bilirkişi
tarafından
tespit yapılması talebiyle ilgili Tüketici Sorunları Hakem
Heyetine
başvurabilir."
hükmü yer almaktadır.
Bu hüküm gereği tüketiciler
servisin düzenlediği raporlara karşı Tüketici Sorunları Hakem
Heyetlerine
başvurabilir. Tüketici Sorunları Hakem Heyetleri bilirkişilerin
düzenleyeceği rapor
doğrultusunda bir karar vermelidir.
48:
Teknik servise teslim edilen
beyaz eşya veya elektronik cihaz 30 iş günü geçmesine
rağmen tüketiciye teslim
edilmiyor, servis tarafından yedek parça için üretici firmaya
sipariş verildi ama
henüz yedek parçanın ulaşmaması sebebiyle hizmet veremiyoruz
deniliyor. Bu durumda
sorumluluk kime aittir?
4822 Sayılı Kanun ile Değişik 4077 sayılı Tüketicinin
Korunması Hakkında Kanun' un Satış Sonrası Hizmetler' i
düzenleyen 15. Maddesinin 1. fıkrasında " İmalatçı veya
ithalatçılar,
sattıkları, ürettikleri veya ithal ettikleri sanayi mallan için
o malın Bakanlıkça tespit ve ilân
edilen kullanım ömrü
süresince, yeterli teknik personel ve yedek parça stoku
bulundurmak suretiyle
bakım ve onarım hizmetlerini sunmak zorundadırlar."
denilmektedir. Bunun yanında, Sanayi Mallarının Satış
Sonrası Hizmetleri
Yönetmeliğinin 12. Maddesinde de imalatçı - üretici ve/veya
ithalatçıların sattıkları ürünle ilgili yedek parça bulundurma
zorunlulukları tekrar vurgulanmıştır.
Aynı yönetmelikte, İmalatçı-Üretici ve İthalatçının
sorumluluğu 16. Maddenin l. fıkrasında şöyle belirtilmiştir;
"Servis istasyonlarının ayrı bir tüzel kişiliği olsa dahi
imalatçı - üretici
ve/veya ithalatçılar; satış sonrası hizmetlerin sağlanmasından
ve yürütülmesinden servis
istasyonları ile birlikte
müştereken ve müteselsilen sorumludurlar, "denilmektedir.
Dolayısıyla, tüketici
ekonomik kaybının telafisi için hem servis istasyonuna hem de
üretici veya ithalatçıya başvurabilir. Bunun yanında, soruda
geçen malların herhangi birinin satış
sonrası hizmetlerinin
verilmemesi ya da imalatçı-üretici ve/veya ithalatçının
bulunamaması halinde,
aynı yönetmeliğin 17. Maddesine göre tüketicilere bu hizmetlerin
verilmesinden satıcılar sorumludur.
49:
Servis tarafından
tamir edilen bir ürün 3 ay sonra yeniden arızalanıyor yetkili
servis bu arıza içinde servis ücreti talep ediyor. Yapılacak işlem nedir?
Sanayi Mallarının Satış
Sonrası Hizmetleri Hakkında Yönetmelik'in 10 uncu
maddesinin 5 inci fıkrasında
“Servis istasyonları tarafından verilen montaj, bakım ve onarım
hizmetiyle ilgili olarak, bir yıl içerisinde aynı arızanın tekrarı
halinde herhangi bir servis ücreti alınmaz. Tüketicinin
malı kullanım kılavuzunda yer alan hususlara aykırı
kullanmasından kaynaklanan
arızalar bunun dışındadır.” hükmü yer almaktadır. Servis
istasyonu şayet ücret
almış ise TSHH servisin almış olduğu ücretin tüketiciye
iade edilmesine karar vermelidir.
50:
Garanti belgesiyle satılan bir üründe ayıp çıkması durumunda
tüketici öncelikle onarım hakkını mı kullanmak zorundadır
yoksa Kanunun 4 üncü maddesinde sayılan
seçimlik haklarını da kullanabilir mi?
Bir malın garanti belgesiyle
satılıyor olması tüketicinin 4 üncü maddedeki seçimlik haklarını
talep etmesini
engellemez. Şayet üründe 30 gün içerisinde herhangi bir ayıp
ortaya çıkar ise tüketici onarım hakkını
istemeden diğer seçimlik
haklarını da talep edebilir.
Garanti belgesiyle satılan
ürünlerde malın teslim tarihinden itibaren 30
gün geçtikten sonra üründe herhangi bir
arıza meydana gelirse
tüketici öncelikle onarım hakkını kullanmak zorundadır.
51: Tatil amaçlı alınmış devre mülklerde
3 yıl sonra duvarların sıvası dökülmüş su tesisatlarında
akıntılar meydana gelmeye başlamış bu durumda
sorumlu devre mülkü yapan
inşaat firması mıdır, yoksa sorunun yaşandığı tarihteki
işletmeci firma mıdır?
4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un ayıplı mal
başlıklı 4. maddesinin 4. fıkrasında “Bu madde ile ayıba karşı
sorumlu tutulanlar, ayıba karşı daha uzun bir süre ile
sorumluluk üstlenmemişlerse, ayıplı maldan sorumluluk, ayıp daha
sonra ortaya çıkmış olsa bile malın tüketiciye teslimi
tarihinden itibaren iki yıllık zamanaşımına tabidir. Bu süre
konut ve tatil amaçlı taşınmaz mallarda beş yıldır.” hükmü yer
almaktadır. Devre mülk tatil amaçlı taşınmaz olarak
değerlendirildiğinden ,devre mülkle ilgili uyuşmazlıklarda 4077
sayılı Kanun uygulanır.
4077 sayılı Kanun’un
ayıplı mal başlıklı 4. maddesinin 3. fıkrasında
“İmalatçı-üretici, satıcı, bayi, acente, ithalatçı ve 10 uncu
maddenin beşinci fıkrasına göre kredi veren ayıplı maldan ve
tüketicinin bu maddede yer alan seçimlik haklarından dolayı
müteselsilen sorumludur.” hükmü yer almaktadır. Bu durumda devre
mülk ile ilgili uyuşmazlık çıktığında devre mülkü yapan inşaat
firması ve devre mülkün işletmecisi müteselsilen sorumludur.
