Kredi Kartı Üyelik Ücreti Hk. Genelge (2007/2)

T.C.
SANAYİ VE TİCARET BAKANLIĞI
Tüketicinin ve Rekabetin Korunması Genel Müdürlüğü


Sayı :
B 14 0 TRK 0 16 00 00 
Konu: Kredi Kartı Üyelik Ücreti Hk. 

GENELGE NO: 2007/02

  …………………… VALİLİĞİNE
(Sanayi ve Ticaret İl Müdürlüğü) 

Tüketiciler tarafından Bakanlığımıza ve Tüketici Sorunları Hakem Heyetlerine yapılan çok sayıda başvurudan; kredi kartı üyelik ücretinin yasal dayanaktan yoksun olması gerekçe gösterilerek söz konusu ücretin iptal edilmesinin istendiği anlaşılmıştır. Bunun üzerine, söz konusu başvuruların hukuka uygun bir biçimde sonuçlandırılması amacıyla aşağıdaki açıklamanın yapılmasında fayda görülmüştür.

01.11.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun “Faiz Oranları ile Diğer Menfaatler” başlıklı 144 üncü maddesi, bankaların ödünç para verme işlemleri ve mevduat kabulüne uygulanacak azami faiz oranlarını özel cari hesaplar dahil söz konusu maddede belirtilen işlemlerde sağlanacak diğer menfaatlerin nitelikleri ile azami miktar ya da oranlarını tespit etme, bunları kısmen yada tamamen serbest bırakma yetkisini Bakanlar Kuruluna vermiş, aynı zamanda bu yetkinin Merkez Bankasına devredilebileceğini de hükme bağlamıştır. Bu yetkiye dayanarak, Merkez Bankasınca düzenlenerek 09.12.2006 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Mevduat ve Kredi Faiz Oranları ve Katılma Hesapları Kar ve Zarara Katılma Oranları ile Kredi İşlemlerinde Faiz Dışında Sağlanacak Diğer Menfaatler Hakkında Tebliğin 4 üncü maddesinin “ Bankalarca, reeskont kaynaklı krediler dışındaki kredilere uygulanacak faiz oranları ile faiz dışında sağlanacak diğer menfaatlerin ve tahsil olunacak masrafların nitelikleri ve sınırları serbestçe belirlenir. ” hükmü ile, bankalara söz konusu ücretlerin belirlenmesinde herhangi bir üst sınır getirilmemiş, aksine faiz dışındaki diğer menfaatlerin ve tahsil olunacak masrafların bankalar tarafından serbestçe belirlenmesine izin verilmiştir.

Bunun yanı sıra, 01.03.2006 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanun' unun 24 üncü maddesinin “ Kart hamilinin yaptığı işlemler nedeniyle sözleşmede yer almayan faiz, komisyon veya masraf gibi adlar altında hiçbir şekil ve surette ödeme talep edilemez ve kart hamilinin hesabından kesinti yapılamaz. Sözleşmede kart hamilinin haklarını zedeleyici ve kart çıkaran kuruluş lehine tek taraflı haksız şartlar sağlayan hükümlere yer verilemez” hükmü ile de Merkez Bankası tarafından bankaların serbestçe belirlemesine izin verilen ve faiz dışında sağlanacak diğer menfaatlerin ve tahsil olunacak masraflar kapsamında değerlendirilen kredi kartları üyelik ücretlerinin ancak kart hamili ile yapılacak kredi kartı sözleşmesinde bu ücretlerle ilgili hüküm bulunması halinde tahsil edilebileceği düzenlenmiştir.

Diğer bir deyişle, yukarıda bahsedilen mevzuatlar dahilinde kredi kartı sözleşmelerinde yer alması kaydıyla bankalar masraf ve benzeri adlar altında tüketicilerden ödeme yapmasını talep etme hakkına sahiptirler. Zira 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanun'unun 13 üncü maddesi uyarınca, kart çıkaran kuruluşlar kredi kartlarına uyguladıkları …. yıllık ücret ve her türlü komisyon oranları ile istenilen diğer bilgileri Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kuruluna iletmek zorundadırlar; buradan da anlaşılacağı üzere kredi kartlarından alınan üyelik ücretlerine ilişkin ortaya atılan “ yasal dayanaktan yoksun” iddialarının yersiz olduğu anlaşılmaktadır.

Önemle üzerinde durulması gereken diğer bir husus ise 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanun' unun 24 üncü maddesinin “Sözleşmede kart hamilinin haklarını zedeleyici ve kart çıkaran kuruluş lehine tek taraflı haksız şartlar sağlayan hükümlere yer verilemez” hükmü ile 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 6 ıncı maddesinde düzenlenen haksız şartlara dolaylı olarak gönderme yaparak bu tür hükümlere kart hamili ile yapılan sözleşmelerde yer verilemeyeceğini düzenliyor olmasıdır.