52: İlimizin Geliştirme Vakfı tarafından alınan fotokopi
cihazı alınır alınmaz arızalandı. Ancak firma Geliştirme Vakfını
ticari olarak değerlendirip tüketici kanunundan
faydalanamazsınız diyor. Vakıflar tüketici midir?
Yargıtay 11 inci Hukuk Dairesi’nin 1997/1815-5112 sayılı
kararında, özetle
4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 3.
maddesinin tüketici tanımına gerçek kişiler ile birlikte dernek,
vakıf ve kooperatiflerinde girmesi gerektiğini belirtmiştir. Bu
durumda vakıflar tüketici kapsamında değerlendirilecek ve
tüketici sayılan vakıfların başvuruları Tüketici Sorunları Hakem
Heyetlerinde değerlendirilebilecektir.
Yalnız bu tür uyuşmazlıklarda dikkat edilmesi gereken
nokta bu tür (dernek, vakıf, kooperatif)
tüzel kişilerin sosyal amaçları dışında ticari bir
faaliyetle iştigal etmemeleri gerektiğidir.
Çünkü şayet bu tür tüzel kişiler ticari bir faaliyetle
iştigal ederlerse Türk Ticaret Kanunu kapsamında tacir olarak
değerlendirilirler.
53: Taksitli satışlarda tüketiciye imzalatılan tek senedin
icra işlemine konulması hukuki midir?
4822 sayılı Kanun ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması
Hakkında Kanun’un Taksitle Satış başlıklı 6/A maddesinde; her
bir taksit ödemesi için ayrı ayrı olacak şekilde senet
düzenlenmesi gerektiği ifade edilmiştir. Aksi takdirde
düzenlenen senet geçersizdir. İmzalanan tek senedin icra
işlemine konulması hukuki değildir.
54: Taksitli satışlarda,
tüketicinin toplam bedeli ödemek istemesi durumunda gerekli
faiz indiriminin
yapılmaması halinde nasıl bir yol izlenmelidir?
4822 sayılı Kanun ile Değişik
4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun
un "Taksitle
Satış" ı düzenleyen 6/A maddesinde;
Taksitle satış sözleşmesinin yazılı şekilde yapılmasının zorunlu olduğu,
Ve sözleşmede bulunması gereken asgari koşullar arasında; Malın
veya hizmetin Türk Lirası olarak vergiler dahil peşin fiyatı,
Vadeye göre faiz ile birlikte ödenecek Türk Lirası olarak toplam
satış fiyatı, faiz
miktarı, faizin hesaplandığı yıllık oran ve sözleşmede
belirlenen faiz oranının yüzde otuz fazlasını geçmemek üzere
gecikme faizi oranı, belirtilmiştir.
Ayrıca söz konusu madde de
"Taksitle satışlarda; tüketici, borçlandığı toplam miktarı
önceden ödeme hakkına
sahiptir. Tüketici aynı zamanda, bir taksit miktarından az
olmamak şartıyla bir
veya birden fazla taksit ödemesinde bulunabilir. Her iki durumda
da satıcı, ödenen miktara göre gerekli faiz indirimini yapmakla
yükümlüdür." denilmektedir. Bu hüküm gereği
gerekli faiz indirimi
yapılmadığı takdirde Tüketici Sorunları Hakem Heyeti buna
ilişkin başvuruları
Kanunda belirtilen limitler ışığında değerlendirip karara
bağlayabilir.
55: Dershaneden
eğitim alan öğrencilerin dershaneden ayrılmak istemeleri
durumunda konu hangi
kapsamda değerlendirilmelidir?
Dershaneden eğitim alan
öğrenciler tüketici tanımına girmektedir. Şayet dershane bu
hizmeti sağlarken ayıplı bir hizmet sunuyor ise öğrencinin
dershaneden ayrılma hakkı vardır.
Örneğin dershane ilan ve reklamlarında sınıfların en
fazla onar kişilik olduğunu beyan etmesine rağmen, sınıflarda bu
rakamın üzerinde öğrenciler ile eğitim yapılması yada reklam ve
ilanlarda tanınmış öğretmenlerin ismine yer verildiği halde bu
öğretmenlerin derslere girmemesi gibi durumlar ayıplı hizmet
olarak kabul edilebilir.
56: Kapıdan satış kapsamı dışında tutulan eğitim
ve/veya kültürel amaçlı yayınların
satışı Hakem Heyetlerinde ne
şekilde değerlendirilebilir?
Yönetmeliğin
14 üncü maddesinde bazı mal ve hizmetlerin kapsam dışı
tutulmasının amacı bu satışlar için cayma hakkının
kullanılmasının engellenmesidir. Kapsam dışı demek 4077 sayılı
Yasanın hiçbir maddesinin bu mal yada hizmetlere
uygulanamayacağı manasını taşımamaktadır. Bu tür satışlar için
Kanun’un 8 inci maddesi ve ilgili yönetmelik hükümleri
uygulanmaz. Ancak Kanunun ayıplı mal, sözleşmedeki haksız
şartlar vb. maddeleri tüketicilerin her zaman kullanabileceği
haklarıdır.
57: Kapıdan
satış yapan firmaların Kapıdan Satış Yetki Belgesi alıp
almadıkları nasıl
öğrenilebilir?
4077
sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun ve Uygulama
Yönetmelikleri
kapsamında kapıdan satışlara ilişkin hükümlere göre firmaların
Kapıdan Satış Yetki
Belgelerini tüketiciye gösterme zorunluluğu yoktur.
Ancak, firma isterse güven
telkin etmek için bu belgeyi gösterebilir. Bunun yanında
www.sanayi.gov.tr sitesinde
Kapıdan ve Kampanyalı Satışlarda Yetkili Firma Listesi
linkinden bu belgeye sahip
firmalar kontrol edilebilir.
58: Kapıdan yatış yetki belgesi
almamış olan satıcılara idari para cezası uygulanır mı?
4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 25.
maddesinin 3 üncü fıkrasında
".... 8 inci maddede belirtilen yükümlülüklere aykırı hareket
edenler hakkında……
lira para cezası uygulanır." denilmektedir. Cezalarda yetki,
itiraz ve zamanaşımı başlıklı
26 ıncı maddesinde ise "25
inci maddenin bir, dört, yedi.... fıkralarındaki cezalar
Bakanlık tarafından, diğer fıkralarındaki cezalar ise o yerin
mülki amiri tarafından uygulanır." Hükmü vardır. Bu madde hükmü
gereği kapıdan satışlarla ilgili bir ceza söz konusu olduğunda o
ilin mülki amiri olan
valiliklerce ceza uygulanır. Tüketici Sorunları Hakem
Heyetlerinin herhangi bir para cezası verme yetkisi
bulunmamaktadır.
59: Kapıdan Satışlarda cayma bildiriminin satıcının eline ulaşmasından
itibaren 20 gün içinde mal satıcı tarafından iade alınmazsa
tüketici ne yapabilir?
4077 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin 3 üncü fıkrasının
son cümlesinde " Satıcı, cayma
bildirimi kendisine ulaştığı
andan itibaren yirmi gün içerisinde malı geri almakla
yükümlüdür." denilmektedir. Bu
hüküm gereği malın geri alınması satıcının
yükümlülüğündedir.
Tüketicinin herhangi bir şey yapmasına gerek yoktur.
60: Hediye vaadi ile kapıdan satışlarda izlenecek yöntem nedir?
4077 sayılı Tüketicinin
Korunması Hakkında Kanun'un kapıdan satışlara ilişkin 8.
maddesinde hediye ürünlerle
ilgili herhangi bir düzenleme bulunmamaktadır. Hediye olan
ürünün hediye olarak verildiğini ispatlama yükümlülüğü
tüketiciye aittir. Hediye
vaat edilen tüketici, satıcıdan öncelikle bunu ispatlayabileceği bir
belge istemelidir. Hediye
olan ürünlerin ürünün
reklamında veya sözleşmede belirtilip belirtilmediğine dikkat
edilmelidir. Eğer
hediye vaadi tüketici tarafından ispatlanmış ve hediye
verilmemişse satışa
konu olan mal, ayıplı mal kapsamında değerlendirilir.
61: Kapıdan Satışlara İlişkin
Uygulama Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin 14.
maddesinde sayılan ve
kapsam dışı tutulan bir mal veya hizmetler ile ilgili bir
uyuşmazlık söz konusu olduğunda nasıl bir yol izlenmelidir?
Yönetmeliğin 14 üncü maddesinde bazı mal ve hizmetlerin
kapsam dışı tutulmasının amacı bu satışlar için cayma hakkının
kullanılmasının engellenmesidir. Kapsam dışı demek 4077 sayılı
Yasanın hiçbir maddesinin bu mal yada hizmetlere
uygulanamayacağı manasını taşımamaktadır. Bu tür satışlar için
Kanun’un 8 inci maddesi ve ilgili yönetmelik hükümleri
uygulanmaz. Ancak Kanunun ayıplı mal, sözleşmedeki haksız
şartlar vb. maddeleri tüketicilerin her zaman kullanabileceği
haklarıdır.
62: 7 günlük cayma bildirimi
süresi dolmadan tüketiciye senet imzalatan kapıdan satış
firmasına idari para cezası
uygulanabilir mi?
4077 sayılı Kanun'un Kapıdan Satışlara ilişkin 8 inci maddesinde
“…Bu tür satışlarda; tüketici, teslim aldığı tarihten itibaren
yedi gün içinde malı kabul etmekte veya hiçbir gerekçe
göstermeden ve hiçbir yükümlülük altına girmeden reddetmekte
serbesttir. Hizmetlerin satımında ise bu süre, sözleşmenin
imzalandığı tarihten itibaren başlar. Bu süre dolmadan satıcı
veya sağlayıcı, kapıdan satış işlemine konu mal veya hizmet
karşılığında tüketiciden herhangi bir isim altında ödeme
yapmasını veya borç altına sokan herhangi bir belge vermesini
isteyemez…” hükmü bulunmaktadır. Bu hüküm gereği 7 günlük süre
dolmadan
tüketiciden alınan senetler
geçersizdir. TSHH
kendisine yapılan bu tür başvurularda senedin geçersiz olduğuna
ilişkin karar verebilir.
Kanun’un 25. maddesinin 3 üncü fıkrasında
".... 8 inci maddede
belirtilen yükümlülüklere aykırı hareket edenler hakkında …lira para cezası uygulanır."
denilmektedir. Cezalarda yetki, itiraz ve zamanaşımı başlıklı 26
inci maddesinde ise
"25 inci maddenin bir, dört, yedi.... fıkralarındaki cezalar
Bakanlık tarafından,
diğer fıkralarındaki cezalar ise o yerin mülki amiri tarafından
uygulanır." hükmü vardır. Bu madde hükmü gereği kapıdan
satışlarla ilgili bir ceza söz konusu olduğunda o ilin
mülki amiri olan
valiliklerce ceza uygulanır. Tüketici Sorunları Hakem
Heyetlerinin herhangi bir para cezası verme yetkisi yoktur.
Ancak, idari para cezası verilmesi hususunda da Bakanlık veya İl
Müdürlüğüne bilgi verebilir.
63: Kapıdan satış firması "Senedin imzalanmasını biz talep etmedik,
tüketici ısrarla imzaladı"
şeklinde bir beyanda bulunursa yapılacak bir işlem var mıdır?
Kapıdan Satışlara İlişkin
Uygulama Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin 11. maddesinde,
cayma hakkının
kullanımıyla ilgili hükümlerine göre cayma hakkı süresi dolmadan
satıcı veya sağlayıcı, kapıdan satış işlemine konu olan mal veya hizmet karşılığında
tüketiciden herhangi bir isim altında ödeme yapmasını
veya borç altına sokan herhangi bir belge vermesini
isteyemez. Bundan dolayı eğer
senet, kapıdan satışa konu olan mal veya hizmet için cayma hakkı
süresi içerisinde imzalanmış ise geçersizdir. Satıcının "bu
senedi imzalamayı tüketici
istedi" şeklindeki beyanı
bunu değiştirmez.