Ancak bu noktada dikkat edilmesi gereken; herhangi bir sözleşme hükmünün “haksız şart” olarak değerlendirilmesi ve bu nedenle de tüketici için bağlayıcı olmaması için 4077 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrasında yer verilen ve;

a) sözleşmeye tüketici ile müzakere edilmeden tek taraflı olarak konulması,

b) tarafların hak ve yükümlülüklerinde, tüketici aleyhine bir dengesizlik yaratması

c) iyi niyet kurallarına aykırı olması

ndan oluşan üç unsuru birlikte taşıması gerektiğidir.

Bu bağlamda, Tüketici Sorunları Hakem Heyetlerinin son günlerde çok sayıda şikayete konu olan “kredi kartı üyelik ücretleri” hakkında; bu ücretlere ilişkin hükümlere önceden hazırlanmış standart sözleşmeler olması sebebiyle sözleşmede tüketici ile müzakere edilmeden tek taraflı olarak yer verildiği ve tüketicilerin bu sözleşmeleri çoğu zaman inceleme fırsatı bulamadan imzaladıkları gerekçesiyle iptal kararı vermesinin uygun olmayacaktır.

Ancak, tüketicilerin kredi kartı sözleşmelerinde bu ücrete ilişkin hüküm bulunmaması durumunda bu tür ücretlerin iptal edilmesinin karara bağlanması gerektiği düşünülmektedir.

Diğer taraftan tüketici sözleşmelerinde yer alan haksız şartların tespitine ilişkin usul ve esasları belirleyen 13.06.2003 tarihli ve 25137 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Tüketici Sözleşmelerindeki Haksız Şartlar Hakkında Yönetmeliğin “Sözleşme Şartlarının Haksızlığının Değerlendirilmesi” başlıklı 6 ıncı maddesinde; sözleşme şartlarının tüketicinin anlayabileceği şekilde açık ve anlaşılır dilde yazılmış olması gerektiği, sözleşme konusu mal ve hizmetin niteliğinin dikkate alınması gerektiği hükme bağlanmıştır. Bu noktadan hareketle 5464 sayılı Kanun gereği bankaların kredi kartlarının kullandırılması ve güvenliğinin sağlanması için gerekli tedbirleri almak ve yatırımlar yaparak sistem kurma ve personel görevlendirmekle yükümlü oldukları dikkate alındığında bu ücretlerin hizmetin niteliği gereği olarak değerlendirilmesinin de mümkün olacağı düşünülmektedir.

Kaldı ki söz konusu Yönetmeliğin ekinde haksız şartların tespitinde yol gösterici olması amacıyla yer verilen listenin (b) bendinin ikinci fıkrasında finans hizmeti ifa edenlere tüketici tarafından ödenecek veya tüketiciye ödenecek faiz oranlarını veya finans hizmetlerinin diğer bütün masraflarının bedelini haklı sebeplerin varlığı halinde önceden bildirmeksizin değiştirme hakkı veren şartların tüketiciye bu durumu derhal bildirme yükümlülüğü ve tüketicinin sözleşmeyi feshetme hakkının bulunduğu hallerde haksız şart olarak değerlendirilemeyeceği belirtilmektedir. Bu nedenle kredi kartı üyelik ücretlerine tüketicilerin hesap özetlerinde yer verilmesi ve tüketicinin buna dayanarak kredi kartı sözleşmesini feshetme hakkı bulunduğu dikkate alındığında bu ücretlerin haksız şart olarak değerlendirilmesinin mümkün olmayacağı düşünülmektedir.

Sonuç olarak Tüketici Sorunları Hakem Heyetlerinin banka kartları ve kredi kartlarına ilişkin üyelik ücretleri hakkında alacakları kararlarda;

öncelikle bu ücretlerin yasal olmadığına dair hükümlere yer verilmemesi,

tüketicilerin kredi kartı sözleşmeleri temin edilerek, üyelik ücretleri ve bu ücretlerin ne şekilde belirleneceğine ilişkin hükmün sözleşmede açık ve anlaşılır dille yazılıp yazılmadığının kontrol edilmesi,

ancak, üyelik ücreti alınacağına ilişkin hükmün sözleşmede bulunmadığı tespit edilirse söz konusu ücretin iptalinin hükme bağlanması,

gerektiği hususunda bilgilerinizi ve gereğini rica ederim.

 

                                                                                                             Özcan PEKTAŞ
                                                                                                                 Bakan a.
                                                                                                              Genel Müdür