64: Kredi kartı ile yapılan ödeme
sonucu temin edilen mal veya hizmetin ayıplı çıkması
halinde, tüketicinin paranın
ödenmemesi için bankaya başvurması gerekir mi?
4077 sayılı Tüketicinin
Korunması Hakkında Kanunun ayıplı mallara ilişkin 4 üncü
maddesine göre, tüketici, malın teslimi tarihinden itibaren 30
gün içerisinde ayıbı satıcıya
bildirmekle yükümlüdür.
Banka satıcı olmadığı için tüketicinin, para iadesi için bankaya
değil, satıcı firmaya
başvurması gerekir.
65:
Tüketicinin
sermaye
piyasalarında
yaptığı
işlemlerle
ilgili olarak
yaşadığı uyuşmazlıklar için
4077
sayılı Kanundan yararlanılabilir mi?
Sermaye piyasalarında yapılan
işlemler sonucu bir ortaklık ilişkisi kurulmaktadır. Bu
bağlamda kurulan bu ilişkinin
4077 sayılı kanunun tanımlar başlıklı 3. maddesindeki, "mal
veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla
edinen, kullanan veya yararlanan gerçek ya da tüzel kişi" olarak
tanımlanan tüketici kavramı kapsamında değerlendirilmemesi
gerektiği düşünülmektedir.
66: Tüketici kredisi
sözleşmesinde kefilin sorumluluğu nedir?
Tüketici kredisi
sözleşmeleri, tüketiciden teminat alınması şartına bağlı olarak
yapılmaktadır. Teminat türü olarak da genelde şahsi teminat
tercih edilmektedir. Uygulamada şahsi teminatın
tercih edilme nedeni diğer
teminat türlerine göre daha kolay bulunabilmesidir. Bu sebeple
4077 sayılı TKHK'nın
tüketici kredisi ile ilgili 10 uncu maddesinde yer alan "...
tüketici kredisinin teminatı olarak şahsi teminat verildiği hallerde kredi veren
asıl borçluya
başvurmadan borcun ifasını isteyemez." hükmü gereği kredi veren
borcun ifası için direkt
kefile başvuramaz. Böylece
kefile tali/ikincil bir sorumluluk yüklenmiştir.
67:
Kredi kartıyla yapılan alışverişlerde komisyon alındığı yönüyle
Tüketici Sorunları
Hakem Heyetlerine yapılan başvurularda Hakem Heyetleri hangi
yolu izlemelidir?
Öncelikle komisyon alındığını
ispatlayıcı belgelere ulaşılması gerekir. Şayet komisyon
alındığını tespit edilirse
4077 sayılı TKHK'nın 10/A maddesinde yer alan "...Mal veya
hizmetin kredi kartı ile satın alındığı durumlarda, satıcı veya
sağlayıcı, tüketiciden komisyon veya benzeri bir isim altında
ilave ödemede bulunmasını isteyemez." hükmü gereği alınan
komisyonun tüketicilere iadesine karar verilmelidir.
68: Bir sözleşmedeki
maddenin haksız şart olduğunu düşünen tüketicinin bu haksız
şartın sözleşmeden
çıkarılması amacıyla Tüketici Sorunları Hakem Heyetine yaptığı
başvuru hakkında
izlenecek yöntem nedir?
Tüketici Sözleşmelerindeki
Haksız Şartlar Hakkında Yönetmelik'in Yargısal Denetim
başlıklı 8 inci maddesinde
yer alan "Meşru menfaati olan gerçek veya tüzel kişiler, genel
olarak kullanılmak üzere hazırlanmış standart sözleşmelerde yer
alan haksız şartların
kullanılmasının önlenmesi için dava açabilirler. Bu hallerde
mahkeme, önleme için gerekli tedbirlere hükmeder." hükmü gereği
haksız şartlara ilişkin sadece Tüketici Mahkemelerinde dava
açılabilir. Bu nedenle bu başvurulan görev yönünden reddedip
tüketicileri Tüketici
Mahkemelerine
yönlendirmeleri gerekmektedir.
69:
Bir dergiye l yıllığına abone
olan ve abonelik sözleşmesi imzalayan bir tüketici bir yılın
sonunda aboneliğe son verme isteğini bildirmekte
geç kalmıştır. Söz konusu dergi ise
sözleşmede
belirtildiği
gibi
tüketiciden
aksine bir
beyan
gelmediği için
aboneliğin otomatikman
l yıl uzatıldığını ifade etmiştir. Bu durumda tüketici ne
yapabilir?
Tüketici Sözleşmelerindeki
Haksız Şartlar Hakkında Yönetmeliğin
Ek
başlıklı Beşinci Maddenin Son Fıkrasında Anılan Türden Haksız
Şartların 8 inci bendinde
“Süreli bir
sözleşmenin, tüketicinin aksine bir beyanı olmaması halinde
kendiliğinden
uzatılmış sayılacağını öngören ve tüketicinin sözleşmeyi
uzatmama yönündeki iradesini beyan etmesi için sözleşmenin sona ereceği tarihten aşırı
derecede uzak bir tarih
saptayan şartlar”
sözleşmelerdeki haksız şartlardan birisi olarak yer almıştır.
Söz konusu Yönetmeliğin Yargısal Denetim başlıklı 8 inci
maddesinde haksız şartların yargısal denetiminin mahkemeler
yoluyla çözülmesi öngörülmüştür. Bu nedenle tüketiciler tüketici
Mahkemelerine yönlendirilmelidir.
70: Tüketici Sorunları
Hakem Heyeti kararları, diğer hakem kararları gibi Tüketici
Mahkemesinde kesinleşme şerhiyle onaylanması gibi bir durum söz
konusu mu, yoksa doğrudan takibe konulabilir mi?
Değeri 724,99 YT’nin (2006 yılı için) altında bulunan
uyuşmazlıklarda:
1-
Tüketici sorunları hakem heyetlerine
başvuru zorunludur.
2-
Bu uyuşmazlıklarda heyetin vereceği
kararlar tarafları bağlar.
3-
Bu kararlar, başka bir işleme gerek
kalmaksızın İcra ve İflas Kanununun ilamların yerine getirilmesi
hakkındaki hükümlerine göre yerine getirilir.
4-
Taraflar bu kararlara karşı onbeş gün
içinde tüketici mahkemesine itiraz edebilirler. İtiraz, tüketici
sorunları hakem heyeti kararının icrasını durdurmaz. Ancak,
talep edilmesi şartıyla hakim, tüketici sorunları hakem heyeti
kararının icrasını tedbir yoluyla durdurabilir. Tüketici
sorunları hakem heyeti kararlarına karşı yapılan itiraz üzerine
Tüketici Mahkemesinin vereceği karar kesindir.
Değeri 724,99 (2006 yılı için) lira ve üstündeki
uyuşmazlıklarda; Tüketici Sorunları Hakem Heyetlerinin
verecekleri kararlar, Tüketici Mahkemelerinde delil olarak ileri
sürülebilir. Dolayısıyla, Tüketici Hakem Heyeti Kararları, başka
bir karara gerek kalmaksızın
doğrudan takibe konulabilir.
71: TSHH’lerine yapılan başvurular zamanaşımını keser mi?
TSHH’lerine
yapılan başvurular zamanaşımını keser. Borçlar Kanunu’nun 133
üncü maddesinde “
Aşağıdaki hallerde
müruru zaman katedilmiş olur:
1 - Borçlu
borcu ikrar ettiği, hususiyle faiz veya mahsuben bir miktar para
veya rehin yahut kefil verdiği takdirde.
2 -
Alacaklı dava veya defi zımnında mahkemeye veya hakeme müracaatla veya
icrai takibat yahut iflas masasına müdahale ile hakkını talep
eylediği halde.”hükmü yer almaktadır. Diğer yandan Yargıtay
içtihatlarına göre hakeme başvurmak zaman aşımını kesen
sebeplerden birisidir.
Borçlar Kanunu 133 üncü
maddesinde yer alan hüküm gereği ve 4077 sayılı TKHK’nın 22 inci
maddesi gereği belli bir miktarın altındaki
TSHH’leri kararları tarafları bağladığından belli bir
miktarın üstündeki kararları da mahkemelerde açılacak davalarda
delil olarak ileri sürülebildiğinden TSHH’lerine yapılan
başvurular zamanaşımını keser.
Bu konuda 13 üncü Hukuk
Dairesinin 06.05.2002 tarih, E:2002/2803 esas nolu, K:2002/5178
nolu kararı ile
11.04.2002 tarih, E:2002/2063 esas nolu, K:2002/3990 nolu kararı
ve 15.04.2002 tarih, E:2002/1534 esas nolu, K:2002/4099 sayılı
kararlarına bakılabilir.
72:
Kapıdan satışlarda tüketiciye imzalattırılan satış sözleşmesinin
bir nüshasının tüketiciye verilmemesi durumunda tüketici cayma
hakkını nasıl kullanabilir?
4077 sayılı TKHK’nın Kapıdan Satışlarda satıcının ve
sağlayıcının yükümlülüğü başlıklı 9 uncu maddesinde
“Kapıdan satış sözleşmelerinde, sözleşmede bulunması gereken
diğer unsurlara ilave olarak mal veya hizmetin nitelik ve
niceliğine ilişkin açıklayıcı bilgiler, cayma
bildiriminin yapılacağı açık adres ve en az on altı punto
ve koyu siyah
harflerle yazılmış aşağıdaki ibare yer almak zorundadır:
Tüketicinin hiçbir hukuki ve cezai sorumluluk üstlenmeksizin ve
hiçbir gerekçe göstermeksizin teslim aldığı veya sözleşmenin
imzalandığı tarihten itibaren yedi gün içerisinde malı veya
hizmeti reddederek
sözleşmeden cayma hakkının var olduğunu ve cayma bildiriminin
satıcı/sağlayıcıya ulaşması tarihinden itibaren malı geri almayı
taahhüt ederiz.
Tüketici, sahip olduğu haklarının da yazılı bulunduğu sözleşmeyi
imzalar ve kendi el yazısı ile tarihini yazar. Satıcı veya
sağlayıcı, bu bilgilerin sözleşmede yer almasını sağlamak ve
taraflar arasında akdedilen sözleşmenin bir nüshasını tüketiciye
vermekle yükümlüdür.
Bu madde hükümlerine göre düzenlenmiş bir sözleşmenin ve malın
tüketiciye teslim edildiğini ispat satıcıya veya sağlayıcıya
aittir. Aksi takdirde,
tüketici cayma hakkını kullanmak için yedi günlük süre ile bağlı
değildir.”
hükmü bulunmaktadır. Bu açık hüküm gereği TSHH kendilerine
bu yönde yapılan başvurularda 7 günlük cayma hakkı süresini
dikkate almadan karar vermelidirler.
73: Haftalık çıkan
bir derginin promosyon vermesi durumunda kupon sayısı 60 gün
olarak mı yoksa 60 hafta olarak mı değerlendirilmelidir?
Bilindiği üzere, 4077 sayılı Tüketicinin Korunması
Hakkında Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasında, genel
olarak süreli yayın kuruluşlarınca düzenlenecek promosyon
kampanyalarına konu edilebilecek mal veya hizmetler bu
kampanyalara ilişkin usul ve esaslar düzenlenmiş ve bu çerçevede
“… Bu amaçla kampanya düzenlenmesi halinde, kampanya süresi
altmış günü geçemez.” hükmü ile, promosyon kampanyaları yönünden
bir süre sınırlaması getirilmiştir.
Promosyon kampanyalarına ilişkin bu süreyi, Kanunun
lafzında yazdığı gibi 60 gün olarak değerlendirmemek gerekir.
Çünkü bu durumda günlük süreli yayın dışında yayınlanan
haftalık, aylık, iki aylık veya altı aylık vb. sürelerle çıkan
yayınların kampanya
düzenlemesi oldukça zor hatta imkansız olacaktır ki
bu durum hem süreli yayınlar arasında eşitsizliğe hem de
gazeteler arasında kupon savaşlarının yeniden başlamasına neden
olacaktır.
Bu tespitler ışığında, söz konusu Kanunun ilgili hükümleri,
Kanunun amacı ve gerekçeleri de göz önünde bulundurularak
değerlendirildiğinde, süreli yayın kuruluşlarınca düzenlenecek
promosyon kampanyalarının süresi her ne kadar lafzi olarak 60
günle sınırlandırılmış olsa da, bu 60 günlük sürenin, 60 kupon
olarak kabul edilmesi gerekmektedir.
Sonuç olarak Kanunda geçen 60 günlük süre haftalık
yayınlarda 60 hafta olarak değerlendirilmelidir.
74: Hangi sözleşmeler, ilgili mevzuatında belirtilen
şartları içermiyorsa geçersizdir? Sözleşmede bulunması gereken
koşullardan bir veya bir kaçının bulunmaması durumunda söz
konusu eksikliklerin giderilmesi için ne kadar süre
verilmelidir?
4822 sayılı Kanun ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması
Hakkında Kanun; taksitli satış, devre tatil, paket tur,
kampanyalı satışlar, kapıdan satışlar, mesafeli satışlar,
tüketici kredisi, kredi kartları ve abonelik için tüketici
sözleşmeleri düzenlenmesini öngörmüştür. Kanunun sözleşmelerdeki
haksız şartları düzenleyen 6. maddesinde, “…sözleşmede bulunması
gereken şartlardan bir veya birkaçının bulunmaması durumunda
eksiklik sözleşmenin geçerliliğini etkilemez. Bu eksiklik satıcı
veya sağlayıcı tarafından derhal giderilir.”
denilmektedir. Kanun koyucu bu düzenleme ile tarafların
iradelerine mümkün olduğu kadar geçerlilik tanıma eğiliminde
olduğunu göstermiştir.
Dolayısıyla yukarıda belirtilen sözleşmelerde sözleşmede
bulunması gereken şartlardan bir veya birkaçının bulunmaması
durumunda eksiklik sözleşmenin geçerliliğini etkilemeyecektir.
Bu eksiklik satıcı veya sağlayıcı
tarafından derhal
giderilir." denilmektedir. Bu süre, her sözleşme ve eksikliğin
özelliğine göre
değerlendirilerek makul bir süre verilmelidir.
Ancak, 4077
sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun
bu süreyi devre tatil ve mesafeli
sözleşmeler için ayrı ayrı
belirlenmiştir:
Devre Tatil Sözleşmeleri
Uygulama Usul ve Esasları
Hakkında Yönetmelik'in 7 nci
maddesinde bu konu; "sözleşmede yer alması gereken asgari
koşullardan biri eksik
olduğu taktirde tüketici, sözleşmeyi imzaladığı tarihten
itibaren 3 ay içinde
bir bildirimde bulunarak, bu sürenin sonuna kadar eksikliğin
giderilmesini talep ve aksi
taktirde sürenin bitiminde
sözleşmenin kendiliğinden sona ermiş olacağını ihbar edebilir."
şeklinde ifade
edilmiştir.
Mesafeli Sözleşmeler Uygulama
Usul ve Esasları Hakkında
Yönetmelik'in 8 inci maddesinde ise; "sözleşmede yer alması gereken
asgari koşullardan biri eksik olduğu taktirde satıcı veya
sağlayıcı en geç otuz gün içerisinde eksikliği giderir"
şeklinde ifade edilmiştir.
75: Taksitli satışlarda satıcı firma tarafından taksitli
satış sözleşmesi düzenlenmesi zorunlu olduğu halde sözleşme
yapılmadığı takdirde satışın tüketicinin isteği üzerine iptal
edilmesi mümkün müdür?
Borçlar Kanunu 11 inci maddesi
“Akdin sıhhati, kanunda sarahat olmadıkça hiç bir şekle tabi
değildir. Kanunun emrettiği şeklin şümul ve tesiri derecesi
hakkında başkaca bir hüküm tayin olunmamış ise akit, bu şekle
riayet olunmadıkça sahih olmaz.” hükmü çerçevesinde şekle aykırı
sözleşmeler geçersizdir. Burada ki şekil sıhhat şeklidir ve bu
şekle uyulmadıkça sözleşme geçerli olmaz.
Bu doğrultuda, 4077 sayılı Kanun’da öngörülen sözleşmeler için;
a-
Yazılı olarak yapılması sıhhat şartıdır.
b-
Bir nüshasının tüketiciye verilmesi,
ispat şartıdır.
Yukarıdaki açıklamalar ışığında;
a- Taksitle satış sözleşmesinin yazılı şekilde yapılması
zorunludur. Taksitli satışlarda satıcı firma tarafından taksitle
satış sözleşmesi yapılmadığı takdirde, bu satış geçersizdir.
b- 4077 sayılı Kanun gereği satıcı veya sağlayıcı, taraflar
arasında akdedilen sözleşmenin bir nüshasını tüketiciye vermek
zorundadır. Eğer satıcı sözleşmenin bir nüshasını tüketiciye
vermez ise, satış geçerlidir; ancak tüketici şahsen veya
Tüketici Sorunları Hakem Heyetleri vasıtasıyla sözleşmenin bir
nüshasını alabilir.
Ancak yazılı şekilde bir
sözleşme yapılmamışsa bu durumda somut olayın koşullarına
göre, şekil şartının
konulmasından elde edilmesi beklenen amaçların gerçekleşip
gerçekleşmediğine,
şekle aykırılık iddiasını ileri sürmenin hakkın kötüye
kullanılması sayılıp
sayılmayacağına bakmak gerekir. Örneğin tüketici yapılacak
sözleşme ile ilgili tam bilgi sahibi olmuş, kendisi
lehine olacak şekilde tam bir pazarlık olanağı bularak buna göre
sözleşme yapmaya karar vermiş
olduğu hallerde, tüketicinin korunması için sözleşmeye
müdahale edilmesini
gerektirecek hiçbir durum söz konusu olmayabilir. Böyle bir
durumda taraflar
iradelerinin arkasında olduklarını göstermişlerse artık
sözleşmenin geçersiz kılınması
için hiçbir sebep yoktur.
Örneğin tüketici malı teslim almış ve taksitlerini ödemeye
başlamış ise artık sözleşmenin geçersizliğinin ileri sürülmesi
hakkın kötüye kullanılmasını teşkil ederbilir.1
76: 4077 sayılı Kanun' un
6 ncı maddesinin altıncı fıkrasında; "...sözleşmede bulunması
gerekli şartlardan bir veya birkaçının bulunmaması durumunda
eksiklik sözleşmenin
geçerliliğini etkilemez. Bu eksiklik satıcı veya sağlayıcı
tarafından derhal giderilir."
hükmü bulunmaktadır. Ancak kapıdan satışlarda bu konunun uygulanması çok
zordur. Satış
sözleşmesinin iptali kararını hakem heyeti verebilir mi?
4077 sayılı TKHK’nın Kapıdan Satışlarda satıcının ve
sağlayıcının yükümlülüğü başlıklı 9 uncu maddesinde
“Kapıdan satış sözleşmelerinde, sözleşmede bulunması gereken
diğer unsurlara ilave olarak mal veya hizmetin nitelik ve
niceliğine ilişkin açıklayıcı bilgiler, cayma
bildiriminin yapılacağı açık adres ve en az on altı punto
ve koyu siyah
harflerle yazılmış aşağıdaki ibare yer almak zorundadır:
Tüketicinin hiçbir hukuki ve cezai sorumluluk üstlenmeksizin ve
hiçbir gerekçe göstermeksizin teslim aldığı veya sözleşmenin
imzalandığı tarihten itibaren yedi gün içerisinde malı veya
hizmeti reddederek
sözleşmeden cayma hakkının var olduğunu ve cayma bildiriminin
satıcı/sağlayıcıya ulaşması tarihinden itibaren malı geri almayı
taahhüt ederiz.
Tüketici, sahip olduğu haklarının da yazılı bulunduğu sözleşmeyi
imzalar ve kendi el yazısı ile tarihini yazar. Satıcı veya
sağlayıcı, bu bilgilerin sözleşmede yer almasını sağlamak ve
taraflar arasında akdedilen sözleşmenin bir nüshasını tüketiciye
vermekle yükümlüdür.
Bu madde hükümlerine göre
düzenlenmiş bir sözleşmenin ve malın tüketiciye teslim
edildiğini ispat satıcıya veya sağlayıcıya aittir.
Aksi takdirde, tüketici
cayma hakkını kullanmak için yedi günlük süre ile bağlı
değildir.”
hükmü bulunmaktadır.
Bu hüküm gereği sözleşmede bulunması zorunlu bilgilerin
tamamını içermeyen bir sözleşme düzenlendiği için tüketici 7
günlük cayma süresi ile bağlı olmayacaktır.
TSHH’lerinin, Kapıdan satış sözleşmesinin iptali kararı yerine,
tüketiciye cayma hakkının kullandırılması yönünde karar
vermeleri daha uygun olacaktır.
77: Tüketici kapıdan satış yolu ile almış olduğu mal ile ilgili olarak
firmanın unvan ve
adresini bilmemesi durumunda ne yapılabilir?
Kapıdan Satışlar 4077 sayılı
Kanunda yazılı sözleşme yapılması zorunlu bir satım türü olarak
belirlenmiştir.Kapıdan Satışlara İlişkin Uygulama Usul ve
Esasları Hakkında
Yönetmeliğin 6. maddesinde sözleşmede bulunması gereken zorunlu
asgari bilgiler
kısmında satıcı firmanın unvan ve adresi gibi bilgiler de
bulunmaktadır. Tüketiciler bu bilgileri bilmediği için
satıcıdan bu eksiklikleri gidermesini talep
edemeyeceklerdir.
4077 sayılı TKHK’nın Kapıdan Satışlarda satıcının ve
sağlayıcının yükümlülüğü başlıklı 9 uncu maddesinde
“Kapıdan satış sözleşmelerinde, sözleşmede bulunması gereken
diğer unsurlara ilave olarak mal veya hizmetin nitelik ve
niceliğine ilişkin açıklayıcı bilgiler, cayma
bildiriminin yapılacağı açık adres ve en az on altı punto
ve koyu siyah
harflerle yazılmış aşağıdaki ibare yer almak zorundadır:
Tüketicinin hiçbir hukuki ve cezai sorumluluk üstlenmeksizin ve
hiçbir gerekçe göstermeksizin teslim aldığı veya sözleşmenin
imzalandığı tarihten itibaren yedi gün içerisinde malı veya
hizmeti reddederek
sözleşmeden cayma hakkının var olduğunu ve cayma bildiriminin
satıcı/sağlayıcıya ulaşması tarihinden itibaren malı geri almayı
taahhüt ederiz.
Tüketici, sahip olduğu haklarının da yazılı bulunduğu sözleşmeyi
imzalar ve kendi el yazısı ile tarihini yazar. Satıcı veya
sağlayıcı, bu bilgilerin sözleşmede yer almasını sağlamak ve
taraflar arasında akdedilen sözleşmenin bir nüshasını tüketiciye
vermekle yükümlüdür.
Bu madde hükümlerine göre
düzenlenmiş bir sözleşmenin ve malın tüketiciye teslim
edildiğini ispat satıcıya veya sağlayıcıya aittir.
Aksi takdirde, tüketici
cayma hakkını kullanmak için yedi günlük süre ile bağlı
değildir.”
hükmü bulunmaktadır.
Bu maddede yer alan şartları taşımayan bir sözleşme
düzenlendiği için tüketici 7 günlük cayma süresi ile bağlı
değildir.
Tüketici, Hakem Heyetine başvurarak olayın tespit edilmesini
isteyebilir.
78: Gerçekleştirilen kapıdan satış sözleşme mevzuata uygun olsa dahi, mala
ilişkin Türkçe tanıtma ve kullanma kılavuzunun veya garanti
belgesinin verilmemesi veya eksik
verilmesi kapıdan satış
akdini ortadan kaldırır mı?
Kapıdan Satışlara İlişkin
Uygulama Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik'in Garanti
Belgesi, Tanıtma ve Kullanma
Kılavuzu, Satış Sonrası Hizmetleri başlıklı 12 inci
maddesinde "Kapıdan satış konusu mal, Kanunun 13, 14 ve 15 inci
maddeleri gereği Bakanlıkça belirlenen garanti belgesi ve/veya tanıtma ve kullanma
kılavuzu ile birlikte
satılması ve satış sonrası
hizmeti verilmesi zorunlu mallar kapsamında ise, malın teslimi
sırasında tüketiciye
bu belgelerin de teslim edilmesi ve satış sonrası hizmetlerinin
sunulması
zorunludur." denilmektedir.
Kanunun 25 inci maddesinde
Kapıdan Satışlara İlişkin uygulama usul ve esaslarına aykırı
hareket edenler hakkında idari para cezası öngörülmüştür.
Dolayısıyla bu zorunluluğa uymayanlar Bakanlığa veya İl
Müdürlüklerine bildirilmelidir. Bu hususta Hakem Heyetlerince
bir karar alınmamalıdır.
79:
Tüketici
Sorunları
Hakem
Heyetlerine
tüketicilerle
ilgili
uyuşmazlıkların
giderilebilmesi için satıcılar da başvuru yapabilir mi?
Tüketici Sorunları Hakem Heyetleri Yönetmeliği'nin hakem
heyetlerinin kuruluşu ve görev
alanlarını belirleyen 5.
maddesinde "tüketiciler ile satıcı ve sağlayıcılar arasında
çıkan uyuşmazlıkları
çözümlemek amacıyla veya tüketici mahkemelerinde delil olarak
ileri sürülebilecek
kararlan almak üzere il ve ilçe merkezlerinde hakem heyetleri
kurulur." denilmektedir; Bu bağlamda taraflarından biri tüketici
olan uyuşmazlıklarda satıcıların da
başvuru yapabileceği
düşünülmektedir.
80:
Satıcı bir malı kredi
kartına taksit tapmak suretiyle
satmıştır. Tüketici, kredi kartına taksitle aldığı ürün
için yazılı sözleşme yapılmadığını iddia etmektedir. Bu durumda
tüketici ne yapmalıdır?
Bilindiği üzere, kredi kartı ile yapılan alışverişlerde üçlü bir
ilişki söz konusudur.
a-
Tüketici-Banka = Cari hesap sözleşmesi
b- Banka-Satıcı
= Ticari ilişki
c-
Tüketici-Satıcı = Peşin satış
Bu üçlü ilişki nedeni ile, burada satıcı ile tüketici
arasında malın peşin satılması işlemi bulunmaktadır. Zira,
tüketici kredi kartıyla yaptığı alışverişten sonra, ödemeye
ilişkin satıcı ile olan bağı kesilmekte, taksit miktarlarını
bankaya ödemektedir. Yani kredi kartı ile yapılan alışverişlerde
taksitlendirme olayı, o kredi kartının ait olduğu bankanın kart
kullanıcısına sağlamış olduğu bir hizmet olup satıcı veya
sağlayıcı ile herhangi bir ilgisi yoktur. Bu bakımdan, kredi
kartı ile yapılan alışverişlere Kanunun taksitle satış hükümleri
uygulanamaz
81:
Bilirkişi tespitinde
aranacak kriterler nelerdir?
Bilirkişi tespitinde aranacak
kriterler Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 275.
maddesinde "Mahkeme, çözümü
özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişinin
oy ve görüşünün alınmasına karar verir. Hakimlik mesleğinin gerektirdiği
genel ve hukuki bilgi
ile çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişi dinlenemez.",
276. maddesinde
"Ehlivukuf, iki taraf ittifak edemedikleri halde tahkikat hakimi
tarafından intihap olunur.
Mesaili mahsusada rey ve
mütalaalarını beyan etmek için Hükümet tarafından müntahap
ehlivukuf varsa
ehlivukufun bunlar arasından intihabı lazımdır. Yalnız bir kişi
ehlivukuf intihap
edilebilir. Üçten ziyade intihap olunamaz." 278. maddesinde
"Malûmatına müracaat edilecek hususu bilmeksizin sanatını icra
etmesi kabil olmayan ve alenen icrayı sanat eden
kimseler o husus hakkında
ehlivukufluğu kabule mecburdurlar." şeklinde belirlenmiştir.
Ayrıca;
Tüketici Sorunları Hakem
Heyetleri Yönetmeliği'nin inceleme şeklini
düzenleyen 19. maddesi
uyarınca bağlayıcı olmayan hakem heyeti kararları için bir,
bağlayıcı hakem heyeti kararları için birden fazla bilirkişi
görevlendirilebilir.
Hakem Heyetleri bilirkişi
tayin ederken yukarıdaki kriterler ışığında konusunda uzman olan
ve uyuşmazlık konusunun
tarafları ile herhangi bir bağlantısı olmayan kişileri
görevlendirmelidir.
82:
Seyahat acentesi paket tur
haricinde, banka hizmet bedeli adı altında ücret talep edebilir
mi? Bu durumda tüketici ne yapmalıdır?
4077 sayılı Kanunun 10/A maddesine göre; mal veya hizmetin kredi
kartı ile satın alındığı durumlarda, satıcı veya sağlayıcı,
tüketiciden komisyon veya benzeri bir isim altında ilave ödemede
bulunmasını isteyemez. Bu doğrultuda, acentenin banka gideri adı
altında fazladan ücret talep etmesi Kanunun 10/A maddesine
aykırıdır. Bu bakımdan kişi TSHH’ne başvurmalıdır. Ayrıca, konu
incelenmek üzere Sanayi ve Ticaret Bakanlığı veya İl Müdürlüğüne
gönderilmelidir.
|